Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1674




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nostalji
 
 

TRABZON´DA MÜZİK



Trabzon Valiliği tarafından 2000 yılında çıkarılan Trabzon 2000 adlı kitabın 339. sayfasında yer alan Trabzon´da Müzik bahsinde, kısaca müziğin tanımı, gelişimi, insan üzerindeki etkisi ve üç dönem halinde Trabzon´un Müzik Tarihi´ne değinilmiştir. Bu bahiste Trabzon´un Müzik Tarihi olabildiğince elde edinilen belgelere dayandırılarak incelenmiş tarihsel gelişmeler ve sonuçları tarihe bir not düşmek duyarlılığı ile kaleme alınmıştır. Bu kez 2005 yılında yine Trabzon Valiliği tarafından hazırlanan bu kitapta yine tarihe not düşebilmek için Trabzon´un Müzik Tarihi´nde yer alan ancak ilk kitapta değinilemeyen müzik hareketleri ve özellikle çok sesli müzik çalışmaları ile bu çalışmaların kent ve yöre halkı üzerindeki etkisi ve sonuçları ele alınmıştır.



Trabzon kültür ve dolaysıyla sanat hareketleri bakımında bereketli bir coğrafyaya sahiptir. Özellikle bilinin iki bin yıllık döneminde çok yüksek nitelikte diyebileceğimiz bir sanat hareketliliği göze çarpar. Tabii ki bu sanatın her dalında görülmektedir. Özellikle cumhuriyetin ilanıyla birlikte devrimlerin getirdiği ve yüksek düzeye ulaşan aydınlanma süreci ile tarihinde hep kent olabilme özelliğini koruyan Trabzon´da, kent kültürünün rafine ürünü olan sanatın getireceği hareketlenme kent yaşamında apaçık görünecektir. Kurulan orkestralar, korolar, tiyatro toplulukları, çıkarılan dergiler, gazeteler, düzenlenen sanat geceleri kent halkının yaşamında önemli yer tutacaktır.



Trabzon kentinin bu dönemi ile ilgili 1930´lu yıllarda on beş günde bir yayımlanan Akın Dergisi önemli bilgiler vermektedir. Bu bilgilere daha önce değinildiğinden bu kez yeniden değinilmeyecektir.



Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra yaptığı önemli devrimlerden birisi, belki en önemlisi müzik devrimidir. Atatürk´ün müzik devrimini gerçekleştirirken yaptığı çalışmalar, davranışlar o dönemi yaşayan ve buna tanık olanlar tarafından günümüze nakledilmiştir. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz 1928 yılında Sarayburnu´nda dinlediği ve konserin çok kötü olması nedeniyle “gidelim bu musıki bizim heyecanımızı ifade etmekten uzaktır” diyerek mekanı terk ettiği Türk Sanat Müziği Konseridir. Atatürk Rumeli türkülerini çok sevmesine rağmen, hep evrensel çok sesli müziği işaret etmiştir. Gerçek toplumsal kalkınmanın temelinde çok sesli evrensel müziğin yattığını yaptığı konuşmalarla açıklamıştır. Bu nedenle “Türkiye Cumhuriyeti´nin temeli kültürdür” derken aslında devletin resmi müziğinin de çok sesli evrensel müzik olduğunu işaret etmiştir. Çünkü çok sesli evrensel müzik demokrasinin kendisidir.



İnsanla başlayan, ilk çağlardan günümüze dek, insan varlığının önemini en iyi şekilde duyuran, insan olmanın anlamını ve önemini her an anımsatan “Müzik Sanatı”nın olağanüstü ilginç evreniyle, zengin hareketli, değişik, yer yer eğlendirici, yer yer düşündürücü yönleriyle her ay okurlarıyla buluşmak amacıyla bir dergi yayım hayatına başlar Trabzon´da. Ve önemlisi müzik ağırlıklı bir dergi olabilmenin sorumluluğu ve bilinciyle, okurlarını başta müzik olmak üzere, sanat dünyasının ilginç evreninde yolculuğa çıkarır bu dergi. Okurlarının, gücüne güç katan şair ve müzisyenlerin, müzik yazarlarının desteği ile Trabzon´un ülke düzeyinde bir başka sesi olur.



Yukarıda sözünü ettiğim dergi, Ocak 1993´de ilk sayısını yayımlayarak yayın hayatına başlayan Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi´dir. Müfit Semih Baylan´un sorumluluğunda ve yönetiminde yayın hayatına başlayan dergi, İstanbul´da Panoyat Abacı´nın çıkardığı Orkestra, Ankara´da Türkiye Filarmoni Derneği tarafından yayımlanan Filarmoni adlı müzik dergilerinin dışında Anadolu´da yayımlanan ilk müzik dergisi olma unvanını alır ellerine… Ve bu unvanı hep elinde tutar. Derginin çıkış amacı, Türkiye´deki müzik eğitimine özellikle akademik müzik eğitimine katkıda bulunmak, yön göstermek, sözünü söylemek için fırsat bulamayanlara bu fırsatı sağlayıp, müzik eğitimi adına konuşabilecek platformu oluşturmak olarak kısaca belirlenmiştir. Ocak 1993´de yayım hayatına başlayan Mavi Nota Müzik Dergisi, her sayısında Metronom adı verdiği bölümünde büyük müzik ustalarının bilinmeyen, yazılmayan yönlerini taşır müzik dünyasının gündemine.. İlk sayısında Metrom bölümünde Trabzon´da da bulunmuş ve bulunduğu dönemle ilgili olarak çok net anılar aktaran besteci ve şair Leyla Saz´a yer verir. Daha sonra Leyla Saz ile ilgili olarak, besteci ve şairimizin özel eşyalarından oluşan bir serginin Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi´nde açılmasına öncülük eder. Derginin ikinci sayısında Metronom bölümünde bir başka müzik ustası Ahmet Adnan Saygun yerini alır.. Üçüncü sayı ise Trabzon´lu müzisyen ve usta, Temel Şükrü Doğru´nun vefatına rastladığından onun anısına özel sayı olarak çıkar. Metronom bölümünde ise Trabzon´da beş yıl kadar kalmış olan ve Trabzon´da yaşadığı 1930´lu yıllara ait çok değerli bilgiler aktaran bir İstanbul beyefendisi Sabahattin Volkan vardır. Derginin her sayısındaki Metronom bölümleri bir ustayı ağırlar, Refik Fersan, Mithat Fenmen, Cahit Gözkan, İdil Biret, Şevki Bey, Münir Nurettin Selçuk akla gelen ilk isimlerdir.



Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi´nin müzik politikası ilerleyen yıllar içersinde, müzik öğretmeni yetiştiren üniversitelerin müzik eğitimi bölümlerine yönelik bir biçimde değişir. Çünkü yayımı süren diğer müzik dergileri, kendi içlerinde kalem kavgasına gömülmüş yazarların cenk alanı haline gelmiştir. Bu gözleyen derginin yayın yönetmeni Müfit Semih Baylan derginin yayın politikasını eğitim müziğine hizmet anlamında değiştirir. Türkiye´de o yıllarda eğitim veren on üç müzik eğitimi bölümünün hepsini dolaşır, dergiyi tanıtır, aboneler kaydeder ve öğretim üyeleri ile müzik eğitimi üzerine, dergide izlenebilecek müzik eğitimi yayını politikası üzerine görüşmeler yapar. Tabii bu arada herkesi hayretler içinde bırakan tek şey Trabzon gibi Anadolu´ya uzak bir kentte bir müzik dergisinin nasıl çıkarılabildiği meselesidir.



Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi sadece dergi çıkarmakla kalmayıp, yaşam bulduğu şehrin adını daha fazla gündemde tutmak ve daha ön plana taşıyabilmek amacıyla ciddi olarak nitelenebilecek ve müzik eğitimine katkıda bulunabilecek ve sonuçları ile müzik eğitimine yeni yapıtlar kazandırabilecek yarışmalar düzenlemiştir. Bu yarışmaların ilki Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi “Nimet Koray” İnceleme-Araştırma Müzik Ödülü´dür. Bu ödülün gündeme gelmesi ve özünde hazırlayıcısı şair Ahmet Özer´dir. Sayın Selma Kurdakul´un desteği ile düzenlenen ve tüm alt yapısı dergi yönetimi tarafından hazırlanan bu ödül için oluşturulan seçiciler kurulu elit olması bakımından çok önemlidir. Ertuğrul Bayraktar, Koral Çalgan, Necati Gedikli, Suna Kan, Ersin Onay, Teoman Önadlı, Leyla Pamir, Muammer Sun, Ali Uçan, İlhan Usmanbaş ve Faruk Yener´den oluşan seçiciler kurulu Trabzon´da yayımlanan bir müzik dergisi için önemli bir kariyerdir. Günümüz Türkiye´sindeki Müzik Türlerinin Ulusal ve Evrensel ölçütler açısından durumu konulu bu inceleme-araştırma ödülünü Deniz Ertan, Yiğit Aydın ve Cem Soydemir´den oluşan ortak bir çalışma kazanmış ve ödülün töreni dönemin müze müdürü Ayşe Sevim´nde değerli katkıları sonucu Ayasofya Müzesi´nin bahçesinde gerçekleştirilmiştir.



Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi´ nin Türk Müzik yaşamına önemli bir katkısı da müzik arkeolojisi üzerine yaptığı çalışmalardır. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz derginin 14. sayısında yer alan Prof. Dr. Kurt Reinhard´ın Almanya´da Türk Müziği üzerine yaptığı çalışmalardır. Yine bir müzik öğrencisi olan Jale Sedef Utlu´ya derginin yayın yönetmeni Müfit Semih Baylan´ın verdiği bir görev olarak gerçekleşen bu çalışma Almanya´da Türk Müziği Çalışmaları başlığı altında dergide yayımlanmıştır. Prof. Dr. Kurt Reinhard´ın Türk Müziği ile ilgili 23 kitap, 1 plâk, 19 konferans, 6 seminer ve 5 çeşitli konuşmadan oluşan verimli çalışmalarının Türkçe´ye çevrilerek Jale Sedef Utlu imzası ile Mavi Nota Müzik Dergisi´nde yer alması Trabzon´da yayımlanan bir müzik dergisi için kuşkusuz çok önemli olsa gerek .



Ayrıca eski müzik dergilerinde, gazetelerinde yer alan makaleler, günümüz Türkçe´sine çevrilerek yazarının imzasıyla yine dergide yayımlanmış, yeni kuşakların bu yazarların makalelerinden haberdar olması sağlanmıştır.



Yine derginin yaptığı bir başka özel çalışma ise, bir müzik öğrencisi olan Emel Burçin Özgüneş´e derginin yayın yönetmeni Müfit Semih Baylan tarafından görev verilerek daha önce birçok kez derlenen ama ayrı ayrı kitaplar halinde olan Batı Tekniği ile Beste Yapan Türk Bestecileri ve Eserleri dizini ilk kez Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi´nde günümüz Türkçe´sine çevrilerek sade bir dille yeni kuşakların anlayabileceği biçimde yayımlanmıştır.



Derginin müzik ödülü kazanan Deniz Ertan´ın İngiltere´den Türkçe´ye çevirerek gönderdiği ve makale haline getirdiği özellikle oda müziği üzerine makaleler, genç kuşaklara ulaşan, dergide yayımlanmış önemli müzik bilimi yazılarıdır.



Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinin, Anadolu´da yaygınlaşmaya başlaması üzerine Bursa Uludağ Üniversitesi´nce düzenlenen Müzik Sempozyumu için iki özel sayı yapan Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi Trabzon´un kültürel yaşamında müzik dünyasına önemli hizmetler vermiştir. Alman karikatürist Gerard Hoffnung´un müzik karikatürlerini de yayımlayan dergi, müziğin esprili yanı ile genç müzik öğrencilerini tanıştırmıştır.



1996 yılından itibaren geleneksel olarak düzenlediği Mavi nota Müzik Ödülleri ile müziğe hizmet eden müzik adamı, eğitimci, öğrenci, müzik yapımcısı bir çok insanın emeğini değerlendirmiştir. Onları Trabzon´da davet ederek, kazandıkları ödülü bu kentte kendilerine takdim etmiş ve şehirle bütünleşmesi için çaba sarf etmiştir.



Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi bir de Şan ödülü yarışması düzenlemiştir. Sadece müzik öğrencilerinin katılabileceği bu yarışma Suna Çevik, Keriman Davran, Müfide Özgüç, Hatice Saraç, Gülşen Şimşek ve Nalân Yiğit´ten oluşan seçkin bir jüriyle yola çıkmış, ancak Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi, izlediği yayım politikası ile Trabzon dışında çok büyük ilgi görmüş ve müziğe kazandırdığı sonuçlarla dikkat çekmiş ve bunun sonucu olarak 1996 yılında merkezi Brüksel´de bulunan ve ülkemizdeki o dönemde iki üniversitemizin müzik eğitim bölümlerinin de üye olduğu Avrupa Müzik Eğitimi Birliği (Europan Society Schooll Music) ön üyeliğine kabul edilmiştir.



Derginin yazarları arasında Necati Gedikli, Faruk Yener, Deniz Erten, Emel Burçin Özgüneş, Haluk Güneyli, Nüvit Berker, Ali Uçan, Aydın İlik, Demet İlik, Mehmet Nazmi Özalp, Gül Çimen, Ahmet Özer, Nevhiz Ercan, Ayhan Sarı, Ertuğrul Bayraktar,Hülya Tarcan, Murat Bardakçı, Nesrin Sümer, Kenan Sarıalioğlu, Nezih Halim Neyzi, Osman Razi Aksu, Gerard Hoffnung, Faruk Aydın Çakıroğlu, Mehmet Salih Holep, Özer Ciravoğlu, Gündoğdu Sanımer, Ayşe Sevim, Aygün Bulutöte, Özgün Baran, Ömer Güner, Suat Kurtuldu, Attila Aşut, Ahmet Say, Nusret Kemal Otyam, Arslan Pulathaneli, İhsan Topçu, Betül Tarıman, Şinasi Özdenoğlu, Didem Andaç, Ali Ulvi Özdemir, Selahattin Gündoğdu, İdil Biret, Deniz Banoğlu, Koral Çalgan, M.Hakan Cevher, Gül Çimen, Suna Çevik, Salih Aydoğan, Sefai Acay, Nalan Yiğit, Seçkin Gökbudak, Selmin Tufan, Yılmaz Şendurur, Can Karahan, Efe Akbulut ve adını daha buraya yazamayacağımız kadar çok müzik yazarı bulunmaktadır.



Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi´nin gerçekleştirdiği bir diğer etkinlik ise, Trabzon´da Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi´nde 1993 ve 1994 yıllarında üç kez açtığı Müzik Sergileridir. Derginin arşivinde biriken binlerce müzik belgesi, ve derginin yayın yönetmeni Müfit Semih Baylan tarafından bir arı titizliği ile derlenen, biriktirilen yüzlerce plak, kitap, dergi, broşür, müzik karikatürü, tarihsel belgeden oluşan bu müzik sergisi aslında bir müzik belgeliğinin sergisidir. Ulusal basınında dikkatini çeken bu çalışma sergiyi ziyaret eden belge toplayıcılarını bile hayretler içinde bırakmıştır.



Bu kadar güzel çalışmalar imza atan bu dergi ancak kent içinde, bir müzik eğitimi okulu bulunmasına rağmen aradığı desteği bulamamış ve 1998 yılında 25. sayısını yayımlayarak yayın hayatını noktalamıştır.



Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzon´da küçük gruplar halinde çok sesli müzik çalışmaları başlamıştı. Bu çalışmaların bir kısmına Trabzon Valiliği tarafından 2000 yılında çıkarılan Trabzon 2000 adlı eserin Trabzon´da Müzik maddesinde değinmiş bulunmaktayım. Ancak tarihe yeniden not düşebilmek açısından bu kere Trabzon´da çok sesli müzik çalışmalarının daha geniş bir biçimde bu bölümde ele alacağım. Trabzon´da çok sesli müzik çalışmalarının önemli ayağından birisi de Beşikdüzü Köy Enstitüsü´nde gerçekleştirilen orkestra çalışmalarıdır. Hatta bu çalışmalar o denli büyük bir boyuta ulaşmıştır ki, Beşikdüzü Köy Enstitüsü Orkestrası tarafından ünlü Alman besteci Ludwig Von Beethoven´in 9. Senfonisi´nin büyük bir başarı ile seslendirildiğini biliyoruz. Hatta bu çalışmaların öyküsünü gazeteci Mustafa Ekmekçi Hürriyet Gazetesi´nde yayımlanan makalesinde bölümler halinde uzun uzun anlatmıştır.



1950´li yıllarda Trabzon´daki okullarda müzik çalışmaları tam anlamıyla bir çabalama düzeyindeydi. Öğrenciler sınıf geçmek için, gereği kadar çalışıyor, daha verimli çalışma arzusunda olanlar ise, olanaksızlık yüzünden körelip gidiyorlardı. 1953, 1954 yıllarında, Trabzon Lisesi´nin müzik öğretmeni Ayşe Çakır, bir piyano ( ki piyanoyu kendisi çalıyordu), üç ya da dört keman, altı mandolin ve mükemmel düzeyde yetişmiş korosuyla alışık olunmayan zenginlikte programlar sunmuştu dinleyicilerine. Kuşkusuz müzik öğretmeni Ayşe Çakır´ın bu çok sesli müzik çalışmaları kentin müzik yaşamına çok olumlu bir biçimde yansımıştı.



Beşikdüzü Köy Enstitüsü´nde hayat bulan çok sesli müzik çalışmaları Trabzon´da daha sonra Trabzon´un önemli kültür yuvalarından birisi olan Trabzon Liselerinden Yetişenler Cemiyeti çatısı altında hayat buldu. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte tüm ülkeye hakim olan aydınlanma süreci içinde hayat bulan çok sesli müzik, o yıllarda Baterist Hikmet Bey, Hafız Osman Bey gibi müzisyenlerin elinde büyüyerek etkisini bütün bölgede göstermiştir. 1950´li yıllarda yukarıda sözünü ettiğimiz Trabzon Liselerinden Yetişenler Cemiyeti çatısı altında yer olan çok sesli müzik orkestraları o dönemi yaşayan ve bugün hayatta olan Trabzon´luların anıları arasında önemli yer tutar. Burada devam eden çok sesli müzik çalışmaları içinde Cambaz Kemal lakabıyla tanınan merhum Kemal Çetinkaya´yı görüyoruz. Kemal Çetinkaya´nın mesleği müzisyenlik değildi kuşkusuz, Limandaki yük boşaltan vinçlerin operatörlüğünü yapan ve oradan emekli olan bir kentliydi. Kemal Çetinkaya´nın bir başka adı da komple Kemal´dir. Mesleği olan vinç operatörlüğünün yanı sıra elektronik aletlerin bakım ve onarımını yapabilen birisidir, Trabzon bölgesinin atletizm ajanıdır, atletizm antrenörüdür. Tabii bu arada Trabzon Liseleri Yetişenler Cemiyeti´nin orkestrasında akordeon, klavye ve banço çalar. Bu orkestrada yer alan bir diğer isim ise Got Zeki lakabıyla tanınan Zeki Tarakçıoğlu´dur. Bu şehrin yetiştirdiği iyi bateristlerden birisidir. Klarnet, saksafon ve trompet çalan Seyfi Çekiç, Muhittin Aşut, çeşitli orkestralarda müzik yapan Veysi Pasin, Ahmet Demirci, Akif Erdiker, Erkan Bilgen sayabileceğimiz isimlerdir. Zaten TLYC orkestrası Latin ağırlıklı müzik yapardı. Burada adı geçen müzisyenlerden bazıları Orhan Sezener Orkestrası gibi ülke çapında isim yapmış bir gurupta çalma olanağı bulmuşlardır. Yukarıda adı geçen Akif Erdiker marakas, Erkan Bilgen ise bateri ve tumba çalarlardı.Jenerasyon olarak gurup elemanlarından daha yaşlı olan Turan Faik Gönen ise Saksofon icracısı olarak katılır gurup üyelerinin arasına. 1960´ların başından itibaren yukarıda adını saydığımız isimler yerlerini yeni jenerasyona bırakmaya başlamıştır. Bu yeni jenerasyonun içinde Got zeki lakabıyla tanınan Zeki Tarakçıoğlu´nun yerine Rasim Üngör gelir. Orkestranın akordeon icracısı ise Ertan Gençsoy´dur. Trompette Hasan Demirkılıç, gitarda ise Albay Necdet Tunçman´ın oğlu Nejat Tunçman´dır. Nejat Tunçman, Trabzon´da ilk elektro gitarı kendi imkanlarıyla türeten bir gitar sanatçısıydı.



Trabzon Liselerinden Yetişenler Cemiyeti´nin çok sesli müzik orkestrası aynı zamanda Kalepark Askeri Gazino´sunun sürekli orkestrasıydı. Oldukça kaliteli müzik yapan bir orkestraydı. Örnek verecek olursak orkestranın trompet icracısı Hasan Demirkılıç´ın, dünya trompet repertuarının baş yapıtlarından olan İl Silenzio adlı eseri trompetle yorumu, bugün hayatta olup o yorumu dinleyenlerin övgüyle söz ettikleri bir yorumdur.



Trabzon Liselerinden Yetişenler Cemiyeti orkestrası bünyesinde yer olan müzisyenler, daha sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Müzik Kulübünün kurulmasıyla ve üniversitenin şartlarının daha iyi olmasıyla birlikte üniversite müzik kulübünde de çalmaya başlarlar.



Trabzon´da Halikarnas Altılısı olarak müzik yapan gurubun adı daha Sonra Trapezüs olarak değiştirilir. Günümüzün Mimarlar Odası Trabzon Şubesi Başkanı Mimar Bekir Gerçek bu orkestranın bateristidir. Çalışmalar böyle devam ederken, sadece enstrüman satın alabilmek için bu gurubun elemanları profesyonelliği seçerler. Şimdiki Özel İdare Binası´nın üst katında yer alan Taç Kulüpte Türk Alman dostluk derneğinin katkısıyla müzik yapmaya devam ederler. Aldıkları ücret çok iyidir. Günlük 80 TL. yevmiye alan orkestra elemanları dönemin Trabzon Valisi´nden daha çok kazanmaktadırlar. Bu kazandıkları paralarla orkestralarına enstrüman satın alırlar. Çok sesli hafif müziğin hemen bütün türlerini çalabilen orkestra, çok seçkin hazırlanmış bir repertuara da sahipti. Trabzon´a gelen dönemin ünlü hafif müzik sanatçılarına da eşlik eden bu gurup, ülkemiz ve Trabzon çok sesli müzik tarihinde haklı bir yer edinir.



1970´lerin başında yukarıda adı geçen müzisyenler müziği bıraktıktan hemen sonra, Akçaabat´ta Kasabalılar adıyla bir çok sesli müzik orkestrası kurulur. Bu orkestrada yer alan müzisyenlerin bir çoğu müzik piyasasında tanınmayan ve bilinmeyen müzisyenlerdir. Ancak tamamına yakını Akçaabat´lı gençlerden oluşmaktadır. İşte bu orkestrayı derleyip toparlayan ve ayakta durmasına öncülük eden kişi, yine bir Akçaabat´lı genç olan Ali Sezgin´dir. Ali Sezgin müzik aşkı uğruna üniversite tahsilini yarım bırakıp müzisyenliğe karar verir. Kasabalılar gurubu Trabzon´da ve Akçaabat´ta nitelikli konserlere imza atar. Daha sonra bireysel olarak müzik yaşamına devam eden Ali Sezgin, ilkelerinden ve müzik anlayışından hiç ödün vermeden çok nitelikli müzisyenler yetiştirir. Çok sesli müziğin armoni kuralları ile geleneksel yerel müziğimizi başarılı sentezlerde buluşturur. Bunlar içinde Hamsi için yazdığı şarkısı çok özel bir şarkıdır. Albüm çalışmaları olmuştur. Ali Sezgin hâlâ bireysel olarak müzik hayatına devam etmektedir. Şu anda Trabzon´da bireysel de olsa müzik yapan çoğu gençler Ali Sezgin´in müziği sevdirip, müziğe kazandırdığı müzisyenlerdir.



Ancak ilerleyen yıllar içersinde sosyal hayat ile birlikte müzik kalitesi de bozulmaya başlamıştır. Örneğin düğün salonlarında La Cumparsita´nın yerini İsmet Sezgin´in şarkıları, Düğün Marşı´nın yerini Orhan Gencebay´ın arabesk şarkıları yer almaya başlamıştır. Bunda kuşkusuz kendinden ritimli klavyeler etkin rol oynamıştır ve görünen manzara da odur ki, bu müzik türü raundu kazanmıştır. Trabzon´da kendinden ritimli klavyelerle müzik yapılmıştır. Ancak yapılan bu müzik türünün kaliteli öncüsü oluşturduğu repertuarı ve icrası ile kuşkusuz Mehmet Gezmiş´tir.



Trabzon´da müzik faaliyetlerini sessiz bir biçimde sürdüren ancak iyi işler başardığı gözlenen kısa adı KA-FEM olan Karadeniz Folklor ve Müzik Eğitimi Gençlik Derneği 10 Ekim 1988 yılında Baki Türkmen, Ömer Akçair, Cevdet Bozalioğlu, A. Haydar Vural, Fikri Türkmen, Hayrullah Mumcu ve Mustafa Şahinbaş´tan oluşan kurucular kurulu tarafından kurulmuş ve aynı kişilerden oluşan ilk yönetim kuruluyla çalışmalarına başlamıştır. Kurulduğu yıllarda sadece folklor alanında faaliyetlerini sürdüren dernek, 1994 yılından itibaren Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği korolarını kurarak faaliyetlerini koro konserleriyle devam ettirdi ve 1995 yılında dernekler bazında ilk kez Türk Halk Müziği Çocuk Korosu´nu kurdu. Dernek çatısı içinde yapılan müzik çalışmalarında müzik öğretmenlerinden yardım alınmak suretiyle doğru bir yol izlendiği görülür. Ayrıca derneğin koro çalışmalarının başlamasında üniversite öğretim görevlileri Köksal Ayşan ve Mehmet Can Peliklioğlu´nun büyük emekleri vardır. Ayrıca derneğin Türk Halk Müziği Çocuk Korosu´nu çalıştıran Gamze Demirkır TRT Erzurum Radyosu´nun sanatçılarındandır. Bu öğretmenlerin dışında halen bir çok müzik öğretmeni de dernek çatısı altında derslerine devam etmektedirler.



1997-2001 yılları arasında Türk Halk Müziği Korosu ile düzenlenen konserlere Geleneksel Müziğimizin ustaları davet edilmiştir. Bu konserlerin getirdiği başarıdan olsa gerek 2005 yılı içinde TRT Gap Televizyonu tarafından Trabzon´un tanıtımıyla ilgili düzenlenen bir program için Trabzon valisi Hüseyin Yavuzdemir tarafından Karadeniz Folklor ve Müzik Eğitimi Gençlik Derneği görevlendirilmiştir. TRT´nin Trabzon´da düzenlediği ses yarışmalarında bir çok kez Karadeniz bölge birincisi ve ikincisi çıkaran derneğin yeni projeleri içinde Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği gençlik korolarını kurma çalışması bulunmaktadır. Karadeniz Folklor ve Müzik Eğitimi Gençlik Derneği halen, Hatice Öksüz, Ali Adanur, Nurten Kaya, Aysel Karlıdağ, ve Bekir Yavuz´dan oluşan yönetim kuruluyla çalışmalarına devam etmektedir.



Bu arada Trabzon´lu bir çok yerel sanatçının albüm çalışmaları olmuştur. Bunlar genelde ticari kaygıyla çıkarılan albümler olduğundan, müzikalite anlamında ortaya bir şey koymaktan uzak çalışmalardır ve daha çok para kazanma ve vitrinde bulunabilme amacı gütmektedir. Ancak Trabzon´lu yerel sanatçılar Mehmet Salih Holep ve Nilüfer Yavuz´un maddi ve manevi bir çok fedakarlığa katlanıp sanat yapabilmek adına çıkardıkları Gül Kuruttum adlı Geleneksel Halk Müziği albümü gerçekten çok titiz ve özenerek üzerine çalışılmış, tekrar tekrar düşünülerek hazırlanmış ve çıkarılmış bir albüm olarak müzik tarihimizde yerini almıştır. Türk Halk Müziğini yozlaştırmadan geleneksel esaslara uygun “duymak istediğimizi dinletmek” esasına dayanarak, en uygun stüdyo, ses yönetmeni, müzisyen üçlemesini bir araya getirerek bu albüm gerçekleştirilmiştir. Tüm kayıtları akustik ortamda gerçekleştirilen albümde ülkemizin önde gelen geleneksel müzik ustaları büyük usta Arif Sağ´ın yönetiminde, Erdal Erzincan, Mirza Başaran, Ertan Tekin, M.Naci Keskin, Şehmus Fidan, Mercan Şimşek Erzincan, Tolga Sağ, Sevgi Demir görev aldı. Albümde Malatya, Mersin, Afyon, Trabzon, Hatay, Azerbaycan, Sivas, Giresun, Bayburt, Gaziantep, Kırşehir yöresinden halk türküleri seslendirildi. Geleneksel müziğimize sahip çıkmak ve onu korumak adına çıkarılan bu albümde garip, kerem ve bozlak dizileri türküler seslendirilmiş mümkün olduğunca da türkü adayı besteler okunmuştur. İki Trabzon evladının, Nilüfer Yavuz ve Mehmet Salih Holep´in emeği ile yoğrulan bu albüme geleneksel müzik tarihimizdeki yerini teslim ediyor ve bu bahisle dile getirerek üstümüze düşen görevi yerine getirmiş oluyoruz.



Ülkemiz çocukları arasında ortak bir söyleme biçimi ve ortak bir repertuar oluşturmak amacı ile 1979 yılında TRT Ankara ve TRT İstanbul Radyoları bünyelerinde, 1983 yılında TRT İzmir Radyosu bünyesinde 1996 yılında ise TRT Trabzon ve TRT Diyarbakır Radyoları bünyelerinde kurulan TRT Çocuk Koroları, 8 yaşından gün almış ve ses değişimi dönemine girmemiş çocuklardan oluşan amatör ses topluluklarıdır.


Koroların kuruluş amacı müziğin çocukların günlük hayata girmesini sağlamak ve onların ruhsal gelişimine katkıda bulunmak, ulusumuzun zevkle dinleyebileceği, aynı zamanda evrensel açıdan da değer taşıyan, Türk dilinin özelliklerine uygun bir söyleme biçimi ve geleneğinin doğmasına öncülük etmektir.


TRT’nin düzenlediği, Popüler Çocuk Şarkıları Yarışmaları ile çocuk şarkıları repertuarına, yüzlerce yeni eserler kazandırılmıştır. Bununla birlikte, dünyadaki çocuk müziği ve edebiyatına katkıda bulunulmuştur.


TRT Çocuk Korolarına genel duyurulu sınavla alınan elemanları gelişmeye elverişli kaliteli bir çocuk sesine ve bu eğitimi yürütebilecek yeterli düzeyde bir müzik kulağına ve belleğine sahip olması gerekir. TRT Çocuk koroları Cumartesi ve Pazar Günleri günde 3 saat, haftada 6 saat olmak üzere çalışmalarını yürütmektedir.



Koronun eğitimi,
a-Toplu ses eğitimi
b-Ses tekniğini geliştirilmesi,
c-Kulak eğitimi,
d-Genel Müzik eğitimi verilir.



TRT Bünyesinde kurulan koroların eğitimleri bilimsel, akademik ve pedagojik esaslar içinde yürütülmektedir. Bu eğitim, amaçlar bölümünde belirtilen doğrultuda üretim yapmayı sağlayacak ve Türk çocukları tarafından benimsenen, onları yücelten, çocuk sesinin ve zevkinin gelişmesine yardımcı olacak toplu ses eğitimidir. Bir yıllık eğitim planı okulların açılması ile başlayıp kapanması ile biter.



Koronun Repertuarı, ülkemizde yaşayan bütün müzik türlerinden çocuklara yönelik ve onların düzeyine uygun olan örneklerden seçilmiştir. Bu örnekler,
a-Özgün çocuk şarkıları,
b-Türk halk türküleri,
c-Uyarlamalar
d-Milli marşlar


TRT Çocuk Koroları kuruluşlarından çok kısa bir süre sonra üretime geçmiş ve kurum yayınlarında etkin bir biçimde yer almaya başlayarak, ülke çocukları arasında ortak bir söyleme biçimi ve ortak bir repertuar oluşturma amacına ulaşmıştır. Bu Korolar yurtiçi ve yurtdışı etkinliklere katılarak ülkenizi temsil etmişlerdir.


Ülkemizde ilk olma özelliğini taşıyan TRT Çocuk Koroları, başarılı etkinlikleri ile ülkemizde benzer koroların kurularak çoğalmalarına öncü ve örnek olmuşlardır.


TRT Trabzon Çocuk Korosu 1996 yılında kurulmuştur. 5 yıl devam eden çalışmalardan sonra ilk dönem öğrencileri mezun olarak sertifikalarını almışlardır. 9-10-11 yaş gurubu olmak üzere sayısı 57 olan, ikinci dönem öğrencileri ile çalışmalarını sürdüren TRT Trabzon Çocuk Korosu, kuruluşundan günümüze kadar çok sayıda konserler vermiştir. Halen eğitimlerine devam eden TRT Trabzon Çocuk Korosu kulak eğitimi çalışmalarını Gökay Pehlivan ile, ses eğitimi çalışmalarını da Müzeyyen Gökdemir ile sürdürmektedir. Koronun piyano eşliğini de Dilek Dinçer yapmaktadır. TRT Trabzon Bölge Müdürlüğü önümüzdeki günler içinde Trabzon´da çok sesli gençlik korolarının kurma çalışması içindedir.



1996 yılında öğretime açılan Trabzon Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, çok sesli müziğin Trabzon´da temsili ve halkla buluşturulması açısından önemli bir kurumdur. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi bünyesinden 1987 yılında kurulan Müzik Eğitimi Bölümü, çok sesli müzik öğretimi açısından ne yazık ki beklenen düzeyi yakalayamamış dolaysıyla doğru çok sesli müziğin bölgede yaygın olması konusunda üzerine düşeni gerçekleştirememiştir. Okulun açıldığı ilk çok sesli koro ve orkestra çalışmaları yapılmış ve bu çalışmalar ivme kazanmaya başlamışken, okulun yönetimsel sorunlarının getirdiği parçalanma ne yazık ki çok sesli müzik çalışmalarının istenen çağdaş düzeye ulaşmasını engellemiştir. Aslında bu noktada Müzik eğitimi Bölümümüze haksızlık yapmamak için konuyu açmak gerekmektedir. Ülkemizde ne yazık ki üniversitelere bağlı tüm müzik eğitimi bölümleri İzmir, Ankara, İstanbul gibi birkaç lokal çıkışın dışında aynı çıkmazın içinde olup ülkemiz müzik eğitimine gerekli kaliteyi getirememişlerdir. İşte bu anlamda Trabzon Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik bölümünün gerçekleştirdiği çok sesli koro ve orkestra çalışmaları okulun kısa geçmişine rağmen kendinden söz ettirir düzeye ulaşmıştır. Trabzon Cumhuriyet Ortaokulu müzik öğretmeni iken 1996 yılından Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi müzik öğretmenliğine atanan Gökay Pehlivan okulun keman, orkestra, koro, müziksel işitme, müzik tarihi ve müziksel yaratma derslerine girerek, Trabzon´da ilk kez ½, 1/8, ¾ keman çeşitlerini tanıtmış ayrıca 9-14 yaş arası klasik batı müziği keman eğitimini başlatmıştır. Yine 14-17 yaşlardaki gençlerden oluşan klasik bati müziği orkestrası ile konserler veren ilk öğretmen unvanını da almıştır. Trabzon Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Orkestrası il içinde yüzlerce konser vererek halkın çağdaş müziği tanımasına öncülük etmiştir. İl dışında da yapılan konserler aynı başarıyla gerçekleşmiştir. Ulusal müziğimizin güçlü örneklerini çağdaş boyutlarda sergileyen örnekleri konserlerinde dinleyiciyle buluşturan Trabzon Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Orkestrası Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer ve beraberindeki Azerbaycan ve Gürcistan Cumhurbaşkanlarına ve bir çok bakana aynı kalite ve düzeyde konserler vermiştir.



Buraya kadar yazdıklarımızı toparlayacak olursak, Trabzon kenti, tarihinin getirdiği birikimle her dönem kent hayatı içinde olması gereken tüm sosyal ve sanatsal unsurları bir arada tutmasını becerebilmiş bir kenttir. 2000 yılında yayımlanan Trabzon 2000 kitabının müzik bahsinde ele alınan müzik maddelerinde o zaman sözünü edemediğimiz, ancak bu bahiste ele aldığımız maddeleri de eklediğimiz zaman yine bir şeylerin eksik kalacağı muhakkaktır. Ancak takdir edersiniz ki bu bahisleri yazarken ele aldığımız konuları, bir kente yaraşır biçimde yüksek zevk ve eğitim süzgecinden geçirerek yazmamız gerektiği hatta yazacağımız doğaldır. Eğer her şeyi yazmaya kalkarsak o da tarihe not düşebilmek anlamında bir yazı olmayıp daha çok pastoral bir yazı olma yoluna gider ki bunun da sonu yoktur. Trabzon kentinin bugünkü müzik hayatı yukarıda anlattığımız bireysel birkaç çalışmanın dışında ne yazık ki eski günlerindeki kentli düzeyinin çok gerisindedir. Yerel müzikte ve halk oyunlarında yozlaşma had safhadadır. Tabii ki bunda yörenin ekonomik ve kültürel yönden gerilemesinin çok büyük rolü vardır.



Bunu bir örnekle açıklayacak olursak, TRT´nin Geleneksel Türk Halk Müziği repertuarında 193 sıra numarası ile kayıtlı bulunan ve Nejat Buhara tarafından Trabzon yöresinden derlenmiş olan Yaylanın Çimenine Kuzu Yayılır Kuzu türküsünün bozulmuş, dejenere edilmiş halinin Faroz Kolbastısı olarak sunulması düşündürücüdür. Bu oyunu oynarken yapılan, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan türlü türlü komiklikler ise ayrıca daha da düşündürücüdür. Çünkü Karadeniz yöresinin geleneksel halk oyunlarında böyle tuhaf komikliklere yer yoktur. Yörenin dünya birincisi olan Horon oyununda belli bir bilimsel alt yapı yani koreolojik alt yapı ile birlikte denizin dalgasından martıların uçuşuna, yöre insanını çalışkanlığından hüznüne kadar tüm doğal unsurlar yer almıştır.



Hazırlayan : Müfit Semih Baylan



Kaynak kişiler ve belgeler:
Bekir Gerçek (Mimarlar Odası Trb.Şb. Başkanı)
Gökay Pehlivan (Müzik Öğretmeni)
Mustafa Güler ( TRT Trabzon Radyosu Müzik Yayınları Müdürü)
TRT Türk Halk Müziği Repertuarı
Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi
Trabzon´lu Müzisyenler Musıkimizde İz Bırakanlar (Trabzon´un müzik tarihi M.Semih Baylan)
Trabzon 2000 (Trabzon Valiliği Yayını)

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017