Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1677




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 41 müzisyen gazete okuyor
 
 
Özel Dosyalar
 
  Caz Kronolojisi

Derleyen: Elvan Duygu Gülay

1900-1902

Louis Armstrong New Orleans' ta doğdu (2).

Bu yıllarda plak sanayii henüz gelişmemiş olduğundan eğlence için evlerde piyano çalınırdı. Çocuklara klasik piyano dersleri aldırılırdı (2).

1903-1904
 Jerry Roll Morton (piyanist, besteci), genelevlerde çalardı. Gerek bireysel yetenek, gerekse müzik bilgisi açısından çok üstündü. Ragtime stilini blues etkisindeki caza değiştirdi. Siyah halk müziği Amerika' da yaygınlaşmaya başladı (2, 3).

1905-1906
 W. C. Handy' nin blues kalıbı ile yaptığı besteler (“St. Louis Blues” gibi) ağızdan ağıza dolaşıyor, hızla yayılıyordu (2).  Blue Book , ragtime çalan müzikli New Orleans randevuevlerinin ayrıntılı bir rehberi idi (2).  Polkalar Afrika ritmi ile iç içe geçerek cazın ilk malzemesini oluşturdu (3).

1907-1908
 Buddy Bolden ' in (trompet), 1890' lardan beri, blues ve rag etkileri taşıyan müziği New Orleans' ta fırtına gibi esmişti. Bolden 1907' de aklını kaçırınca hastaneye yatırıldı (2,3).  Jerry Roll Morton turneler yapıyor, müziğini Amerika' nın pek çok yerine taşıyordu. Siyah orkestralar artık beyazların devam ettiği yerlerde de düzenli biçimde dans müziği çalıyordu. Bu orkestralarda nefesliler, davul, kontrbas, gitar ve kemanlar vardı (1, 2, 3).  Hot Music: Caz öncesi yıllarda ritmik ragtime müziği (3)

1909-1910

Bandolar pikniklerde, cenaze ve resmi geçitlerde araba üzerinde dans müziği çalardı (3).
Halk müzisyenleri iş başı şarkılarında keman kullanmaya başladı (3).Çiftleri yakınlaştıran basit figürlü danslar moda oldu, dans salonlarının sayısı arttı (3).

1911-1912
 Genç beyazlar siyahların müziğini çalmaya başladılar. “Papa” Jack Laine, New Orleans' ın en saygın beyaz sokak bandosu şefi idi. Original Dixieland Jazz Band üyelerin- den Nick La Rocca' yı o yetiştirmişti (3).  Mississipi nehir gemilerinde çalınan dans müziği Amerika' nın içlerine yayılıyordu (1, 2, 3, 8).  Yürüyen orkestralar swing ritmine geçiş yaptı (3).

1913-1914
 Scott Joplin (ragtime kralı) “Maple Leaf Rag” “Piyanist” gibi besteleri çok ünlü ol- muştu. Bu yıllarda tutku ile ünlü ragtime operası “Treemonisha” yı yazıyordu (1, 3). Louis Armstrong kimsesizler yurdunda kornette ustalaşmaya başladı (3, 6).  Pekçok caz şarkısının esin kaynağı olan ragtime rüzgarı dinmeye başlamıştı (3).  Kayıt teknolojisinin gelişmesi ile evlerde yavaş yavaş ilk plaklar duyuluyordu (3).

1915-1916

New Orleans caz toplulukları, Californiya ve New York' ta çalmaya başladı. Los Angeles' ta çalışan kornetçi Freddie Keppard' ın güçlü bir tonu vardı. Ancak taklit edilmek-ten korktuğu için çok az plak yapmıştı (3).

Scott Joplin' in operası “Treemonisha” Harlem' de sahneye kondu, ne yazık ki beğenil medi (3).

Caz sanatçıları minsrel' lar ve vodvil tiyatrolarında çalmaya başladı (3).

1917-1918

Joe “King” Oliver (kornet), bu yıllarda henüz yirmi yaşında iken New Orleans' ın önde gelen müzisyenlerinden biri olmuştu (3).

Coleman Hawkins (saksafon), şarkıcı Mamie Smith' in gezici topluluğunda çalıyor, kendine özgü stili dikkat çekiyordu (3).

Caz ilk kez filme alınıyor, Original Dixieland Jazz Band “The Good For Nothing” adlı filmde görünüyordu (3).

Original Dixieland Jazz Band ' ın ilk caz plakları müthiş satıyordu (3, 8).

1919-1920

Kid Ory (trombon) New Orleans' tan Los Angeles' a geçti. Burada cazı geniş kitlelere tanıttı (3).

Louis Armstrong Mississipi nehir gemilerinde çalışmaya başladı (3, 6).

Original Dixieland Jazz Band İngiltere turnesine çıktı (3).

Çalışanların dinlenme haklarına saygı gösterilmeye başlanınca sinema, dans, kayıt sa-nayii hızla gelişmeye başladı (3).


1920

New Orleans Ritm Kings: New Orleans' tan Chicago' ya göç eden George Brunies (trombon) ve Paul Mares (trompet) tarafından kurulmuştu (3).

Washington' lu Duke Ellington ile New Jersey' li Sonny Greer dans orkestrası kurdu (3).

Broadway' de ilk kez caz müziği sahnelendi (3).

Caz içki yasağı nedeni ile birçok yasa dışı kulübün vazgeçilmez müziği oldu (3).


1921

Bessie Smith “ Blues İmparatoriçesi ” 1920' lerin en önde gelen siyah şarkıcısı oldu (2, 3).

Kid Ory ilk siyah plağı yaptı: “Ory' s Creole Trombone” (3).

Westinghouse şirketi ticari radyo yayınlarını başlattı (3).

1922

King Oliver Chicago' da çalışıyordu. Louis Armstrong ' u yanına çağırdı. İki sanatçı New Orleans cazını biçimlendirmeye başladı (3, 6, 8).

Kansas City' de Bennie Moten (piyanist) ün kazandı (3).

Mamie Smith blues plağı yapan ilk bayan oldu: “Crazy Blues” büyük başarı kazandı (3).

Paul Whiteman klasik müzikle cazı kaynaştırmaya çalıştı: “ Senfonik Caz ” adını verdiği bu müzik aslında sulandırılmış cazdan başka bir şey değildi. Ancak yine de beyazlara cazı sevdirmişti (3, 6, 8).

1923

Sidney Bechet (klarnet, saksafon) Armstrong' a tek rakipti (3).

Jerry Roll Morton Chicago' da plak doldurmaya başladı (3).

King Oliver topluluğu ilk plağını yaptı (3).

1924

Fletcher Henderson en saygın caz topluluklarını kurdu. Büyük solocular yetiştirdi (8).
Radyolarda caz, blues çalınıyor, siyah müzik hızla yayılıyordu (3).

1925

Louis Armstrong “ Hot Fives” ile cazın klasikleri sayılacak bazı kayıtlara başladı. Trompetinin yanısıra tümü ile kendine özgü sözsüz scat şarkıcılığını başlattı: “Heebie Jeebies”

Elektrik, kayıt teknolojisine girdi.

Yazar Scott Fitzgerald ünlü romanı “The Great Gatsby, Çılgın Yirmiler” de dönemi “ Caz Çağı ” olarak isimlendirmişti.

1926

Earl Hines, müthiş tekniği olan, ilk büyük piyano virtüözü idi. Chicago toplulukları onu paylaşamıyordu (3).

Bix Beiderbecke (trompet), güzel tonu, cümleleri, Louis Armtrong' u hatırlatan beyaz trompetçi idi (3, 8). ve saksafoncu ortağı Frankie Trumbauer Detroit' te ünlü bir dans orkestrasına katıldı (3).

Beyaz müzisyenler Chicago tarzı adı verilen hızlı, ateşli bir tür caz çalmaya başladı (3).

Caz topluluklarının sayısı ile birlikte ciddi caz eleştirmenleri de artmaya başladı (3).

Radyo yayıncılığı gelişiyordu (3).

1927

Duke Ellington topluluğu “Cotton Club” te çalmaya başladı. “Black and Tan Fantasy” ile New Orleans etkileri taşıyan yeni bir tarz geliştiriyordu (3, 8).

Paul Whiteman kendisini “Cazın Kralı” ilan etmişti. Oysa yaptığı müziği fazla ciddiye alan olmadı (2, 3, 8).

Louis Armstrong yeni akımlara rağmen grubu “Hot Seven” ile cazın ağır taşlarından biri idi (3).

Jelly Roll Morton topluluğu “Red Hot Peppers” ile plak yaptı.

1928

Saksafon daha yaygın kullanılmaya başlandı (3).

“Stride” adı verilen ragtime piyano stilinde bir çok virtüöz yetişti (3).

Louis Russell , ünlü trompetçi Henry Red Allen ' i öne çıkaran parlak bir orkestra anlayışı geliştirdi. Topluluk daha sonra Louis Armstrong' un sürekli orkestrası oldu (3).

Chicago' nun gece yaşamı gangsterler arası çekişmeler yüzünden sönükleşti. Bu arada artan gece kulübü sayısı ise caz müzisyenlerine yaradı (3, 6).

1929

Jerry Roll Morton, Duke Ellington, Fletcher Henderson ilgi ile izleniyordu (3).

Bessie Smith ' in başrolünü oynadığı “St. Louis Blues” filminde Fletcher Henderson topluluğu da yer almıştı (3).

Wall Street krizi ABD ekonomisini sarstı. Müzik tercihlerinin değişmesine yol açtı. Blues eski popülerliğini kaybetmeye başladı (3).

1930

Ekonomik kriz boyunca yaşam savaşı veren caz müzisyenlerinden pek azı iş bulabildi (3).

Duke Ellington ' un jungle revüleri uluslararası ününü arttırdı (3).

Gangsterlerin denetimindeki Kansas City' de gece kulüplerinde danssever kitleye yöne-lik swing türü caz patlama yaptı (3, 6).

1931

Alkol sorunu olan Bix Beiderbecke 28 yaşında öldü (1, 3, 8).

“ Savoy ”: Harlem' in en popüler dans salonuydu. Ellington, Cab Calloway ve Chick Webb sık sık burada sahneye çıkardı (3).

Radyo yayınlarının yayılması ve diğer ekonomik güçlükler plak sanayiini güç durumda bıraktı (3).


1932

Lester Young (klarnet, saksafon), Kansas City' de Blues Devils ' de çalışıyordu (3).

Benny Goodman, 20 yaşlarındaki virtüöz klarnetçi, New York' un en çok aranan müzisyenlerinden biri idi. Swingin kralı oldu (1, 2, 3, 8).

Dans müziğine ilgi artınca bölge toplulukları ortaya çıktı (3).

Bill Bojangles' Robinson “ tap dans ” ın en büyük ismi idi (3).


1933

Billy Holiday genç, duygulu şarkıcı ünlenmeye başlamıştı (3, 8)

Swingin lirik dehası Belçikalı çingene gitarcı Django Rheinhard ' ın soloları Paris' te yeni bir çığır açtı. Kemancı Stephane Grapelli ile grup kurdu (3, 8).

Amerika' da artık hemen evde radyo vardı. İlk canlı konser kayıtları yayınlanmaya başlandı (3).

İçki yasağı sona erince caz yerüstüne çıktı. Caz müziği ile çılgınca danseden gençler hızla çoğalıyordu (3).


1934

Benny Goodman kendi topluluğunu kurdu. Radyoda geç saatlerde yayınlanan kendi programını başlattı (3).

Fats Waller son derece parlak bir stride piyanisti ve besteci idi. Caz ve pop şarkıla-rından oluşan plaklar doldurdu (2, 3, 6).

Kansas City' de tutku ile alto saksafon çalan 14 yaşındaki Charlie Parker , Lester Young ' ın peşinden ayrılmıyordu (3, 6).

Caz big band 'ı 5 bakır üfleme, 4 kamışlı ve 4 ritm çalgısı ile standartlaşıyor, bakır üflemeliler ile kamışlı üflemeliler birbirleri ile çağrı-yanıt şeklinde söyleşiyorlardı (3).


1935

Art Tatum adlı kör piyanist müthiş stride tekniği ile caz ve klasik müzik dünyasını kendine hayran bırakıyordu (1, 3, 8).

Yeni yeni ortaya çıkan radyo disk-jokeyleri, Benny Goodman ' ın ününü hızla yayıyor, swing dönemini başlatıyorlardı (3, 8).

Mikrofon caz şarkıcılığını değiştirdi (3).


1936

Bill “Count” Basie, Bennie Moten ' ın Kansas' taki topluluğunda çalışıyordu. Moten' ın beklenmedik ölümü üzerine bu topluluktan yeni bir grup oluşturdu (3, 8).

Cool ve derin bir tona, geniş cümlelere sahip olan Lester Young, Count Basie toplu- luğuna katıldı (1, 3, 8).

Armstrong “Pennies from Heaven” adlı filmde oynadı. Hırslı menajeri Joe Gleaser onu yavaş yavaş çok yönlü bir gösteri sanatçısına dönüştürüyordu (3).

Jimmy Dorsey (saksafon), swing döneminin popüler orkestra şeflerinden biri idi (1, 3, 8).


1937

Şarkıcı Cab Calloway ticari anlamda en başarılı siyah orkestra şefi idi. Birlikte çalıştığı genç trompetçi Dizzy Gillespie tarafından, bir tartışma sırasında kalçasından bıçaklandı (1, 3, 6, 8).

Three Deuces: Chicago' da Art Tatum ' un da çalıştığı ünlü gece kulübü idi (3).

Juke Box (müzik makinesi) çoküntüden sonra müzik piyasasını biraz olsun canlandır-mıştı (3, 9).

Caz müzisyenlerinin kayıt sürelerini sınırlayan 78' lik plaklar yerine yavaş yavaş daha düşük devirli plaklar deneniyordu (3).


1938

Charlie Parker etkilendiği Lester Young' tan çok daha hızlı ve armonik anlamda çok daha serüvenci çalışı ile kitleleri hayretler içerisinde bırakıyordu (1, 3, 6, 8).

Artie Shaw, Benny Goodman' ın klarnetteki en yakın rakibi idi. “Begin the Beguine” ona büyük ün getirdi (1, 3, 8).

“Carnegie Hall” caza kapılarını açıyordu. Swing müziğe egemen olmuş, saygınlık kazanmıştı (3).

Bazı küçük çaplı plak kuruluşları ticari olmayan caza yönelmişti (2, 3).

Bazı gençler karmaşık akor düzenleri üzerinde çalışıyordu (3).

1939

Coleman Hawkins, 5 yıl sonra Avrupa' dan döndü. Cazın en önemli unsuru olan melodi yerine akorlar üzerine oturan “Body and Soul' u yaptı (1, 3, 8).

Yazar ve düzenlemeci Billy Strayhorn, Duke Ellinton ' a katılınca cazın şaheserleri ortaya çıktı (1, 3, 8).

Piyanist Teddy Wilson ' un Billy Holliday ile yaptığı plaklar caz şarkıcılığında çığır açtı (1, 3, 8).

Swing artık bir mainstream olgusu idi.

Avrupa' da savaş patladı. Caz işgale uğrayan ülkelerde özgürlük ve başkaldırının simgesi oldu (3).


1940

Kenny Clarke (davul), vuruşlarını bas davuldan zillere kaydırdı. Böylece daha hafif ve gevşek bir ritm ve ataklı vurgular geliştirdi (3, 8).

Ben Webster (tenor saksafon), en yaratıcı dönemine girmekte olan Duke Ellington ' un orkestrasına katıldı (1, 3, 8).

“ Minton's Playhouse ”: 108. Caddedeki kulüpte uzun süre swing starları boy göster-mişti. Yeni dönemde Kenny Clarke burada cazın yönünü değiştiren bazı müzisyenler ile birara-ya geldi (1, 3, 8).

Jimmy Blanton , Ellington' un genç basçısı. Solistlere tıpkı gitarcıların yaptığı gibi hız-lı, melodik yanıtlar vermeye başlayarak basın eşlikçi konumunu değiştirdi (3, 8).


1941

Charlie Christian, Benny Goodman' ın yıldız gitarcısı idi. Bob gitarının kurucusu ve amplifikatör kullanımının öncülerindendi (1, 3, 8).

Bopçular temel akorları arttırarak, daha yukarıdaki notalardan doğaçlama yapmaya başladılar (3, 8).

Amerika' daki ırkçı tutuma karşı tavır alan siyah müzisyenlerin sayısı her geçen gün ar- tıyordu (2, 3, 4).


1942

Charlie Parker, sololarında bluesları baş döndürücü bir hızla çalıyor, kah uçuyor, kah konuyordu (1, 3, 6, 8).

Lionel Hampton (davul, vibrafon) hala durulmayan swing müzisyenlerinden biri idi (1, 3, 8).

Dizzy Gillespie bebop döneminin ilk topluluklarından biri olarak Onyx ' te çalmıştı (3).

Ticari olmadığı öne sürülse de bop hızla yayılıyordu (3).

Savaş sırasında peş peşe alınan vergiler nedeni ile gece kulüpleri küçük topluluklar çalıştırmaya başlamıştı. Bu da bepopa yaradı (3).

Amerikan müzisyenler Federasyonu plak satışlarından pay alıyordu. Bu yüzden bop neredeyse yeraltına inmişti (3).


1943

Bud Powell (piyanist), sağ eli ile çaldığı melodiler, nefesli soloları andırıyordu (1, 3).

Swing döneminin ünlü piyanisti Earl Hines , topluluğuna Gillespie ve Parker ' ı da katıyordu (1, 3, 8).

Coleman Hawkins yeniden plak yapmaya başladı. Beboptan etkilenmiş görünüyordu (1, 3, 8).


1944

Max Roach (davul) Charlie Parker' a akıl almaz bir uyum içerisinde eşlik ediyordu (3, 8).

Thelonious Monk sert ve vurgulu tekniği, buruk besteleri ile 20. yüzyıl klasikleri arasına giriyordu (1, 3, 8).

Coleman Hawkins, emektar kornetçi Bunk Johnson ilk bop plaklarını yaptı (3).


1945

Şarkıcı Billy Eckstine ilk siyah bop yıldızı oluyordu (3, 8).

Miles Davis (trompet), müzik okulu öğrencisi iken Parker ' ın peşinden ayrılmıyordu (3, 6, 8).

Orkestralar ekonomik sıkıntı yüzünden dağıldıktan sonra swing basının ilgisini çekti (kör ölür, badem gözlü olur) (3).

II. Dünya Savaşı biterken modern caz genç kuşağa sesleniyordu (3).


1946

Stan Getz sahneye çıkıyor (3).

Dizzy Gillespie (trompet) bebop ve küba dans müziğini aynı anda kucaklıyordu: Cubop ' un doğumu (3)

New York' ta Afro-Cuban patlaması oluyordu (3)

Stan Kenton gibi “mektepli” müziyenler big band' ler kuruyor.

Bebopun karmaşık yapısı, gösteri dünyasının isteklerine uymayışı cazı ciddi sanat ko- numuna getiriyordu.


1947

Louis Jordan ' ın çaldığı blues ve swingi birleştiren jump , rock çağının habercisi idi (3).

Miles Davis ve Gill Evans daha yumuşak, daha yavaş bir caz tınısı peşindeler (3)

Savaş sonrası Miles Davis ve Thelonious Monk gibi genç kuşak cazcılarının ilk plak kayıtları yapılıyordu (3).

Bopçular keçi sakal bırakıyor, bere takıyordu. Uyuşturucu bu kesimi de pençesine almıştı (3).


1948

Stan Kenton latin cazı türünde “The Peanut Vendor” u yaptı (1, 3, 8).

Chano Pozo, Dizzy Gillespie orkestrasına girdi. Aynı anda birden çok ritm vuruyordu. Afrika köklerine yaslanan şarkıcılığı dinleyenleri hayrete düşürüyordu. Harlem' de çıkan bir çatışmada öldü (3).

Miles Davis ve Gil Evans ' ın Birth Of The Cool topluluğu New York' taki Royal Roost ' ta ancak birkaç akşam çalabildi (3).

Norman Granz ' ın turnelerindeki konserleri caz yıldızlarının katılımı ile jam session ' lara dönüşüyordu (3).

Bazı caz müzisyenleri din değiştirerek, müslüman isimleri alıyordu (3).


1949

Mary Lou Wiliams, parlak bir besteci ve piyanistti. Bop döneminin önde gelen müzisyenlerindendi. Gillespie ' ye besteler veriyordu (3, 8).

Paris Caz Festivali ' ne Charlie Parker ve diğer bop yıldızları katıldı. Avrupa yeni cazı tutku ile kucaklıyordu (3).

“Birth of the Cool” albümü piyasaya çıktı (3).


1950

Stan Kenton' un 43 kişilik, yarı-senfonik, Modern Müzikte Yenilikler adlı orkestrası ABD turnesine çıktı (3, 8).

Frank Sinatra milyonlarca dolarlık anlaşma yaparak radyoda çıkmaya başladı (3).

Louis Armstrong 50. yaşını kutladı. Tarzını hiç değiştirmemişti. Yeni orkestrası All-Stars ' la turneye çıktı (3).

Count Basie orkestrası dağıldı (3, 8).

Benny Goodman turneleri durdurdu (3).

Plak sanayii gelişiyor, plaklar ucuzluyordu. Uzunçalara daha uzun doğaçlamalar kaydedilebiliyordu (3).


1951
 Lennie Tristano (piyano) yalın, süzülmüş doğaçlamaları cool caz 'ı etkiliyordu (3)

West Coast ' ta daha çok beyazların yaptığı cool caza benzer yumuşak bebop tarzı sevilmeye başladı (3).

Rock and roll ' un doğumu: Alan Freed (beyaz radyo disk-jokeyi) boogie-woogie rithm and blues , country ve jump 'ın birleştirilmesi ile yaratılan, çılgınca dans edilen yeni bir müzik türünün isim babası oluyordu (2, 3).

Elvis Presley ve Chuck Berry, rock' n roll kralı olma yolunda yarışıyorlardı (3, 8).


1952

Dizzy Gillespie ' den ayrılan Milt Jackson (vibrafon) ile John Levis (piyanist) Modern Jazz Quartet ' i kurdular (3, 8).

Lennie Tristano New York' ta arkadaşları ile cool caz okulu açtı (3).  Chet Baker. Yumuşak tonlu, romantik beyaz trompetçi (1, 3, 8)

Uzunçalarların gelişmesi sonucu Duke Ellington birkaç bölümden oluşan suit ' ler yazdı. Bop yıldızlarının Kanada turnesi sırasında Toronto Massey Hall ' deki konser canlı olarak kaydedildi (3).

George Russel (davulcu) caz teorilerini içeren ünlü kitabını yazdı: “ Lydian Chromatic Concept Of Tonal Organisation ” (3)


1953

Gerry Mulligan ve Chet Baker' ın piyanosuz dörtlü grubu West Coast tarzında albüm yaptı (3).

Horace Silver (piyanist, besteci). Bebop ve gospel karışımı yeni bir akımı “ hard bop ” haberliyordu (3).

Bill Halley (country şarkıcısı) “Rock Around The Clock” ve “Shake Rattle and Roll” adlı şarkıları çok seviliyor.


1954

Ella Fitzgerald doğaüstü sesi ile swing türü caz şarkıları söylüyordu. Norman Granz ile birlikte çalışıyordu (1, 3, 8).

Horace Silver ve dinamik davulcu Art Blakey hard bop topluluğu “ The Jazz Massengers ” ı kurdular (3).

İlk caz tarihi derlemesi yapıldı (3).

Charlie Parker 34 yaşında öldü (1, 3, 6).


1955

Clifford Brown (trompet), Max Roach (davul) ve Sonny Rollins ile önde gelen hard bop topluluklarından birinde çalıyordu. Ertesi yıl araba kazasında yaşama veda etti (3).

Max Roach aynı zamanda siyah haklarının ateşli bir savunucusu idi (3, 8).

“ Newport ” en uzun yaşayan caz festivallerinden biri oldu.

Miles Davis trompetinde harmon susturucu kullandı (3).

Elvis Presley (Memphis' li kamyon sürücüsü) daha yirmisinde milyoner oluyordu (3).


1956

Charles Mingus (bas), besteleri ve yazıları güçlü bir caz temeli oluşturuyordu (3).

Miles Davis Newport Festivali ' nden sonra “Workin” ve “Steamin” albümleri ile hard bop' un tepesine fırlıyordu.

Dizzy Gillespie Amerikan Dış İşleri Bakanlığı' ınca müzik elçisi olarak atanıp dünya turnesine çıktı. Bu artık ABD hükümetinin ulusal değer olarak sahiplendiği cazı dünyaya tanıtmak ve yaymak istediğini gösteriyordu (3).

Louis Armstrong “ Satchmo ”, “A Musical Autobiography” de yer alan bazı parçaları-nı yeniden kaydetti. Kendini yenileyememişti. Parçalar ilk çıktıkları günün adeta karbon kağıdı ile kopyası idi (3, 8).

Eisenhover yönetimi insan haklarını koruyan uygulamaları ile dikkat çekiyordu (3).


1957

Thelonious Monk bu yıldan başlayarak olağanüstü plaklar yaptı. Cazın en saygın müzisyenlerinden biri konumuna geldi (3, 8).

Jimmy Smith (org) Hammond orgu ile güçlü doğaçlamalar yapmaya başlamıştı (3).

Cecil Taylor, Ellington, Brubeck, Stravinski ile birlikte perküsyon ağırlıklı hard bop yapıyordu, ilk defa plak kayıtlarına başladı (3).

1958

Sonny Rollins (saksofon) coşkulu, pırıltılı, hiçbir zaman ne yapacağı belli olmayan bir doğaçlamacı idi (1, 3, 8).

Lee Morgan (trompet) çarpıcı bir stil yakalamıştı (3).

Ornette Coleman bazılarına göre dahi, bazılarına göre şarlatandı. Charlie Parker' dan sonra en başarılı saksofoncu idi (3, 8).


1959

Bill Evans “ Kind of Blue ” adlı benzersiz çalışması, ardından bir dizi plağı ile bir anda ünleniyordu (1, 3).

Count Basie hala yeni mainstream dalgasının en önde gelen isimlerindendi (3).

Jackie Mc Lean (saksofon) yırtıcı bir hard bop altocusuydu (3).

Çift hoparlör (stereo) sistemi ilgi görmeye başlıyordu (3).


1960

John Coltrane (saksofon) hem baladda hem de yüksek tempolu parçalarda olağanüstü idi. Soprano saksofonu kullanmaya başlamıştı (3, 8).

“Sketches of Spain” İspanyol temalarından oluşan bu albümde Miles Davis ilk defa orkestra önünde solo çalıyordu (3).

Max Roach, cazla insan haklarına ait çok açık mesajlar veriyordu (3).

Ornette Coleman “ özgür caz ” ın yaratıcısı oldu (1, 3, 8).


1961

Elvin Jones (davul) , John Coltrane Dörtlüsü ' nde çalıyor, müthiş hayranlık uyandırıyordu. Mc Coy Tyner grubun diğer dinamosu idi (3).

Özellikle İngiltere' de New Orleans-Chicago tarzı bir tür caz doğdu (3).

Elvin Jones davulculuğu yeniden tanımladı (3, 8).

Gençlik rock' n roll ' a kayınca gece kulüpleri zor durumda kaldı (3).


1962

Stan Getz yumuşak cümleleri ile dinleyiciyi her zaman sakinleştirirdi (3).

Latin vurgulu caz samba sı bir anda gece kulüplerinde patlama yaptı. “Desafinado”, “Girl From Ipanema” listelere girip hit oldu.

Liverpool' lu ritm' n blues topluluğu The Beatles popüler olmaya başladı (3).

Rusya ve Amerika Küba' da sıcak çatışmanın eşiğine geldiler. Nükleer savaş gündemde idi. Folk müziğinde olduğu gibi cazda da bazı protest örneklere rastlanıyordu (3).

1963

Yusuf Latif (saksofon, flüt). Asya ve Ortadoğu çalgıları ve tekniklerinin caz tınısına önemli ölçüde katkısı olabileceğini gösterdi (3).

Afro-Amerikan müzik dünya popuna yön veriyor. James Brown Harlem' deki müthiş disko “ Apollo ” da konsere çıkıyor (3).

Yeni bir caz anlayışı filizleniyor: Albert Ayler (saksofon) ölçüler ve akorlar bakımından Ornette Coleman ' dan çok daha arınmış bir tarza yöneliyor (3).

Martin Luther King Washinton' da “Bir Düşüm Var” diye başlayan konuşmasını yapıyor. Alabama' da bir bomba 4 siyah genç kızın ölümüne neden oluyor (3).

1964


Eric Dolpy (flüt, klarnet, altosaksofon), yeni arayışların adamı idi. Henüz 36 yaşında iken hayata veda etti.

John Coltrane “A Love Supreme” de benzersiz bir saksofon ustalığı gösteriyor (3).

Carla Bley ve Mike Mantler önderliğinde “Caz Bestecileri Orkestra Birliği” kuruldu. Bu girişim bir free jazz hareketi idi (3).

1965

Sıra dışı şef Sun Ra ' nın kendi adına yaptığı albümler bir kült yaratıyordu (3).

Albert Ayler eski New Orleans tınısı ile en uç atonal çalışı bir araya getiriyordu (3).

Ornette Coleman kemanı ile, John Coltrane saksofonu ile Albert Ayler gibi atonal bir doku ve ritm arıyordu (3).

Özgür caz henüz kitlelere ulaşamasa da birlik üyesi müzisyenlerin yaratıcı arayışları sürüyordu (3).

Malcolm X öldürüldü. Los Angeles' te ırkçı ayaklanmalar sonucu 39 kişi yaşamını yitirdi (3).

1966

Cannonball Adderley (saksofon), “Mercy Mercy Mercy” ile soul caz hareketini güçlendiriyordu (3).

Lee Morgan (trompet), Hank Mobley (saksofon) ile birlikte çalıyor: “The Sidewinder” funky blues tarzı parçası hit oluyor (3).

Black Power (siyah güç) gündemde. “ Kara Panter Partisi” kuruluyor (3).  

1967

Rahsaan Roland Kirk pek çok çalgıyı ustalıkla, birkaç saksofonu aynı anda çalabili- yordu (3).

John Coltrane ' e yeni katılan Pharoah Sanders (saksofon) Ayler ' in tahtını işgal ediyordu (3).

Gospel etkisindeki Aretha Franklin “Respect” ile listelerin en üst sıralarına yerleşti (3).

Miles Davis popülizme kaçarak jazz rock topluluğu kurma hazırlıkları yapıyor. Yalnız değil, başkaları da benzer çalışmalar içerisinde (3, 8).

Duke Ellington ve free cazcılar bir araya geliyor (3).

Irk ayırımcılığı tartışmaları Vietnam' da hızla artan siyah asker kayıpları nedeni ile yeniden alevleniyor (3).

1968

Archie Sheep (saksofoncu, oyun yazarı, aktör). Cazın, siyah klasik müzik olarak kabul edilmesi için çalışmalar yapıyor. Özgür müziği politik başkaldırının simgesi olarak görüyor (3).

Cecil Taylor avant-garde piyano virtüözitesinin doruklarında geziniyor (3).

Eubie Blake (ragtime piyanisti) 80 yaşından sonra müziğe dönerek caz önceki dönemi yeniden yaşatıyordu (3).

Amerika' lı özgür müzisyenler Avrupa' da çalışmaya başladılar (1, 2, 3).

Amiri Baraka (radikal siyah yazar) şiirlerini Sun Ra ' nın müziği ile özdeşleştiriyor (3).

Dr. Martin Luther King Mempis' te öldürüldü. Siyah halkın isyanı büyüyordu (3).

Vietnam' da barış görüşmeleri başladı (3).

1969

Charlie Haden (bas) “Liberation Music” ile devrimci şarkılara caz kimliği kazandırıyor (3).

Art Ensemble Of Chicago iki ay içerisinde kaydettiği altı albümle bütün caz gruplarının en ilericisi ve teatrali olarak ün kazanıyor (3).

Miles Davis ' in “Bitches Brew” albümü, rock ritmindeki alt yapısı, elektronik doku önündeki caz soloları ile o güne kadar en çok satan plak oluveriyor (3).

Jimmy Hendrix free caz kadar blues' a dayalı müziği ile gitarla doğaçlamanın önünü tamamen açıyor (3).

Rock' çı Frank Zappa ile kemancı Jean Luc Ponty Hot Rats adlı albüm üzerinde çalışıyorlar (3)

1970–1971

Chick Corea (piyanist), Dave Holland (bas) ile birlikte Miles Davis ' ten ayrılarak sıradışı müzisyen Antony Braxton ' la Circle adlı free caz topluluğunu kurdu (3).
 Louis Armstrong ' un 6 Haziran 1971' de New York' ta ölümü bütün dünyada üzüntü yarattı (3).  Black Jazz ve Strata East gibi küçük plak şirketleri siyahların sosyal sorunlarını gözönünde tutuyordu (3).

1972-1973

John McLaughlin ' in Mahavishnu Orkestrası Hint müziğini rock ritmleri ile harmanlayıp caz müziğine uyarlıyordu (3).

Freddie Hubbard. Olağanüstü bop trompetçisi. Ticari füzyonu o da deniyor (3, 8).

Scott Jopplin ' in başrollerini Paul Newman ve Robert Redford' un oynadığı “The Sting” adlı filme yaptığı müzik ragtime ' ı yeniden gündeme getiriyor (3).

Miles Davis ' ten ayrılan Joe Zavinul ile Wayne Shorter ‘ Life Time ' da jazz rock yapıyorlar (3).

ABD Vietnam' dan çekiliyor. Ancak güveni sarsılmış müzisyenler sisteme tepki duyuyorlar (3).

1974–1975

Bir başka eski Miles Davis Topluluğu üyesi, Keith Jarreth elektronik müziği reddediyor, duyarlı bir solo piyano üslubu geliştiriyordu. Eserleri klasik müzik, country ve Bill Evans' tan esintiler taşıyordu. “ Köln Konseri ” canlı kaydı, o güne kadar en çok satan solo piyano albümü idi (3).

Büyük saksafoncu Wayne Shorter, Weather Report ' ta iken sakindi. Latin Amerika gezilerinden sonra tarzını değiştirdi (3).

Eski West Coast altocusu Art Pepper uyuşturucu belasından kurtulup klasik bop ' a dönüş yaptı (3).

1976-1977

Sıradışı şarkıcı Betty Carter 60' ların ve 70' lerin ticari girdabına kapılmadan “Dont Call Me Man” ile turnesine devam ediyordu (3).

Gitarcı George Benson soul jazz albümü ile Nat King Cole ' e benzeyen sesini duyurmaya başladı (3).

Disko müziği batıyı kasıp kavuruyordu (3).

Hard bop davulcusu Dexter Gordon, Avrupa' da geçirdiği 13 yıldan sonra New York' a döndü (3).

Rock' n Roll kralı Elvis Presley henüz 42 yaşında iken öldü. Servetinin 1.000.000 doları bulduğu tahmin ediliyordu (3).

1978-1979


Swing tenorcusu Scott Hamilton , Benny Goodman ile çalışmaya başladı. Mainstream caz ' ın önemli kişileri arasına girdi (3).

Herbie Hancock, Chick Corea ile bir dizi akustik piyano düeti başlattı. “I Tought It Was You” listeleri altüst etti (3).

Missouri' li gitar virtüözü Pat Metheny ' nin albümü çok satıyor. Füzyon ' un da romantik ve derin olabileceğini, kalıcı temalar içerebileceğini gösteriyor (3).

Gil Scot-Heron , dans ilahı, caz şairi, söz yazarı. Irkçılık, uyuşturucu ve adalet üzerine sert bir söylem içerisinde idi (3).

1980-1981

Jack DeJohnette (davulcu, piyanist) düşgücü yüksek fusion ' cu. “Special Edition” dizisi yavaş yavaş ünlü olacak (3).

Carla Bley sahnede kayıtsızlığı, teatral yanı, umursamaz hali ile kendine özgü bir çıkış arıyordu (3).

Miles Davis, “Man With A Horn” ile müziğe dönüyor, Cool Jazz Festivali ' ne katılıyordu (3).

Airto Moreria ve eşi Flora Purim Brezilya ritm ve vokallerinin önde gelen fusion ' cuları idi. 70' lerde başlayan rüzgârları hala esiyor (3).

Sonny Walkman satışları patladı. İnsanların müzik dinleme alışkanlıkları değişmeye başladı (3).

1982-1983

Wynton Marsalis (New Orleans'lı trompetçi). Art Blakey ve Herbie Hancock ' ile çalışmalarının ardından kendi başına uçmaya başlıyor. Müzikte Grammy alıyor (3).

Norveç' li saksofoncu John Garbareck caz ile Avrupa halk müziğini kendine özgü bir biçimde birleştiriyor (3).

Bobby McFerrin Cool Jazz Festivali ile çıkışını yapıyor (3).

1984-1985

Pat Metheny, David Bowie ile “This Is Not America” da bir araya geliyor. Ornette Coleman ' ın sınır tanımaz free caz beşlisi ' ne katılıyor. Ortaya “Song X” çıkıyor (3).

Klasik müzik icracılarına verilen Sonning Ödülü ' nü, “Aura” albümünde Danimarkalı müzisyenler ile farklı bir orkestral çalışma yapan Miles Davis alıyor (3).

Don Cherry sadece bir dünya müziği öncüsü değil. Lou Reed ve Ian Durry ile caz ve reggae plakları da yapıyor (3).

1986-1987

Bir zamaların ele avuca sığmaz free caz müzisyeni Pharoah Sanders ateşli tınısı, büyüleyici temposu, şarkı sözleri ile diskolarda (3).

Courtney Pine adlı genç tenorcu İngiltere' de caza ilgiyi yeniden canlandırıyor (3).

Michael Brecker (saksofon) müziğe başladıktan 20 yıl sonra ilk kez bir albüm yapıyor ve başarılı oluyor (3, 8).

Başlıca plak şirketleri pekçok eski kaydı yeniden plak yapıyor. Bopa dayalı bir caz anlayışı Avrupa ve Amerika' da yeniden canlanıyor (1, 3).

Klasik Bop geri geliyor. Bir yandan da caz funk da hala satıyor. “ M-Base” grubu ile John Zorn ' un stiller arası gezintileri ilgi görüyor (3).

Compact Disk ' ler müzik mağazalarında görülmeye başlıyor (3).

1988-1989

John Scofield, Miles Davis' in eski gitarcısı. Bop, swing ve Hendrix ' i karıştırarak 80' li yılların en heyecan verici fusionlarını elde ediyor (3).

Greg Osby, Steve Coleman ve şarkıcı Cassandra Wilson “M-Base ” grubunun üyeleri idi (3).
Clint Eastwood uzun süredir düşlediği caz filmini çekti. Bu bir Charlie Parker Biografisi idi. “Bird” filminin müziğini büyük saksofoncunun özgün soloları oluşturuyordu (3).

İngiltre' de plak şirketleri acid jazz modası yaratıyor. Caz söylemi ile dansedilebilir vurgular bir araya getiriliyor (3).

“M-Base ” grubunun üyeleri idi (3).
Clint Eastwood uzun süredir düşlediği caz filmini çekti. Bu bir Charlie Parker Biografisi idi. “Bird” filminin müziğini büyük saksofoncunun özgün soloları oluşturuyordu (3).  İngiltre' de plak şirketleri acid jazz modası yaratıyor. Caz söylemi ile dansedilebilir vurgular bir araya getiriliyor (3).    

 

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017