Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1676




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 20 müzisyen gazete okuyor
 
 
Özel Dosyalar
 
  Johannes Brahms'da ikiser tahlili (1)

J. Brahms - Piyano Konçertosu no.2 Op.83 Si-bemol Majör
J. Brahms - Senfoni no.2 Op.73 Re Majör



Johannes Brahms
(1833 – 1897)

Alman besteci, piyanist ve orkestra şefi, 19. yüzyılın ikinci yarısının en önemli Alman Romantik Bestecilerinden.

17 Mayıs 1833'de Hamburg'da do
ğan Brahms (Aşağı Sakson - Kuzey Alman) genişçe bir ailenin çocuğuydu. Babası el işçiliğiyle para kazanıyordu, ayrıca Hamburg'taki birkaç dans lokalinde korno ve kontrabas çalarak küçük gruplarla sahne alıyordu. Brahms piyano dersleri alarak müziğe yedi yaşında başladı. Besteciliğe olan yeteneğini genç yaşlarda göstermeye başladı, 1849'da yazdığı Sevilen Valsler üzerine Fantezi adlı yapıtı Piyano çalarlar için çalınması hiçte kolay olmayan bir yapıttır.

Brahms genç birisi olarak kendine özgü bir anlatım biçimi geli
ştirmişti; erken dönem yapıtlarını Pseudonymen (G. W. Marcks, Karl Würth) adı altında yayınlatıyordu ve bunlara kendine göre yüksek opus numaraları veriyordu. Başlarda yalnızca piyano yapıtları veren Brahms orkestranın olanakları ve sınırları konusunda kendine henüz güvenmiyordu. Daha sonraki yıllarda da orkestra yazısı konusunda yakın çevresinin desteğine başvurmuştur.

1853 yılında, Reményi adı altında icra eden Macar kemancı Eduard Hoffman (1828-98) Brahms'ı Hannover'de oturan dönemin büyük kemancısı Joseph Joachim ile tanı
ştırmıştır. Joachim'den çok etkilenen Brahms Onun çalışında yoğun bir ateş, öyle ki, herşeyi kaderine bırakan bir enerji, ritimdeki kesinlik, sanatçıyı gösterircesine ve onun yapıtlarında (bestelerinde) daha şimdiden büyük bir anlatım gücü görüyorum, yaşıtlarıyla karşılaştırılamayacak bir biçimde... diye söz eder.

Joachim'in Brahms'a önerisi, kendisini Weimar'da Saray Müzik Direktörü olan Franz Liszt'e tanıtması olmu
ştu. Liszt'in Brahms'a sözü ise Breitkopf & Härtel Yayınevi'ne yazdığı bir mektupta kendisinden söz etmesi olmuştu. Brahms bu durumdan pek bir beklenti çıkaramamış ve Joachim'e bir mektup yazarak kendisini sanat yaşamına sokmasını istemişti. Bunun üstüne Joachim Brahms'ı Düsseldorf'ta oturan besteci Robert Schumann'la tanışmasını önermişti.

25 Ekim 1853 yılında Robert Schumann tarafından Leipzig'te kurulan "Müzik için Yeni Dergi" nin (Neuen Zeitschrift für Musik) Yeni Yollar ba
şğı altında ilk yazısını Schumann yazmış ve Brahms için şunları belirtmiştir:

"(...) ve o geldi i
şte, bu seçkin ve kahraman nöbeti tutabilecek yeni bir kan. Hamburg'lu Johannes Brahms, oranın karanlık sessizliğinde yaratılmış ama sanatın bu zor uzlaşısında kendisine fazlasıyla ve coşkuyla ilgilenmiş bir öğretmenden biçimlenmiş, kısa bir süre önce saygıdeğer yakınım olan bir usta tarafından bana sözü edilen Brahms. Bütün bu belirtileri üzerinde taşıyan o: O seçkin birisi. (...)"

Schumann, Müzik Yayınevi Breitkopf & Härtel'in de Brahms'ı kabul etmesini dileyerek, yayınevinin Brahms'ın birkaç çalı
şmasını yayınlamsını istedi. Onun kişisel olarak bu konuya yüklenmesi yirmi yaşındaki Brahms'ı Almanya'da sanki bir gecede ünlü birisi yapmıştı. Müzikle ilgilenen bir sürü kişi ondan bir şeyler dinlemek, yapıtlarını görmek, bu yeteneği daha çok tanımak istiyordu. Bu durum Brahms'ı ürkütmüştü. Schumann'a yazdığı mektuplarında korkularını dile getirmiş, kamu ölçütlerine göre yetersiz kalabileceğini belirtmişti. Kendini aşırı eleştirerek bunalıma girip bir kaç çalışmasını yakıp yok etmişti

Piyano Konçertosu no.2 Op.83 Si- bemol Majör
İlk kez 9 Kasım 1881'de Budapeşte'de Alexander Erkel yöneti­mindeki orkestra eşliğinde seslendirilen ve piyano partisi Brahms ta­rafından çalınan eser konçerto değil, piyanonun zorunlu (obligato) katıldığı bir senfoni olarak nitelendirilir. Ancak yine de solo çalgı pi­yanonun gerekli kadansları yerli yerindedir.Ama solo çalgıyla or­kestra arasındaki, konçerto stilinin gerektirdiği yarışma da yalnızca finalde izlenebilir ve ilk konçertonun karanlık, hüzünlü havasına karşın bu ikinci konçertonun atmosferi berrak, rahat, renkli ve ro­mantiktir.

İlkinden 20 yılı aşkın süre sonra bestelenen bu konçertonun ilk taslaklarını Brahms, uzun yıllardan beri planladığı ve 1878 baharın­da gittiği İtalya gezisinde tasarladı. Besteci Carl Goldmark ve yakın arkadaşı cerrah Theodore Billroth ile gittiği İtalya'da, Goldmark Roma'da operasının provalarını izlemek için kalmış, diğer iki arkadaş güneye, Sicilya'ya kadar inmişlerdi. Clara Schumann'a yazdığı mek­tuplarda Brahms, felaket bir opera dinlediğini, ancak gözlerini ka­tedrallerden, saraylardan, resim ve heykellerden ayıramadığını be­lirtir; onun da gelecek yıl Mart sonunda İtalya'ya gelmesini önerir. Brahms dönüşte Avusturya'ya, yazlığına gider, karlı zirvelerin mavi göle aksettiği Pörtschach'da, 45 yaşına bastığı günlerde ilk temaları notaya geçirir ve öylece bırakır...

Üç yıl sonra, 1881 Nisanında yine Billroth ile
İtalya'ya gider ve eski izlenimlerini tazeler. Mayıs'taki doğum gününde yine Viyana'dadır ve batıdaki Pressbaum'da 22 Mayıs’ta çalışmalara başlar; 7 Temmuz'da da konçertoyu tamamlar... Brahms eski şakacı ve tuhaf huylarını yine bırakmamış, bu yeni eseri hakkında Billroth'a "Bazı ufak piyano parçalarından söz etmiş, öğrencisi ve dostu Elizabeth von Herzogenberg'e "Ufak bir pianoforte konçertosu yazdım; ufacık bir de Scherzo'su var; Si bemolde ve korkarım ki rahatça sağarak iyi süt elde ettiğim memeyi çok sık ve aşırı kullandım" diye yazmıştır!

Brahms'ın, "Sevgili dostum ve ö
ğretmenim Eduard Marxsen'e" başğıyla Hamburg'daki piyano hocasına ithaf ettiği konçerto, Buda­peşte'de ünlü Macar müzikçi aileden Alexander (Macarca=Elek) Er­kel (1843-93) yönetimindeki Budapeşte Ulusal Tiyatro Orkestrası eş­liğinde Brahms tarafından çalmıyor; Brahms aynı konserde daha sonra Akademik Festival Uvertürü'nü ve 1. Senfoni'sini yönetiyordu.

İlk bölüm 4/4'lük ölçüde, Si bemol Majör tonda, o kadar hızlı ol­mayan (Allegro non troppo) tempoda kornonun sunduğu temayla gi­rer ve ana temanın romantik karakteri hemen belirlenir. Piyanonun cevabı pastoral bir hava yaratır. Ana tema gelişir, iki yeni fikir doğar; orkestra ve piyano canlı bir soru-cevap oyununu sürdürür. Ana tema her kez yeni şekliyle belirerek dengeli biçimde duyulur; sonda daha güçlenir.

3/4'lük ölçüde, Re minör tonda, çabuk ve tutkulu (Allegro appas­sionato) tempoda ba
şlayan scherzo formundaki 2. Bölüm, ilk bölü­mün karakterinin aksine ateşlidir. Ana tema piyanoda duyulur. Ke­manlarda sakin ve tatlı (tranquillo e dolce) beliren ikinci tema fırtına­lı bir geceden sonraki güneşli sabah gibidir. Ancak Brahms bu düşün­ceden türlü yan temaların belirdiği, mükemmel bir senfonik bölüm yaratmıştır. Re Majör tondaki trio'dan sonra piyanonun gizemli, ga­rip oktavlarıyla ilk bölüm tekrarlanır.

6/4'lük ölçüde, a
ğırca (Andante) tempoda, ana tonalite Si bemol Majörde Brahms'ın romantik olduğu kadar en soylu sayfalarını içe­ren 3. Bölüm, solo viyolonselin etkili ve yumuşak şekilde sunduğu bir lied'le başlar: Besteci burada, ilerde besteleyeceği Op.105 no.2 "Immer leiser wird mein Schlummer" (Uykum gittikçe hafifliyor) lied'ini düşünmüş gibidir. Gençlik hayallerini ve rüyalarını yansıtan bu lirik bölümde klarinetin yalvaran sesi Fa diyez Majörde ikinci temayı be­lirtir. Yine bir lied'i, 1878'den Todessehnen'i (Ölüme hasret) hatırla­tan bu temayı piyanonun zarif ve ince eşliği izler.

2/4'lük ölçüde, zarif ve ne
şelice (Allegretto grazioso) tempoda baş­layan 4. Bölüm yaşamın sevincini ve canlılığını duyuran parlak bir rondo'dur. Tüm bölümler arasında konçerto stiline en yakın olan fi­nalde, zarif temayı solo piyano sunar. Sonra, viyolada beliren motifi, tahta üfleme çalgılar bir Macar ezgisini andıran şekilde geliştirir. Pi­yano ve orkestra virtüözce bir yarışmayla konçertoyu sona erdirirken coda'da tempo bir nüans daha da hızlanacaktır (Un poco piu presto). (Süre 45')

Senfoni no.2 Op.73 Re Majör
Johannes Brahms 2.Senfoni'sini birinciden bir yıl sonra yazmı
ş­tır. Kendine güveni biraz daha artan bestecinin 1877'de, Wörther gö­lü kıyısında geçirdiği huzurlu yaz ayları pastoral ve lirik havadaki 2.Senfoni'nin yaratılışında büyük etken olmuştur. Güney Avustur­ya'da, Slovenya sınırına yakın bu romantik göl kıyısındaki Pörtschach'tan ünlü müzik eleştirmeni Eduard Hanslick'e (1825-1904) gönderdiği mektubunda şunları yazmış: “Sana yürekten bağlıyım ve teşekkürümü anlatabilmek için, bu kış sana sevimli ve neşeli bir sen­foni sunmak istiyorum; öyle ki bunu, özellikle senin ve genç eşin için yazdığımı sanacaksın. Bir sanat eseri değil. Brahms kurnazın biri de­sen de, Wörther gölü o kadar bakir bir yer ki, melodiler uçuşuyor: Dik­kat etmezsen üzerlerine bile basabilirsin.” Ancak Brahms dostlarını şöyle de uyarıyordu: “Yeni senfoni dayanamayacağınız kadar melan­kolik; böyle hüzünlü bir şeyi, şimdiye dek hiç yazmamıştım. Bu ne­denle de partisyon, herhalde siyah matem çerçeveli basılacak. Yete­rince uyarmadı demeyin.”

Mektupları 20 cilt olarak yayınlanan Brahms, en çok yazdı
ğı ün­lü cerrah ve müzik eleştirmeni Theodor Billroth'a Pörtschach'tan şunları yazmış: “Sevimli bir senfoni olup olmadığını bilmiyorum; önce aklı başında kimselere sormalıyım...” Billroth'un, partisyonu aldık­tan sonraki yanıtı ise şöyle: “Masmavi bir gök, kaynakların şırıltısı, güneş ışığı, serin ve yeşil gölgelikler. Herhalde Wörther gölü çok güzel olmalı...” Daha sonra Brahms'ın gönderdiği senfoninin dört el piyano partisi ise Billroth'ta hayranlık uyandırmış: “Eserle beraber yaşadım ve çok mutlu saatler geçirdim, o kadar ki bölümlerden hiçbirini diğe­rine yeğleyemedim. Tümünün öyle mutlu, sıcak ve keyifli bir havası var ki...”

Besteci aynı yılın Eylül ayında, Baden-Baden yöresindeki Lichtenthal'de eserini bitirdi ve yayıncı Simrock'a yazdı
ğı 5 Ekim 1877 ta­rihli mektubunda “Yeni sevimli canavar” olarak tanımladığı 2.Senfo­ni ilk kez 30 Aralık'da Viyana'da seslendirildi. Çağın ünlü şefi Hans, Richter'in Viyana Filarmoni'yle yaptığı provaları izleyen, Haydn ve Mozart'ın biyografilerini de yazan Cari F. Pohl (1819-87) hayranlığını şu cümlelerle belirtmiş: “Harika bir eser... Her bölümü saf altın ve dört bölümün tümü gerekli bir bütünlük oluşturuyor.” Eserin ilk yo­rumu da Viyana'da büyük başarı kazanmış, hatta üçüncü bölüm tek­rarlanmış. Bu başarıdan cesaret alan Brahms, ertesi yıl Leipzig'de Gewandhaus Orkestrası'yla eserini yönetmiş, ancak beğenilmemesi­ne o kadar üzülmüş ki, yayıncısı Simrock'a ilk bölümü yeniden yaz­mayı önermiş, ancak bu sonuçsuz kalmıştır. 1. Senfoni'si "Beetho­ven'in 10. Senfonisi" olarak adlandırılan Brahms'ın 2. Senfoni'si mü­zikseverleri tatlı bir sürprizle karşılaştırmış, melodi zenginliği ve do­ğal havasıyla Pastoral adı yakıştırılmasına karşın besteci stilini, ağırbaşlı ve kendine özgü varyasyon prensibiyle yansıtabilmiştir.

Re Majör tonda, 3/4'lük ölçüde ba
şlayan ve 20 dakikayı aşan uzunlukta, o kadar çabuk olmayan (Allegro non troppo) tempodaki 1.Bölümde, daha ilk mezürde senfoninin lied karakterindeki ana fikri duyurulur. Viyolonsel ve kontrbasların üç notadan oluşan girişinden sonra korno yumuşak biçimde ana temayı belirler; flüt, klarnet ve fa­got temayı yumuşak tavırda ilerletir. Daha sonra aynı korno ezgisi, bu kez eşlik figürü olarak duyurulur ve tema bölümün yapısına ege­men olur. Vurma çalgıların hafif vuruşlarını izleyen üfleme çalgıların kesik (staccato) geçişlerinden sonra ikinci tema, güzel ve geniş biçim­de yaylı çalgılar tarafından sergilenir. Viyolonsel ve viyolaların du­yurduğu zarif ve şarkı söyleyen (cantando) bu tema kemanların eşlik figürleriyle gelişir. Bu sakin akışlı tema çok kez yeni motiflerle kesilir; bunlardan özellikle kesin ritimli ilk motif, belirgin bir karşıtlık oluşturur. İkinci karşıtlık da başlar ve kemanlar arasında benzetimle (imitation) belirir. Bu canlı bölmelerden sonra yine ikinci tema, önce flüt sonra kemanlarda sevimli triolelerle, sakinleştirici bir havada duyurulur. Ustaca işlenen gelişimde ise korno, ani bir ton değişimiyle girişteki etkili ezgiyi bu kez Fa Majörde başlatır; sonra orkestrada ge­rilim artar, ana tema kendini oluşturan unsurlara ayrılır. Özellikle temanın ikinci yarısı, birçok partinin özgürce eşliğiyle bazen ön, ba­zen arka planda görünerek ilginç bir kontrpuan çalışması çizilir. Bü­yük bir kreşendonun trombonla kesilmesi bir dönüm noktası oluştu­rur. Ancak her kesinti, her durak daha güçlü bir gerilim yaratmakta­dır. Tekrarla (reprise) birlikte pastoral hava yeniden belirir. Yaylıla­rın desteğinde büyülü gibi yansıyan, özlem dolu korno solosuyla coda'ya geçilir. Sakin ve barışçı havada bölümün tüm güzel ezgileri ba­zen kesik (staccato), bazen yaylıların pizzicato'suyla bir daha geçide katılır ve sona ulaşır.

Si Majör tonda, 4/4'lük ölçüde ba
şlayan ağırbaşlı havada ve o ka­dar ağır olamayan (Adagio non troppo) tempodaki 2.Bölüm üç bölmeli bir yapıdadır. Önce, parlak Majör tona karşın hüzünlü ve içtenlikli bir ezgi viyolonselle sunulur. 12 mezür sonra giren kemanlar, tizlerde flütle desteklenerek melodiyi alır. Lied benzeri bir melodi biraz son­ra, yeni bir motif sunan korno ve diğer çalgılar tarafından fugato biçi­minde geliştirilir; ana tema her zaman ışıklı sunulur. Bir düşüşle (di­minuendo) gelişen bölme aynı hızda, fakat zarif (L'istesso tempo, ma grazioso) tempoda 8/12'lik ölçüdedir. Zarif ancak kaprisli senkoplarla sunulan, giderek tutkulu ve karanlık bir anlatım kazanan bölme, so­ğukkanlı ton değişimiyle sürer. Bir kreşendo ile giderek yükselerek ani bir sessizliğe (piano) bürünür; yaylı çalgılar bas perdelerde fısıldaşır gibidir. Tizlerde ise obua ve klarinet ezginin parçalarını duyu­rur; arada fagot ve trombonun yakınan sesleri belirir. Bölümün ana teması, birkaç kez değişik çalgılarda, değişik tonalitelerde ve yakın­malarla kesilerek duyulur ve sonunda asıl tonaliteye dönerek kendini ispatlar. Bölüm giderek sakin bir kabullenişle, sessizce sona erer.

Sol Majör tonda ve 3/4'lük ölçüde, zarif hızlılıkta (Allegretto gra­zioso) bir tempodaki 3.Bölümün giri
şini besteci, ortadan biraz daha ağırca gibi (Quasi Andantino) olarak tanımlamıştır. Neşeli ve kaygı­sızca havasıyla sanki bizi başka bir atmosfere götüren ve iki trio böl­mesini içeren rondo biçimindeki bu bölüm, Brahms'ın en sevilen sen­foni bölümlerinden biri olarak değerlendirilir... Obua, klarinet ve fa­gotun eşliğinde buruk ama sevimli bir tonda, zarif ve canlı bir menuet tavrıyla -ana motiften kazanılan- temayı viyolonselin de pizzicato katkısıyla sunar. Tablo birden, şaşırtıcı bir hızla değişir: Bu ilk trio'da canlı figürler, pek çok hızlı olmayan (Presto ma non assai) tempoda, 3/8'lik ölçüde çok ritmik ve kendine özgü, kısa süren bir atmosfer ya­ratır. Renkli değişimlerle peşlerde ve tizlerde duyurulan tekrarlar­dan sonra ikinci trio, girişteki zarif tempodaki ezgiyi izler. Bu kısa bö­lüm yine sessizce söner.

Re Majör tonda ve 4/4'lük ölçüdeki 4.Bölüm final, çabuk ve co
şku­lu (Allegro con spirito) tempoda ve yaylı çalgıların canlı, problemsiz ana temayı alçak sesle (sotto voce) hemen sunmasıyla başlar. Buna, üfleme çalgılar da pianissimo olarak katılır. Diğer çalgıların da güçle­nerek katılımıyla akıcı ve kudretli bir hava yaratılır; tema ritmik de­ğişimlerle şekillenir. Eşlik motiflerinden oluşan yeni motif, Brahms'a özgü çekici gelişimlerle, tahta üfleme çalgıların -yaylıların pizzicato akorları eşliğinde- sekizlik figürleriyle duyurulur. Hanslick'in "Mozart'ın kanı dolaşş" diye tanımladığı bölüm, trompet fanfarlarıyla parlak törensel canlılıkta ve azimle sona erer. (Süre 44') 
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017