Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1679




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler





 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 24 müzisyen gazete okuyor
 
 
Özel Dosyalar
 
  Piyanist Yeşim Gökalp'in Mavi Anadolu (blue anatolia) Albümünün İncelenmesi





YEŞİM GÖKALP PİYANOSUYLA ANADOLU'YU MAVİ'YE BOYUYOR
Piyanist Yeşim Gökalp'in Mavi Anadolu (blue anatolia) Albümünün İncelenmesi

Müfit Semih Baylan
Mavi Nota e-Müzik Gazetesi 
İmtiyaz Sahibi ve Editörü


ÖZET
Dört bestecinin (Necil Kazım Akses, Hasan Ferid Alnar, İlhan Baran, Mithat Fenmen) Piyanist Yeşim Gökalp'in 17 Mayıs 2017 tarihinde A.K. Müzik'ten yayımlanan Mavi Anadolu (blue anatolia) adlı albümünde yer alan eserleriyle ilgili çok önemli iki özellik göze çarpar.

Birinci özellik: Eserlerin hepsinde Geleneksel Türk  Müziği (GTM)'ne ait (makamsal) ezgiler ile mod, ritm ve form gibi müziksel malzemelerin somut, yarı  soyut halde ya da tamamen soyutlanarak çok sesli dokuda ve Çağdaş Çoksesli Sanat Müziği teknik ve yorumuyla; bu dört bestecinin Piyanist Yeşim Gökalp'in Mavi Anadolu (blue anatolia) albümünde yer alan piyano eserlerinin tümü Çağdaş Çok Sesli Türk Sanat Müziği'nin müziksel ilkecilik, yeni klasikçilik ve çok sesli müzik akımlarının önemli örnekleridir.

İkinci özellik ise, Hasan Ferid Alnar'ın "Sekiz Piyano Parçası" hariç diğer eserlerin dört bestecinin öğrencilik dönemi uygulamaları ve dolasıyle bestecilikteki ilk dönem eserleridir.

Bu özellikler dört bestecinin eserlerinin aynı albümde kaydedilmiş olması açısından önemlidir. Yukarıda sözünü ettiğim birinci özellik içinde Piyanist Yeşim Gökalp'in her zamanki titizliği, seçiciliği ve albümün kayıt döneminde, eserlerin el yazısı notalarından deşifre edilerek seslendirilmesi, stillerinin belirlenmesi, yorumlanması sonuçta eserler hakkında yaptığı görüşmeler takdir edilmesi gereken bir durum olup, Mavi Anadolu (blue anatolia) albümünün seçkin bir yer edinmesinde önemlidir.

Bu bildiri, Piyanist Yeşim Gökalp'in Mavi Anadolu (blue anatolia) adlı albümünün Çağdaş Türk Müzik Tarihinde ne kadar önemli bir çalışma olduğunu anlatan, müzikolojik, estetik, teknik ve edebi değerlendirmeleri öne çıkaran bir bildiridir.

Mavi Anadolu albümündeki eserler dünyada ilk kez seslendirilmiş ve kayda alınmış eserlerdir.


1. GİRİŞ
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası solist sanatçılarından Piyanist Yeşim Gökalp'in, hocası İlhan Baran'ın sağlığında kayıtlarına başladığı ancak ne yazık ki onun 27 Kasım 2016 tarihinde beklenmedik ölümünden sonra tamamladığı , bir "baş yapıt" olarak betimleyebileceğimiz albümünü inceleyeceğim.

İlhan Baran'ın aynı isimdeki eserinden esinlenilerek ismini almış albümdür zaten Mavi Anadolu (blue anatolia) albümü.

1.1. ALBÜMDE:
Yeşim Gökalp'in her tuşesinde Sabahattin Eyüboğlu'nu, Azra Erhat'ı, Halikarnas Balakçısı diye bildiğimiz Cevat Şakir Kabaağaçlı'yı, Talip Apaydın'ı, Fakir Baykurt'u, Mahmut Makal'ı, Orhan Kemal'i ve gerçekçi Anadolu edebiyatına imza atmış nice isimleri görüyoruz.

1.2. ALBÜMDE:
Yaşamlarını çağdaşlık yolunda Çağdaş Türk müziğine adamış, Ata'nın çizdiği çağdaşlık yoluna ihanet etmemiş, onun yolundan gitmiş, kendilerinden sonra gelecek olan nesle Türk Müziğinin ne kadar önemli bir müzik türü olduğunu eserleri ile belgelemiş o mümtaz şahsiyetlerin bugüne kadar hiç çalınmamış eserlerinin ilk kez "ses" olduğu albümdür Mavi Anadolu.

2. SOLİST SANATÇI PİYANİST YEŞİM GÖKALP
1966'da İzmir'de doğan Yeşim Gökalp, ilk piyano derslerini Erdoğan Okyay'dan aldı. 8 yaşında iken Ankara Devlet Konservatuvarı 'Piyano Bölümüne' girerek Prof. Ayşe Savaşır'ın öğrencisi olan, sınıf atlayarak 1982-1983 öğretim yılında konservatuvarın yüksek devresinden pekiyi derece ile mezun olan Yeşim Gökalp aynı yıl 'Devlet Bursu' kazanarak Federal Almanya'da ihtisas öğrenimini yapma hakkı elde etti. 

İlk konserini 16 yaşında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde veren sanatçı, yurt içi konserlerinin yanı sıra Almanya, Fransa ve Rusya Federasyonunun çeşitli kentlerinde de konser ve resitaller verdi. Prof. Dr. B. Ebert'le çalıştı. Köln ve Detmold Yüksek Müzik Akademilerindeki öğrenimini Prof. G. Ludvig ve W. Kassebaum'la tamamlayarak 1990 yılında 'Sanatta Olgunluk' diploması aldı. Amadeus Kuartet ile oda müziği çalışmaları yaptı. Bunun yanı sıra Prof. Hikmet Şimşek, Rengim Gökmen, Ender Sakpınar, Erol Erdinç, Borislav Ivanov, Marek Pıjarowski, Tadeus Strugala, Jose Conta, Robert Janssens gibi yabancı ve Türk şefler ile konserler verdi. 

Köln Senfoni Orkestrası ve KVB Orkestrası ile yapılan konserleri Belçika televizyonundan ve WDR tarafından yayınlandı. St. Petersburg Senfoni Orkestrası eşliğinde CD kaydı yaptı. Halen İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Solist sanatçısıdır ve aldığı yurt içi ve yurt dışı davetler ile konserlere ve kayıt çalışmalarına devam etmektedir. 2012 yılında 20. kez düzenlenen Mavi Nota Müzik Ödülleri (2012)'nde Yılın Piyanisti Ödülü'nü kazanmıştır. Aynı zamanda Mavi Nota e-Müzik Gazetesi'nin Danışma Kurulu üyesidir. (Kaynak: Mavi Nota)

3. ALBÜMÜN DOĞUŞ, ÖN HAZIRLIK VE HAZIRLIK  SÜRECİ
3.1. ALBÜMÜN DOĞUŞ SÜRECİ
Aynı zamanda hocası olan Prof. İlhan Baran'ın piyano eserlerini kaydetmek amacıyla 2006 yılında yola çıkan Piyanist Yeşim Gökalp bu süreçte  bazı eserlerin ilk kayıtlarının yer aldığı Türk Piyano Ezgileri (2006), Türk Çocuk Parçaları (2008) ve Çağdaş Minyatürler (2011) adlı üç solo albümün kaydını yaparak Türk Müziği adına önemli bir adım atarak, bu eserlerin seslendirilmiş halini Çağdaş Türk Müziği ulusal koleksiyonuna katmıştır. Özellikle Prof. İlhan Baran'ın eserlerini kaydetmek düşüncesine, Baran'ın önerisiyle bazı Türk Bestecilerinin de eserlerini dahil etmiştir. Bu aşamada ilk olarak Mithat Fenmen'in kızı Renmin Fenmen ile görüşerek, Mithat Fenmen'in eserleri içinde bugüne kadar hiç seslendirilmemiş olan Köyden Geçerken 1 ve 2 nolu eserleri bulmuş ve bu eserleri seslendirme fikrini hocası Prof. İlhan Baran'a açtığında, "Harika Çocuklar" statüsünü Mithat Fenmen ile başlattıklarını, bundan yola çıkarak "Mavi Anadolu" (1986) adlı eseri harika çocuklara ithaf ederek bestelediğini, bu nedenle Gökalp'in çıkarmayı düşündüğü yeni albümün adının "Mavi Anadolu"  (blue anatolia) olması gerektiğini vurgulayarak, albümün bu isimle çıkmasının çok şık olacağını belirtmiştir. Böylelikle "Mavi Anadolu"  (blue anatolia) adlı albümün çıkarılması yolundaki süreç dört yıl önce başlamıştır. (MSB - Yeşim Gökalp)

3.2. ALBÜMÜN KATKISI
Mavi Anadolu  (blue anatolia)  albümü, daha önce çıkmış olan Yeşim Gökalp albümlerinin oluşturduğu arşivin parçası olarak, repertuvarında Türk bestecilerinin eserlerine özel bir yer veren Yeşim Gökalp, özellikle genç piyanistlere bu eserleri sunma arzusununda bir parçasıdır. (MSB - Yeşim Gökalp) 

3.3. ALBÜMÜN HAZIRLIK AŞAMASI
Albümün çıkarılmasının karar aşamasından, kaydedilip CD'ye basılıp piyasaya sürülüşüne kadar geçen tüm safhalarında Müzikolog Doç. Dr. Seyit Yöre'nin danışmanlığından yararlanan piyanist Yeşim Gökalp A&K Müzikten çıkan bu albüm ile Çağdaş Türk Müziğine kalıcı bir hizmet sağlamıştır. . (MSB - Yeşim Gökalp)

4. MAVİ ANADOLU ALBÜMÜ İLE NE AMAÇLANDI?
2006'da 'Türk Piyano Ezgileri', 2008'de 'Türk Çocuk Şarkıları', 2011'de 'Çağdaş Minyatürler' adlı albümlerle çağdaş çok sesli Türk müziğinin en değerli bestecilerin yapıtlarının ilk seslendirilişlerini gerçekleştiren piyanist Yeşim Gökalp, bu yöndeki çalışmalarına 'Mavi Anadolu' albümüyle devam ediyor. 

Hocası İlhan Baran'ın tüm piyano yapıtlarını kayıt altına alma amacıyla yola çıkan Yeşim Gökalp, yine Baran'ın önerisiyle bu albümlerde, kendilerinden sonra gelen bestecilere besteleme, teknik ve stilleriyle yol gösteren bu bestecilere yer vererek genç piyanistlere de Türk bestecilerini yakından tanıma ve seslendirmeleri adına öncü bir rol üstlendi. 

Aynı şekilde, A.K. Müzik için kaydettiği son albüm olan 'Mavi Anadolu'da İlhan Baran'ın 'Üç Bagatel', 'İki Sesli Sonatina' ve 'Küçük Süvit', Mithat Fenmen'in 'Piyano İçin İki Parça', Hasan Ferit Alnar'ın 'Scherzino' ve 'Sekiz Piyano Parçası' ve Necil Kazım Akses'in 'Türkische Invention' yapıtlarına yer veren Yeşim Gökalp böylelikle Türkiye'nin ilk üç bestecilik kuşağını bir araya getirmiş de oluyor. 

5. MAVİ ANADOLU (blue anatolia)
Yeşim Gökalp'in, Ankara Devlet Konservatuarı'nın ilgisizliğe terk edilmiş raflarının tozuna bulanmış alın terinin, yeniden bir araya getirilen partitürlerinin sese dönüştüğü albümdür Mavi Anadolu. 

5.1. MAVİ ANADOLU ALBÜMÜ (blue anatolia) NEYİ ANLATIYOR?
Çağdaş Türk Müziğinin somut bir albümüdür Mavi Anadolu.

Eşsiz bir başyapıttır Mavi Anadolu.

Mavi Anadolu, İlhan Baran'ın piyano için yazmış olduğu ölmez ve dünya durdukça yaşayacak olan eserinin adıdır.

Mavi Anadolu'yu dinlerken Azra Erhat'ın her satır sonunda noktayı koyduğu gibi, sizde kendi hayatınızda çoğu şeye noktayı koyabilirsiniz. 

Gökova körfezinde gezinirken gemideki zorlukları, denizin maviliği, gecenin yakamozu yaşarken; fosforu nasıl unutturduğunu anlattıkça ve anladıkça içinizden gemiler kaldırırsınız yapamadığınız gidemediğiniz, gitseniz bile bir haftadan fazla kalamadığınız Bodrum'a, Gökova körfezine. 

Hayalleriniz ne kadar basit ve yalın olsa da, o deniz giysilerinizle, terliğinizle sizi hiç kimse bir sahil kasabasında, kumsalda uzun uzun oturtmayacaktır.

5.2. DÖRT BÜYÜK BESTECİ
Dünyada Türk Beşleri olarak bilinen Çağdaş Türk Müziği bestecilerinden ikisinin yer aldığı, dört değerli Çağdaş Türk Müziği bestecisinin besteleri ilk kez seslendirilmiş Mavi Anadolu  (blue anatolia) Albümü'nde.

Necil Kazım Akses
Hasan Ferid Alnar
İlhan Baran
Mithat Fenmen

Bu dört bestecinin, Piyanist Yeşim Gökalp'in Mavi Anadolu (blue anatolia) albümünde yer alan eserlerinde dikkat çeken iki özellik mevcuttur.

5.3. ESERLERİN ÜÇ ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ
Albümde yer alan eserlerin ortak özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

5.3.1 Eserlerin hepsinde, Geleneksel Türk Sanat Müziğine ait ezgiler ile, mod, ritm ve form gibi müziksel ortak malzemelerin somut, yarı-soyut halde ya da tamamen soyutlanmış çok sesli dokuda, uluslararası çağdaş sanat müziğinde kullanılan teknikler ile bestelenmiş olmasıdır. Bu açıdan Türk Müziği için son derece değerli eserlerdir. 

5.3.2 Bu dört bestecinin Mavi Anadolu albümünde yeralan eserleri  Türk Çağdaş Sanat Müziği'nin müziksel ilkelcilik, yeni klasikçilik ve çok stilli müzik akımlarının tüm özellireni taşımaktadır.

5.3.3 Hasan Ferid Alnar'ın albümde yer alan Sekiz Piyano Parçası hariç diğer eserlerin dört bestecinin öğrencilik döneminde bestelenmiş olmasıdır.

Bu özellikler nedeniyle albümde yer alan tüm eserlerin bir albümde yeniden kaydedilmiş olması çok önemlidir.

6. ALBÜMDEKİ BESTECİLER
Mavi Anadolu (blue anatolia) albümündeki eserlerin incelenmesine geçmeden, eser sahipleri  bestecilerin özgeçmişlerine bir gözatalım:

6.1. NECİL KÂZIM AKSES
(İstanbul, 6 Mayıs 1908 – Ankara, 16 Şubat 1999)

Çağdaş Türk müziğinin kurucu ve öncü kuşağı olan ve "Türk Beşleri" olarak tanınan grubun üyesidir.

Harbiye Nezareti posta müdürlerinden Mehmet Kazım Bey ve daha sonra Kandilli Kız Lisesi Müdiresi olacak olan Edebiyat öğretmeni Emine Hanım'ın oğulları, Necil Kâzım Akses yedi yaşında keman dersi almaya başladı. İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim gördü. Bu sırada Dârülelhan'da Cemal Reşid Rey'in armoni sınıfına yazıldı. Özel olarak önce Mesud Cemil ve sonra Sezai Asal ile viyolonsel çalıştı. 1926'da kendi olanaklarıyla Avusturya'ya giderek Viyana Devlet Müzik ve Temsil Akademisi'ne yazıldı. Burada Walther Kleinecke'nin viyolonsel ve Joseph Marx'ın kompozisyon öğrencisi oldu. Bir yıl sonra Türk hükümetinin bursunu kazanarak, eğitimine devam etti. Viyana Akademisi'nin yüksek lisans derslerini sürdürürken,  Prag Devlet Konservatuvarı'na da kaydoldu. Josef Suk ile yüksek kompozisyon ve Alois Hába ile mikrotonal müzik çalıştı. Her iki kurumun da ileri devre kompozisyon bölümlerinden mezun olarak 1934'te yurda döndü.

Necil Kâzım Akses aynı yıl, Ankara'da Musiki Muallim Mektebi'nde öğretmenliğe ve müdür muavinliği görevine başladı. 1935'te, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın kurulması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı'nın çağrılısı olarak Türkiye'ye gelen Alman besteci Paul Hindemith'in yardımcılığını üstlenmiştir. 1936'da yeni kurulan bu konservatuvara kompozisyon öğretmeni olarak atandı. Aynı yıl Bela Bartok, Adnan Saygun ve Ulvi Cemal Erkin ile birlikte Adana'nın Osmaniye ilçesindeki folklor araştırmalarına katıldı. 1948'de Konservatuvar müdürlüğü, 1949'da Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü yaptı. Kültür ataşesi olarak Bern'de (1954) ve Bonn'da (1955-1957) bulundu. 1958-1960 yıllarında Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü oldu. 1971'de yeniden aynı görevi üstlendi. 1972'de kendi isteği ile emekli oldu.

Necil Kazım Akses, 1971'de "Centre Mediterranéen de Musique Comparée et de Danse"ın kurucu yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili seçildi. Bestecinin aldığı nişan ve unvanlar şöyle sıralanabilir: 1957'de Federal Alman Cumhuriyeti'nin birinci sınıf hizmet nişanı; 1963'te İtalyan Hizmet Nişanı olan "Cavaliére Ufficiale" rütbesi ve 1972'te "Commendatore" nişanı; 1973'te Tunus Burgiba Sanat-Kültür nişanı. 1971'de Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanı, 1981'de Atatürk Sanat Armağanı, 1998'de İstanbul Üniversitesi Fahri Doktor unvanı.

Bestecinin yurt dışında çalınan yapıtlarından bazıları şunlardır: Ankara Kalesi, Fritz Zaun yönetiminde Berlin Şehir Orkestrasıyla 1943'te çalındı(ve Polydor plak şirketince plağı yapıldı). Ballad, yurt dışında en çok çalınan yapıtı olup, 1950'den başlayarak Londra, Edinburgh, Birmingham, Münster, Paris, Teplice, Cluj, Brüksel, Viyana, Bükreş, Tunus, Prag ve Moskova'da yönetildi. Poem'i 1949'da Franco Caraccioto yönetiminde ve çellist Antonio Saldarelli solistliğinde Roma'daki RAI Senfoni Orkestrası tarafından seslendirildi. Itri'nin Nevakâri Üzerine Scherzo, Sofya, Moskova, Kahire, Budapeşte'de çalındı. Birinci Senfoni 1968'de Lessing yönetimindeki Viyana Tonkünstler Senfoni Orkestrası tarafından; 1972'de Keman Konçertosu ile birlikte Niyazi Tagizade yönetimindeki Azerbeycan Devlet Senfoni Orkestrası tarafından Bakü'de seslendirildi. İkinci Senfoni, Muhammed Nazar Mommadov yönetimindeki Orkestra Saz tarafından 1997'de Türkmenistan'da çalındı. Keman Konçertosu EXPO 2000 Hannover'daki Dünya Fuarı münasebetiyle, diğer bazı Türk eserleri ile birlikte, Cihat Aşkın'ın solistliğinde ve Rengim Gökmen yönetimindeki NDR – Radyo Filarmonisi tarafından seslendirildi. 1990'lı yıllarda Yaylı Çalgılar Dörtlüleri (Numara 1 ve 4), Avrupa'da Dusseldorf, Prag, Bratislava, Budapeşte, Pecs ve Helsinki kentlerinde seslendirildi.

Daha çok büyük senfonik formların yaratıcısı olarak tanınan Necil Kazım Akses'in besteleri belirli evrelerle incelenebilir: Avrupa'daki öğrencilik yıllarına rastlayan ilk çalışmaları 1929'dan 1930'lu yılların sonlara kadar olan dönemi kapsar. Piyano için Prelüd ve Fügler, Allegro Feroce, Piyano Sonatı ve Mete Operası bu dönem ürünlerindendir. Bu dönemi yeni bir atonal stil yaratma istek ve arayışları olarak nitelendirilebilir. 1934'te yurda döner dönmez Atatürk'ün emriyle Bayönder başlıklı operasını besteler. Çalışmalarında kuşağının diğer bestecileri gibi geleneksel Türk müziği ve halk müziğinin etkileri vardır. Ancak bu öğeleri doğrudan armonize etmek yoluyla değil, stilize ederek kullanır. 1940'lar ile yeni dönemine girer. Bu dönem ile ve özellikle senfonik eserleri ile bir "Akses stili" belirginleşmeye başlamıştır. Bu stilin özelliğini ezgisel yönden Türk modlarına (makam) dayalı olmak, armonik yönden ise bestecinin kendi deyimiyle, a-modalite teşkil eder.  Ankara Kalesi, Ballade, Birinci Senfoni, Keman Konçertosu, Itri'nin Nevakâr'ı Üzerine Scherzo, On Piyano Parçası  gibi büyük soluklu eserleri bu dönemi ile ortaya çıkmaya başlar. Orkestrasyon giderek daha yoğunlaşmaktadır. Necil Kazım Akses'in 1976'da Bir Divandan Gazel ile başlayan ve ölümüne dek süren bestecilik evresi son dönemini oluşturur. Besteci bu ileri olgunluk döneminde solistler, korolar ve geniş orkestra için yine büyük çaplı yapıtlar üretmiştir. İyice yoğunlaşan orkestra yazısında, rastlamsallık gibi yirminci yüzyıl müziğinin getirdiği birçok söylemden yararlanmıştır. Bu yönleri ile de "Türk Beşleri"nin yeniliğe en açık üyesi olarak seçkinleşmiştir.

Bestecinin 85 yaşındayken yazmaya başladığı bariton solo, koro ve orkestra için hazırlanmış büyük eserini Çanakkale Şehitlerine armağan ediyordu. 'Ölümsüz Kahramanlar' başlığı altında sunduğu bu 6.Senfonisinin ilk bölümü tamamlanmış bir şekilde durmaktadır.

Necil Kâzım Akses yaşamının son dönemlerine dek Ankara Devlet Konservatuvarı'nda kompozisyon dersi verdi. Öldüğü sırada aynı zamanda Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde kompozisyon derslerini sürdürmekteydi. Akses, besteciliği yanında, yeni ve genç kuşakların yetişmesini sağlayan büyük bir öğretici olarak da öneme sahip bir sanatçıdır.

Akses 16 Şubat 1999 Salı günü sabahı 91 yaşında öldü.

Bestelerinin yayın hakkı SACEM'e aittir. (Kaynak: Necil Kazım Akses Resmi İnternet Sitesi)


6.2. HASAN FERİT ALNAR
 (İstanbul 11 Mart 1906 - Ankara 26 Temmuz 1978)

Çok küçükken kanun çalmağa başlayan Hasan Ferit Alnar daha on iki yaşındayken İstanbul’da «kanunî» olarak ün kazandı. Tanınmış müzik hocalarından armoni, kontrapunto ve  füg dersleri aldı. On altı yaşında ilk  bestesini yaptı (1922). Bir yandan sahneye çıkıp konserler verirken, bir yandan da ortaöğrenimini sürdürdü. İstanbul Sultanîsi’ni bitirdikten sonra mimarlık öğrenimine başladı. Ama burayı bitirmeden Viyana’ya gitti ve batı müziğine yönelerek Viyana Devlet Müzik Akademisi’nin Kompozisyon (Bestecilik) Bölümü’nü bitirdi (1929). Aynı yerde orkestra şefliğine çalıştı ve 1932’de bu bölümü de bitirince yurda döndü. İstanbul Şehir Tiyatrolarında orkestra şefi oldu. 1936′-da Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrasında şef yardımcısı olarak görev aldı, 1946’da şef oldu. 1952’de bu görevden ayrılarak birkaç yıl konservatuvarda armoni ve orkestralama dersleri verdi. 1955-1964 arasında yurt dışında yaşadı; Viyana, Stuttgart ve Münih’te konuk şef olarak orkestralar yönetti. Aynı işi Türkiye’de de yapmaktadır.

Alnar ve Türk Müziği
Türk Beşleri diye anılan Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit  Alnar, Ulvi Cemal Erkin, Ahmet Adnan Saygun ve Necil Kazım Akses arasında teksesli Türk müziğinden gelen tek besteci H. F. Alnar’dır. Daha on üç-on dört yaşlarındayken kanun çalmaktaki ustalığı dillere destandı. Alnar batı müziğine yöneldikten sonra eserlerinde ezgi ve ritim açısından Türk müziğinden geniş ölçüde yararlandı. Bununla birlikte, türkü çokseslendirmeleri ve bir kanun konçertosu dışında eserlerinde yerli çalgılara yer vermedi, batı müziği kalıplarından ayrılmadı. Geniş müzik kültürü ve ilginç yorumlarıyla Hasan Ferit Alnar hem bestecilikte, hem orkestra yöneticiliğinde başarı göstermiş seçkin bir müzikçidir. (Kaynak: Mavi Nota)


6.3. İLHAN BARAN
(Şavşat/Artvin 10 Temmuz 1934 - Ankara 27 Kasım 2016)

Türk entelektüalizminin seçkin bir kişiliğini temsil eden İlhan Baran, antik Anadolu uygarlığından günümüze değin uzanan ileri çizgiyi özgün bir değerlendirme süzgecinden geçirerek müziksel anlatım gereçlerini kökleriyle kavrayan çağdaş bir senteze yönelmiştir. O bir “Seçkici”dir; Oysa seçilmesi gerekeni tarihsel / insancıl köklerden çıkartmayı amaçlar. Antik Yunan modlarını yada geleneksel müziğimizin makamsal ve ritmik sistemlerini çağdaş bakışla yeniden ifadelendirir. Böylece bilinçle yaratılmış bir soyutlama katına ulaşır. “Üç Soyut Dans” , “Mavi Anadolu” , “Töresel Çeşitlemeler” gibi başlıklar, aslında yapıtlarının özünü belirten ipuçlarıdır.

Ankara’daki Atatürk Lisesinde öğrenim yaparken müzik öğretmeni Ziya Aydıntan’ın özendirmesiyle Ankara Devlet Konservatuarına giren BARAN, önce Fromme ile kontrbas çalışmış, bir yıl sonra kompozisyon bölümüne geçerek Adnan Saygun’un öğrencisi olmuştur. Bu dönemde Selçuk Gündemir ile piyano, Ruşen Ferit Kam ile geleneksel sanat müziği, Muzaffer Sarısözen ile halk müziği ve konservatuar dışında Kemal İlerici ile Türk Müziği Armonisi çalışmıştır. 1960’da kompozisyon bölümü ileri devreyi bitiren besteci, 1962’de devlet bursu ile Paris’e gönderilmiştir. Ecole Normale de Musique ‘de Henri Dutilleux’nun kompozisyon öğrencisi olarak öğrenim yapmış, okulu bitirdikten sonra Paris radyo-televizyonunda Maurice Ohana’nın yönetmekte olduğu somut müzik kurslarına katılmıştır. 

1965’de yurda dönen Baran, Ankara devlet Konservatuarında kompozisyon öğretmeni olmuş, yeni kuşak bestecilerimizin yetişmesinde öncü rol oynamıştır. Örneğin son kuşak bestecilerimizden Fazıl Say ve Muhiddin Dürrüoğlu Demiriz, O’nun öğrencisiydi.

İlhan BARAN’ın 1964 yılında Paris’te bestelediği “Üç Bagatel” geleneksel müziğimizin bir soyutlamasıdır. Yurda döndüğü yıllarda halk müziği gereçlerine eğilerek yazdığı üflemeliler beşlemesi için “Demet” adlı yapıtında, dörtlü armoni dizgisinden yararlanmıştır. 1975 yılında bestelediği keman, viyolonsel ve piyano için “düşünümler” i , kendisi “bir çeşit psikolojik atmosfer” olarak niteler. 1980’li yıllarda tamamladığı orkestra yapıtı “töresel çeşitlemeler” üç notalık bir çekirdek üzerine (re, do diyez, si bemol) kurulmuştur. 10 bölümden oluşan yapıt boyunca bu çekirdek değişik açılımlara girer, zaman zaman atonal yada amodal paleti içerir; orkestra gurupları daha çok birere renk ve atmosfer öğesi olarak kalır. BARAN’ın bu yapıtı henüz seslendirilmemiştir.

İlhan BARAN’ın müziği üzerine bestecimiz ve müzik tarihçimiz Ertuğrul Oğuz Fırat’ın değerlendirmesi özetle şöyledir:”Baran’ın sayısı az olan yapıtlarının her birinde, bir öncekine oranla ezgisel soyutlamayı geliştiren, olağan üstü bir titizlikle hazırlandığı hemen belli olan, tartısal özlenmeye doğru çarpıcı bir yöneliş görülür. Çağdaş müziğimizin gelişme çizgisinde önemli bir yükselişi belirleyen Baran’ın, gelecek kuşakları hazırlanmasında çok sağlam bir basamağı oluşturduğu açıkça görülmesi gereken bir noktadır.”

Bestecimizin bütün yapıtları basılmıştır. Yapıtlarının hakları kendisine aittir. (Kaynak: Mavi Nota)


6.4. MİTHAT FENMEN
(İstanbul 24 Ocak 1916 - İstanbul 19 Ekim 1982)

Türkiye’de çoksesli müzik yaşamının gelişmesi yönünde önemli katkılar getirmiş olan besteci, piyanist, piyano öğretmeni, müzik yazarı, ve müzik yayıncısı Fenmen, müziksever bir ailenin çocuğu olarak 9 yaşında piyanoya başlamıştır. Mühendis olan babası flüt, amcası piyano ve keman, annesi piyano çalardı.

1929 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda Cemal Reşit Rey’in öğrencisi olan genç besteci, 1935 yılında liseyi bitirdikten sonra Paris’e giderek Ecole Normale de Musique’te öğrenim yapmış, Alfred Cartot ile piyano, Nadia Bolulanger ile armoni ve kompozisyon çalışmıştır. Konservatuvarı bitirdikten sonra, Almanya’ya giderek Münih Devlet Konservatuvarı’nın kompozisyon bölümünde Joseph Haas’ın öğrencisi olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın patlaması üzerine 1939 yılında yurda dönmüş ve Ankara Devlet Konservatuvarı’na piyano öğretmeni olarak atanmıştır. 1954 yılında İngiliz bale sanatçısı Beatrice Appleyard ile evlenen besteci, iki kez konservatuvar müdürlüğü yapmıştır.

Mithat Fenmen, bir virtüöz olarak Avrupa’da resital ve konserler vermiş, Türkiye’ye gelen ünlü müzikçilere de eşlik etmiştir. Piyano edebiyatının başlıca yapıtlarını Türkiye’de ilk seslendiren üretici kimliğiyle de tanınmıştır. Ülkemizde "ilk seslendirme" kapsamında oda müziği yapıtlarına da el atmış, kurduğu oda müziği topluluklarıyla bu alandaki başlıca yapıtların yorumlanmasını sağlamıştır. 43 yıl boyunca piyano öğretmenliği yapan Fenmen, üstün yetenekli çocukların keşfedilmesi yolunda öncülük etmiştir. Müziğe başlattığı öğrencileri arasında İdil Biret, Pekinel Kardeşler, Gülsin Onay ve Fazıl Say vardır.

1951 - 1954 ve 1970 - 1973 yılları arasında Ankara Devlet Konservatuvarı müdürü olarak görev yapan besteci, 1973- 1975 yılları arasında Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün üstlenmiştir.

Fenmen, besteciliğe gençlik yıllarında başlamıştır. 16 yaşındayken bestelediği bir "vals", ölümünden sonra bulunmuş, son öğrencisi Fazıl Say tarafından seslendirilmiştir. Paris ve Münih’teki kompozisyon öğreniminin getirdiği geniş açılımla yapıtlarında yerel renklere yönelmemiş, yeni müzik tekniklerini yumuşak bir anlayışla kullanarak derinlikler araştırmıştır.

"Piyanistin Kitabı" ve "Solfej" adlı kitaplarının yanı sıra, 1949- 1954 yılları arasında "Müzik Görüşleri" adlı aylık bir dergi yayınlayan Fenmen’in en önemli yapıtı kabul edilen piyano ve orkestra için Concertino’su, Ahmet Say belgeliğindedir. Yapıtlarının yayın ve seslendirme hakları ailesine aittir.

1971 yılında Devlet Sanatçılığı unvanı alana Mithat Fenmen, 19 Ekim 1982 tarihinde İstanbul'da vefat etti (Kaynak: Mavi Nota)

7. MAVİ ANADOLU ALBÜMÜNDEKİ ESERLERİN İNCELENMESİ
Piyanist Yeşim Gökalp'in inanılmaz boyuttaki titizliği albümü değerli kılarken, eserlerin notaları üzerinde Müzikolog Seyit Yöre ile birlikte yaptığı ve şekillendirdiği çalışmalar takdire şayandır ve önemlidir. Masa başında başlayan çalışmalar, kayıt sürecinin son anına kadar devam etmiş eserlerin stili, seslendirilmesi ve yorumlanması hakkında görüşmeler devam etmiştir.

7.1. NECİL KAZIM AKSES ESERLERİ
Türk Beşlerinin bir üyesi olan Necil Kazım Akses'in albümde yer alan ve dünyada ilk kez seslendirilen Türkische İnvantion (Türk Envansiyonu) adlı eseri, onun gençlik dönemi eserlerinden olup yurt dışında öğrenci olduğu sıralarda bestelenmiştir. Albümde 5. Track'de yer alan eser, modal yapısı makam çekildeği üzerine GTSM ritmi Müssemen ile yazılmış bir eserdir. 

Bilindiği üzere Müsemmen, edebiyatta sekizer mısralık (dize) kıtalardan oluşan şiirlere denir. Müzik te ise Müsemmen sekiz zamanlı bir usüldür. GTSM'de 8/8 zamanlı mertebesi vardır ve GTSM'de Şarkı, türkü, oyun havası ve ilahi gibi formlarda çokça kullanılmıştır. 

7.2. HASAN FERİT ALNAR ESERLERİ
Çağdaş Türk Sanat Müziği bestecileri içinde GTSM formuna en hakim besteci olarak tanınan Hasan Ferit Alnar'ın albümde 4. Track'de yer alan, 1927 yılında bestelediği Scherzino eseri, Alnar'ın kendine özgü bir eseridir. Bilinenin aksine Alnar'ın elinde 10 zamanlı ritmik yapı ile yeniden yazılan eserin GTSM'deki 10 zamanlı usüllerle doğrudan ilgisi de yoktur, Eserde Alnar kendine özgü bestecilik anlayışını kullanarak GTSM'de kullanılan üç makam çekirdeğini birbirine geçki yaparak kullanmıştır. Bestecinin 1935'de bestelediği Sekiz Piyano Parçası adlı eserleri yine kendi beste yazma tekniğine özgü olarak GTSM makam çekirdeği ve ritm formları ile birbirine adeta bir süit gibi düşünebileceğimiz tekniklerle bağlanarak bestelenmiştir.

7.2.1. TAKSİM
Hasan Ferid Alnar'ın  Sekiz Piyano Parçası adlı eserlerinin içinde yer alan taksim (albümde 14. Track), GTSM makam çekirdeği ve ritm formları içinde önemlidir ve Piyanist Yeşim Gökalp'in eşsiz yorumu ve yer yer yaptığı soyutlamaları ile değer kazanıyor.


7.3. İLHAN BARAN ESERLERİ
Albümde çalan Piyanist Yeşim Gökalp'in de hocası olan İlhan Baran'ın albümde seslendirilen eserleri incelendiğinde 1., 2. ve 3. Track'de yer alan Üç Bagatel GTSM'nin makamsal ve ritmik yapısının Baran'ın kendine özgü beste yazma tekniği içinde soyutlaranak harmanlamansıdır. Üç bölümlü eser olması bilinenin aksine Baran'ın kedine özgü tekniği ile birbiri ardına bağlantılı tek eser gibi seslendirilmesine rağmen, çalınırken belli olmayan bölümler arası belirsizlik Baran'ın beste üzerinde gerçekleştirdiği soyutlamanın bir ürünüdür. 

İlhan Baran'ın 1963'de bestelediği, albümde 6.,7. ve 8. Track'lerde yer alan İki Sesli Sonatina adlı eseri albümdeki ikinci piyano eseri olup, yine bu eserinde de kendine özgü soyutlamalar görülür. Bu soyutlamalar bestecinin duyuş ve duygu bütünlüğünü bestede tam anlamıyla yansıtılabilmesi açısından eseri seslendiren piyanist için önemli bir sınavdır. 

İlhan Baran'ın bu albümde yer alan üçüncü piyano eseri, albümde 19., 20., 21., 22., 23., 24., 25., 26. ve 27. Track'lerde yer alan 1956 yılında bestelemiş olduğu Küçük Süit atlı eseridir. Bu eserde Anadolu Halk Ezgilerinin mod ve ritimlerini Baran'ın Geleneksel Halk Müziği (GHM)'ne öykünen ancak üçü doğrudan alıntılanmış, piyano vurmalı çalgı olarak düşünülmüş, Geleneksel Halk Müziğinden doğrudan alınan ezgilerin akorlar vasıtası ile yabancılaştırılarak yeniden yazılmasıyla bestelenmiş çağdaş bir yapıttır. 

Küçük Süitteki tüm eserlerin ruhu geleneksel aksak ritmlerdir.

7.4. MİTHAT FENMEN ESERLERİ
Mithat Fenmen'in albümde ilk kez seslendirilen, 1939 yılında bestelediği ve albümde 17. ve 18. Track'lerde yer alan Piyano İçin İki Parça Köyden Geçerken No:1 ve No:2 eseri Anadolu Halk Müziği ezgi yapısını üzerinde taşıyan Türkiyenin Çağdaş Çok Sesli Türk Sanat Müziği hedefini amaçlayan önemli bir yapıttır. Eser, Anadolu'nun pastoral köy havasını geleneksel halk müziği ritimleri ile anlatan bir duyguyu betimlemiştir.

8. ALBÜMÜN KAYIT SÜRECİ
Albümü dinlerken ilk dikkatimi çeken şeylerden birisi de, son derece temiz bir kayda sahip olmasıydı. Sevgili Yeşim Gökalp'in titiz ve temiz çalış üslubu, albümü kaydeden ses mühendisi Pieter Snapper'ın işini çok kolaylaştırmış olmalı ki, pırıl pırıl temizlikte bir kayıtla dinliyorsunuz Mavi Anadolu albümünü. 

Tabii piyano tınılarının bu denli iyi işitilmesindeki Edit meselesi de önemli. Yukarıda dediğim gibi Yeşim Gökalp'in son derece titiz ve temiz üslubu, kaydın çok sayıda edit yapılmadan bir ya da iki kere de yekpare olarak kaydedilmesinden kaynaklanıyor olmalı.

9. SONUÇ
Atatürk'ün müzik devriminin GTSM'ye bir darbe olarak algılanması ve çok sesli tek sesli meselesi üzerine yıllarca devam eden hizibin üzerine İlhan Baran'ın yaptığı şu açıklama çok önemlidir ve değerlidir: "Sakın zebra ile zürafayı karşılaştırmaya kalkışmayın, ikisinin de özelliklerini analiz edin, biri uzun boylu diye daha iyi değil, öbürü hızlı koşuyor diye daha iyi değil, araştırın" 

Yeşim Gökalp'in bu albümü İlhan Baran'ın bu telkinine de yanıt veriyor. Çalışacaksın ve araştıracaksın, ortaya çıkaracaksın, dinleyiciye sunacaksın. Bu albüm ile bu çalışma ortaya çıkmasaydı, bu eserleri kimbilir ne zaman dinleme imkanımız olacaktı? Belki de hiç olmayacaktı? 

TC Kalkınma Bakanlığı, Sevda & Cenap And Müzik Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü'nün maddi katkılarıyla A.K Müzik tarafından yayımlanan Mavi Anadolu (blue anatolia) albümü 17 Mayıs 2017 tarihinde yayımlandı. Yurt dışında yayımlanmış olsaydı hakettiği ortalama satış fiyatı 20 Euro yani 80 TL olacakken Türkiye şartlarında 17.50 TL'den satışa sunulmuştur.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası solist sanatçısı Yeşim Gökalp'in el emeği beyin nuru tamamen bizden olan, bizden bir dünyayı anlatan, bizden tınıları çağdaş normlarla değerlendirip dünyaya haykıran, kartonetinde World Premiere recordings (yapıtların dünyada ilk kaydı) yazan 58 dakika 26 saniye süreli Mavi Anadolu (blue anatolia) adlı albümü, Ata'nın çizdiği müzik devrimi yolundan hareketle Anadolu'yu yaşayan ruhumuza bir mektup gönderiyor.

O mektup öyle bir mektup ki, Ata'nın 1926'da Sarayburnu'nda dinlediği bir GTSM konserinden sonra sinirlenip, "Gidelim, bu musiki bizim heyecanımızı ifade etmekten uzaktır" sözünde ifade ettiği heyecanını taşıyan ve yaşatan ve yaşayan bir mektuptur.

Necil Kazım Akses'e, Hasan Ferit Alnar'a, İlhan Baran'a ve Mithat Fenme'e vefa duygusuyla.

Elinize, emeğinize, tuşenize sağlık Sevgili Yeşim Gökalp, Anadolu yollarında yolunuz açık olsun!


10. EKLER

10.1. Piyanist Yeşim Gökalp (Fotoğraf Yeşim Gökalp'ten alınmıştır)
10.2. Mavi Anadolu Albümü
10.3. Necil Kazım ve Hasan Ferid Beyler Viyana'daki öğrencilik yıllarında hocaları Joseph Marx ile. (Soldan sağa) Necil Kazim Akses, Joseph Marx, Hasan Ferid Alnar, Friedrich (Ford) Statzer. Viyana 1931 Fotoğraf: Akses Ailesi Arşivi 




KAYNAKLAR:
Yeşim Gökalp Mavi Anadolu Albümü A&K Müzik Mart 2017
Müfit Semih Baylan'ın Yeşim Gökalp ile yaptığı söyleşi (Chopin Radyo)
Necil Kazım Akses resmi internet sitesi
Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi
Mavi Nota e-Müzik Gazetesi
MSB Arşivi
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017