Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1730




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 34 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Müzikli dostluk mesajları - 13.07.2010



İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Anadolu Kültür ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleşecek konserde, Türkiye ve Ermenistan ezgilerinin yanı sıra ortak birleştirici güç olarak gördükleri Beethoven ve Bizet’den de eserler çalacaklar. Orkestranın basına açık olarak yapılan provasında biraraya geldiğimiz Nvart Andressian ve Cem Mansur ile proje üzerine konuştuk.

İki ülke birbirini tanımalı

Projenin fikir öncüsü şef Nvart Andressian. İstanbul doğumlu olan Andressian 15 yaşında Türkiye’den ayrılmış fakat bağlarını hiç koparmamış. Orkestranın filizleniş öyküsünü şöyle anlattı: “Geçen yıl Türkiye’ye geldiğimde Ermenistan protokolü konuşuluyordu. Ben bu sürece nasıl katkı sağlayabilirim diye düşünmeye başladım. Türkiye ve Ermenistan arasında birleştirici bir şey yapmak istedim. Bu fikrimi Osman Kavala’ya açtım. Kavala ‘daha kuvvetli’ bir şey yapmalıyız dedi. Daha sonra beni Cem Mansur’la tanıştırdı. Cem burada Uluslararası Gençlik Orkestrası için zaten seçmeler yapıyordu. Ben de Ermenistan’da seçme yapmaya başladım. Sonuç olarak seviyeleri birbirine yakın 65 kişiyi biraraya getirebildik. Birbirlerine çok kolay uyum sağladılar. Biz de kaynaşmaları için oturum sırasını bir Ermeni bir Türk düzenledik. Düz olarak da çarpraz olarak da bakarsanız hep aynı şeyi görürsünüz bir Türk ve bir Ermeni. Bize göre iki ülkenin birbirini tanıması çok önemli. Irk, dil, din farkı gözetmeksizin, ülke olarak birbirini tanımalı. Farklılıklarını görmeli ve anlayış göstermeli, öyle kabul etmeli asıl istediğim bu. Burada bu gençler aynı dili konuşuyor. Müziğin dilini.” Andressian parça seçimlerinde her iki ülkenin ezgilerinin yanı sıra, daha birleştirici ve evrensel bir dil yaratması açısından Batı ezgilerini de tercih ettiklerini dile getirdi. Orkestra, Ulvi Cemal Erkin ve Aram Haçaturyan’ın eserlerinin yanı sıra Beethoven ve Bizet’nin eserlerini de seslendirecekler.

Müziğin bileştirici yanı

Cem Mansur ise orkestranın burada siyasi bir amacı olmadığını, orkestra yoluyla barış gelmesini istemenin çok sığ bir bakış açısı olduğunu, burada toplanan bu gençlerin ortak bir dili paylaştıklarını söyledi. Hep ayrılıkların konuşulduğunu belirten Mansur, müzik yoluyla kurulan ilişkide din, dil, ırk ayrımı yapılamayacağını, müziğin birleştirici bir yanı olduğunu. Aynı anda Beethoven çalan iki kişinin birbirlerini aşağılaması, hâkir görmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Orkestra’dan konuştuğumuz genç sanatçılar Viyola Ecem Akkuş, Solist ve Kemancı Hande Küden ve Deniz İbrahimoğlu ise müziğin evrensel bir dil olduğunu, çok güzel bir deneyim yaşadıklarını söylediler. Ermeni gençlerden diğer bir solist Avetik Gevorkiyan ise Ermenilerden çok, Türk arkadaşları olduğunu, birlikte sadece müzik yapmadıklarını, top oynadıklarını, spor yaptıklarını da söyledi. Projenin kendisi için biraz zor olduğunu fakat bunun için çok çalıştığını sözlerine ekledi.

Esra Karataş

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019