Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 39 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Mersin'de savaş karşıtları barış için zamanı durdurdu - 22.07.2010



Mersin'de, kendilerini 'Sanatçı inisiyatifi' olarak adlandıran aralarında tiyatro sanatçıları ile müzisyenlerin bulunduğu bir grup, dünyada yaşanan savaşları, 'Barış için 5 dakika hayatı durdurma' eylemi ile protesto etti.

Büyükşehir Belediyesi önünde gerçekleştirilen eylem, ilginç görüntülere sahne oldu. Eylem öncesi grup içindeki bazı sanatçılar cadde üzerinde gitar çalıp barış şarkıları söyledi. Yoldan geçenlerin ilgiyle izlediği eylem, asker kıyafeti giyen tiyatro sanatçısı Erhan Sönmez'in düdüğü ile başladı. Çalınan düdükle birlikte cadde üzerinde sağa sola dağılan grup üyeleri, ellerindeki çeşitli müzik enstrümanları ile birlikte hareketsiz halde beklemeye başladı. 5 dakika süren hareketsiz bekleyiş sırasında Erhan Sönmez, dünyada yaşanan savaşın acılarını anlatan ve barışa duyulan özlemi ifade eden bir konuşma yaptı. Grubun hareketsiz bekleyişi, Sönmez'in çaldığı ikinci düdükle sona erdi. Çalan düdükle birlikte 'barış' sloganları atıldı. Grup adına bir açıklama yapan Soner Küçükergüler, bu eylemin yapıldığı şu dakikada dünyanın bir çok bölgesinde insanların savaşta öldüğüne, bir çok ülkede yeni ölümcül silahlar ve bombalar üretildiğine dikkat çekti. Tarihi tekerrüre sabitleyen ve başka bir varoluş biçimini mümkün kılmayan ülkelerin, insan kanıyla beslenen savaş makinelerini her geçen gün daha çok geliştirmekle meşgul olduğunu belirten Küçükergüler, "Bu makinelerin varlık nedeni yok etme ilkesidir. Öldürerek, yok ederek kendi varlık nedenini meşrulaştıran savaş makineleri, meşruiyetlerini korumak ve savunmak uğruna hiç durmadan yeni düşmanlar üretir. Her şeyi, hastalık, yaşam tarzı, savaş, toplumsal bellek ve aşkı bile üretilebilir zemine kaydıran hakim iktisat ve onun yılmaz savunucuları, sürekli bir şekilde yeni tehdit unsurları üreterek korkuyu bir kültür haline getirmeye çalışırlar. Artık bir korku kültürüne sahip olan toplum ise gerek savaşı gerek savaş makinesini gerekli ve hatta hayati bir olgu olarak algılar ve savunur" dedi.

Kendilerinin, sistem tarafından üretilmiş ağların kapsamı dışında kalmayı seçtiklerini, ülkemiz ve dünyada yaşanan bu paronayayı sona erdirmek istediklerini ifade eden Küçükergüler, şunları söyledi: "Tam şu anda, içinde bulunduğumuz zamanın ve koşullarının hangimizin tercihi olduğunu söyleyebilecek birileri var mı? Elbette yok. Çünkü bu zamanı ve koşullarını biz yaratmadık. Üretilip önümüze konan bir zamanı ve onun koşullarını yaşamaya mahkûm edildik. Bu nedenle bugün burada, kendi seçimimiz olmayan zamanı ve onun koşullarını 5 dakikalığına da olsa durdurmak için toplandık ve bunu başardık, zamanı kısa devreye uğrattık. Umuyoruz ki, bu kısa devre bir virüs salgını gibi sistem tarafından üretilmiş bağlamları çökertir.

Kent haber
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019