Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1730




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 60 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

"12 Eylül'de halk oylamasında 'Hayır' diyeceğiz!" - 31.07.2010



AKP 'nin önerisi ile TBMM’de kabul edilmiş olan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunun, iptali istemi ile 111 Milletvekilinin, Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru, nitelikli oy sağlanamadığı için reddedildi. Bu kararla, Anayasa Mahkemesi, kendi geleceğinin vesayet altına alınmasına da izin vermiş oldu. Biz bu hukuksuzluğa “Hayır” oylarımızla karşı duracağız.

ŞİMDİ, KENDİ GÜCÜMÜZE GÜVENME ZAMANIDIR

Kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması, adaletin sağlanması ve demokrasinin korunması için Anayasa Mahkemesi, hepimiz adına hukuka uygun bir karar verebilirdi. Ne yazık ki bu olmadı.

Şimdi kendi gücümüze güvenme zamanıdır. 12 Eylül 2010 günü referandum için sandık başına gideceğiz. Oyumuz  “Hayır” olacak. Çünkü bu değişiklikler, bizim sorunlarımızı çözmüyor. Aksine hak ve özgürlükler, iktidarda bulunanların keyiflerine bırakılıyor. Demokrasinin harcı olan adalet, vesayet altına alınıyor. Kuvvetler ayrılığı ilkesi yok ediliyor. Çoğulculuk değil, çoğunlukçuluk yönetime hâkim oluyor.  Demokrasi yerine, mutlakıyete gidiyoruz. Bu değişiklikler, halkın değil, iktidarda olanların çıkarınadır.

DEĞİŞİKLİK PAKETİ HAZIRLANIRKEN FİKRİMİZ ALINMADI

Anayasalar, bir ülkede yaşayan tüm yurttaşların ortak yaşama koşullarını düzenleyen metinlerdir. Bu nedenle, demokratik bir anayasa, toplumun tüm kesimlerinin görüş ve önerileri dikkate alınarak hazırlanır. İktidar, kendisi için ve kendi çıkarları için değişiklik önermiş ve yine kendi kendine, meclisteki çoğunluğuna dayanarak bu değişiklikleri Meclisten geçirmiştir. Bizim istemlerimize yanıt vermeyen bu değişikliklere Tabii ki “hayır” diyeceğiz.

DEĞİŞİKLİK, YARGIYI İKTİDARIN EMRİNE VERİYOR  

Yönetenlerle, yönetilenler, adil ve eşit bir yaşam için kabul ettikleri anayasaya uymak zorundadırlar. Bu kurallara uymayanları yargılayacak olan yasalar, anayasa esas alınarak hazırlanır. Yasaları uygulayanlar, mahkemeler kanalı ile yargıçlardır. Yönetenleri de yönetilenleri de onlar yargılar. Yargı, demokrasinin en önemli dayanağıdır. Yargı, yönetenlerden bağımsız değilse, onları denetleyemez ve yargılayamaz. Yurttaşların hakkının korunması ise olanaksız hale gelir.

ADALET TERAZİSİNİN İKİ KEFESİNE DE İKTİDAR YERLEŞİYOR

Bugün, Anayasa değişikliğine en çok hukukçular ve hukuk örgütleri itiraz ediyorlar.  Çünkü HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısı değişiyor. Onlar bu değişikliğe niçin itiraz ediyorlar? Değişiklikle maaşları mı azalacaktır? Maddi kayıpları mı olacaktır? Onlar, vicdanları, iktidar eliyle etki altında bırakılmasın istiyorlar. Halkın, adalete, bağımsız ve yansız yargıç ve savcılar eliyle ulaşmasını istiyorlar. Çünkü değişiklik, bu iki kurula, iktidarda olanların atayacağı kişileri hâkim kılıyor. Bugün hukukçular, HSYK’da Adalet Bakanı’nın başkanlık etmesini bağımsızlığı zedeleyici bir durum olarak görürken gelen değişiklikle bakan da yerini korumaya devam ediyor. Yetkileri daha da artıyor. Ozan idarenin emrindeki mahkemeleri şu beyitle tanımlar:

“Kadı ola davacı, Muhzır dahi Şahit,
 Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet?”

Hepimiz, haklarımız ve özgürlüklerimiz için mahkeme kapısına gidebiliriz. İdareyle sorun yaşayabiliriz. Arsamız haksız kamulaştırılabilir. İşlemediğimiz bir suçla itham edilebiliriz. Bizim sorunumuzu çözecek hâkimin terazisinin bir kefesinde hukuk, bir kefesinde vicdanı olsun istemez miyiz? Adalet bu değil midir? Adaleti dağıtan adil olmak zorundadır. İktidarda olanın ya da güçlü olanın yanında olan bir hukuk, halka hizmet edebilir mi? Siyasetin emrindeki hukuk adil olamaz.

DEĞİŞİKLİK, EMEKÇİNİN HAK ARAMA YOLLARINI TIKIYOR

Anayasa değişikliği; işsizlik, yoksulluk, sosyal güvenlik, terör gibi başat sorunlarımıza çare üretmiyor. Aksine Kamuda çalışanlara, “Toplu Sözleşme” adı altında “Toplu kontrol” uygulaması getiriyor. Toplu sözleşme sırasında uyuşmazlık çıkması hâlinde taraflar, “Kamu Görevlileri Hakem Kurulu”na başvuracaklar. Bu kurulun kararı da kesin ve toplu sözleşme hükmündedir. Kurul, iktidar tarafından atanıyor. Verilecek kararların yansız olması mümkün mü? Bu kurulun kararlarına karşı dava da açılamıyor. Yargı denetimi ve hak arama yolu kamu çalışanları için hak olmaktan çıkıyor. Daha önemlisi, daha önce Anayasa’da var olan sendikaların, üyeleri adına dava açma hakları da ortadan kaldırılıyor. Bu değişiklik kamu emekçilerinin yararına değildir. Böylece emekçi üretimden gelen gücünü kullanamayacak, iktidar karşısında savunmasız kalacaktır.

KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK ADIYLA EŞİTSİZLİK GELİYOR

Başlığı “eşitlik” olan Anayasa’nın 10. maddesinde “pozitif ayırımcılık” cilası ile yurttaşlar korunacak zavallı kişiler olarak niteliyor. Değişiklik tartışmaları sırasında kadınlar için yaptıkları bu hatayı şimdi de engelli yurttaşlar için yapıyorlar. Vesayet iliklerine dek işlemiş. Onlar, gerçek eşitliğin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Engelli yurttaşlar, korunmayı değil, eşit yurttaş olmayı istiyorlar. İstedikleri sadaka değil, iştir.

Bugün hepimizin en temel sorunu, işsizlik, yoksulluk ve terördür. Bunların nedeni de dışa bağımlılık, özelleştirmeler ve yolsuzluklardır. Oysa Anayasa değişikliği siyasi partilerde lider sultasını kaldırmıyor Milli İradeyi Meclis’e tam yansıtacak barajı düşürmüyor.

Dokunulmazlıkları kaldırmayarak, yolsuzluk yapanları korumaya devam ediyor. İktidarda bulunanlar, bu sorunlar  yerine neden yargıçların, savcıların peşindeler? Yoksa kendilerini yargılayacak olanları, kendi emirlerine mi almak istiyorlar? Görünen köy kılavuz istemiyor. İktidar, kendini güvenceye almak, keyfi yönetimini, yargı denetiminden uzak sürdürmek istiyor.

12 EYLÜL’DE; YENİ 12 EYLÜLLERE HAYIR!

Halkız, görüyoruz ve biliyoruz. Tehlikenin farkındayız. Aklımız ve yüreğimiz, adı halk oylaması olan sandık başında bize “HAYIR” demeyi öğütlüyor. Bir darbe tarihi olan 12 Eylül’de bu partizanlığa son vereceğiz. 12 Eylül’de  “Yeni 12 Eylüllere Hayır!” diyeceğiz.

HALK OYLAMASI NEDEN YAPILIYOR?

● HALKIN  SORUNLARINI  DEĞİL, İKTİDARIN SORUNLARINI  ÇÖZMEK İÇİN;  
● İKTİDAR PARTİSİ VE MİLLETVEKİLLERİ KORUMA  ALTINA  ALMAK VE DOKUNULMAZLARA  HİÇ DOKUNAMAMAK İÇİN;.
● BAĞIMSIZ YARGININ  YERİNE İKTİDARA BAĞIMLI PARTİ YARGISI YARATMAK İÇİN YAPILIYOR.

BU PAKET,

● HALKI DAHA ÖZGÜR KILMAYACAK,X
● HALKIN ADALETE ERİŞİMİNİ HIZLANDIRMAYACAK,X
● DAVA SÜREÇLERİNİ KISALTMAYACAK,
● YARGIYI  SİYASETİN HİZMETİNE SOKACAK
● İŞSİZLİK, YOKSULLUK,YOLSUZLUK, GELİR DAĞILIMINDAKİ  ADALETSİZLİK SON BULMAYACAK,
● EMEKÇİLERİMİZ, AÇLIK SINIRINDE YAŞAMAYA, İŞSİZLERİMİZ SADAKAYA MUHTAÇ OLMAYA, HALKIMIZ  DÜNYANIN EN PAHALI YAKITINI ALMAYA, EN PAHALI ETİNİ YEMEYE DEVAM EDECEK,


CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ
ENGELLİLER KONFEDERASYONU
ALEVİ KADINLAR BİRLİĞİ
ANKARA KADIN RESSAMLAR DERNEĞİ
ATATÜRK ÇİZGİSİ PLATFORMU
ANKARA KIZ LİSESİ MEZUNLARI DERNEĞİ
CUMHURİYET OKURLARI (ANKARA)
ÇAĞDAŞ KİMYA MÜHENDİSLERİ HAREKETİ
ÇAĞDAŞ DEMOKRAT ELEKTRİK MÜH.
G.Ü. ÖĞRETİM ÜYELERİ DERNEĞİ
HACIBEKTAŞ KÜLTÜR DERNEĞİ
KADIN ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ
KADINLAR BİRLİĞİ VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
MÜZİK EĞİTİMCİLERİ DERNEĞİ (MÜZED)
NÜSHED
TGB
TÜM ÖĞR.ÜYELERİ DERNEĞİ
TÜRK MÜHENDİSLER BİRLİĞİ DERNEĞİ
ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ
ULUSAL SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BİRLİĞİ (İSTANBUL)
YEREL YÖNETİMLER DERNEĞİ
YEREL-İŞ
14 NİSAN ÇAĞDAŞ MÜH. HAREKETİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019