Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1737




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 31 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Mersin Müzisyenler Platformu'nun Sarp Öztürk'ün öldürülmesiyle ilgili basın açıklaması - 21.12.2010



Bilindiği gibi Mersin’li müzisyen Sarp Öztürk, bir şarkı isteği meselesinden öldürüldü. Berbat bir olay, tüylerimiz henüz tenimize temas etmedi, hala ayakta. İnsan, önce idrak etmekte zorlanıyor, böyle bir birikim, böyle ucuzca kayıp gidebilir mi?

Hepimiz çok sinirliyiz, bazen kime kızaca
ğını da şaşırıyor insan. Ateşin düşğü yeri anlamaksa zor…

Bar, kafe vb. yerlerde müzik icra edenler iyi bilirler ki, bu aslında münferit bir olay de
ğil. Daha önce de buna benzer olaylar oldu. Böyle giderse de devam edecek. Ufak tefek bir tartışma sonucu müzisyenin ‘topuğuna sıkılanlar’ mı ararsın, Kürtçe şarkılar çaldığı için dövülen ya da uyarılanları mı ararsın, silah çekilip tehdit edilen mi, taciz edilen mi? Hepsi var. Öte yandan birileri, bu olayları etnik bir zemine taşıma; “Kürtçe şarkı söylemediği için öldürüldü” şiarıyla yaraları kaşımaya niyetleniyor. Oysa mesele Kürtçe şarkı meselesi değil. Kürtçe çalsan da öldürülebilirsin, Kürtçe çalmasan da. Olayı etnik bir zemine çekmeye çalışanlar, kendi çürüklüklerini meşrulaşması gayretindeler.

Mesele mafyala
şma, kabadayılaşma, magandalaşma… Öte taraftan da bar ve kafe benzeri eğlence yerlerinde çalışanların olumsuz çalışma durumları ve işletmecilerin çalışanlara gerekli değeri vermemesi; “Önüm, arkam, sağım, solum para” mantığıyla hareket etmesi. Çalışanlarını olumsuzluklara karşı savunmak yerine, zengin magandanın gönlünü hoş tutmak için ‘el pençe divan’ olanlar da bu olayın suçlusu, hiç değilse izleyicisidir.

Fakat bu olay, i
şletmecilerin de kâbusu olmaya adaydır. Eğlenmek için gidilen mekânda silahlı-külahlı birilerinin olması, insanların eğlence yerlerine karşı güvensizliğini yaratacaktır.

Nereye elini atsan mafyasıyla kar
şılaşıyorsun. Her işletmenin bir ‘koruyucu’ mafyası var. Koruma haracını da günü gününe alıyor! İlköğretimdeki çocuklar bile mafyacılık oynuyor. Temas ettikleri her alanı kendi lehlerine düzensizleştirebiliyorlar. Devlet bunlarla karşı karşıya gelmiyor, ayna kullanmıyor.

Bir taraftan da meclis, çıkardı
ğı yasayla (Teksas Yasası), silah taşıyabilme yaşını 18’e çekiyor, silahla gezmeyi kolaylaştırıyor! O zaman sanatçılar da hemen birer çelik zırh ve kalkan alsın! Yasayı çıkaranları da listeye ekleyelim, suçluların sayısı artıyor. Biz hiç kimsenin 2.sayfa haberlerinde, haberlerine malzeme olmasını istemiyoruz. Eklemek lazım, biz, hiç kimsenin aynı sayfalara bir katil olarak da malzeme olmasını istemiyoruz. Anne karnındaki iki bebekten birini katil, diğerini ölü yapan ‘silah tüccarı’ zihniyetin uzantılarını görüyoruz.

OLEY
İS kimin sendikası?

Otel Lokanta ve E
ğlence Yerleri İşçileri Sendikası (OLEYİS), bu iş kolunda çalışanların örgütü. Konuyla ilgilenirler ve hatta bu olay doğrudan onları ilgilendirir diye düşünüp, OLEYİS Doğu Akdeniz Bölge Temsilcisi Ali İhsan Artut’u aradık. “Tamam da canım kardeşim” kıvamında başlayan itiraz cümleleriyle bezenmiş bu konuşmanın özeti şu diyalog:

-          Bir bar müzisyeni arkada
şımız, Sarp Öztürk, istek şarkı çalmadığı için öldürüldü. Biz de buna karşı ‘ses’ çıkarmak istiyoruz. Siz sendika olarak nasıl katkı sunabilirsiniz?

-          Arkada
ş sendikalı mıydı?

-          Hayır. Zaten Mersin’deki hemen hiçbir müzisyen sendikalı de
ğil!

-          O zaman sendika olarak bir
şeyler yapamayız.

şünsenize, sendikanın, işçileri örgütleme niyeti yok! Hal böyle işte! Arkadaşı da suçlu listesine ekleyelim.

Bundan sonra öncelikle sanatçıların, bar, kafe gibi yerlerde çalı
şanların ve insanlık damarı körelmemiş herkesin bu konuda ‘ses’ çıkarması gerekiyor. Eğer ‘ses’ çıkarmıyorsak ‘suçlu’ kategorisine adımızı ekleyelim, başımız önde, sesimiz arkada yaşamaya devam edelim.

Hayır, biz öyle yapmadık. Dün (18 Aralık) Cemevi’nde Mersin’deki müzisyenler olarak yaptı
ğımız basın açıklamasından sonra, dün akşam eğlence yerlerinde çalışan müzisyenler bu olayla ilgili duyurular yaptı ve Sarp Öztürk’ün bir istek meselesi yüzünden öldürülmesine dikkat çekmek için dün akşamki programlarda hiçbir ‘istek’ kabul edilmedi.

Ve bugün burada Sarp Öztürk’ün öldürüldü
ğü yerde bir kez daha ‘ses’imizi çıkarıyoruz. Sesimiz yükselmeye devam ediyor. Daha yüksek sesle söylemek için, bu gece, eğlence yerlerinde çalışan müzisyenler çalışmayacak.

En ince duyguların dahi ifadesine olanak sa
ğlayan müzik, kulakla dinlenir. Hiç kimse müziksiz yaşamaz. Müzik rakıya meze, çaya şeker değil, kocaman bir dünyadır. Bunu kafalara kazımak, kazıtmak zorundayız. Daha fazla ‘ses’ daha fazla ‘ses’… Olanları kınıyor ve herkesi bu noktada duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Mersin Müzisyenler Platformu
 
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019