Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1707




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 23 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nden Basın Açıklaması - 03.01.2011



Müzik, kullandığı malzeme yönünden en soyut sanat olması sebebiyle toplumların bu kültüre ulaştıkları son sanat dalıdır. Gelişmiş toplumların ulaşş olduğu en son aşama olan müzik kültürü, o toplumun evrensel kültür ve uygarlık dünyasındaki yerini belirler. Bilinmelidir ki bu yeri belirleyen özellikler evrensel normlarda bestelenmiş olan sanat müziğidir. Pop müzik veya yerel müzikler değil. Bu noktada bilinmesi gereken en önemli gerçek şudur ki; toplumları sanat ve tarih sahnesinde temsil eden, bireyin içinde bulunduğu çevre değerleriyle yoğrularak kendisini ifade etmeye çalışğı, büyük tasarımlı, evrensel normlara uygun sanat eseri ile tüketime yönelik ticari kaygılarla yapılmış günün modasına uygun şarkı kültürünü ayırt edilmesi gerektiğidir.

Özellikle tarihçilerin bunu çok yakından bilmeleri gerekirken, sapla samanı birbirine karı
ştırdıkları gözlenmektedir.

Son zamanlarda özellikle Türk Müzik Devrimi’nin simgele
şmiş sanatçıları olan Cumhuriyetin ilk kuşak bestecileri, bazı etik dışı sıfatlara maruz kalmışlar, zaman zaman da yapıtları nedeniyle aşağılanmışlardır.

Dünyada ya
şayan her besteci teknik, dil ve üslup bakımından birbirinden ne kadar farklı müzikler besteliyor olsalar dahi üzerinde yaşadıkları topraklardan beslenirler. Bu bazen çok somut bir alıntı şeklinde, bazen de iyice soyutlanmış, stilize edilmiş ve gizlenmiş şekilde karşımıza çıkmaktadır. Türk Beşleri de kullandıkları teknikler ve üsluplar ne kadar birbirinden farklı olsalar dahi hep bu kaynaktan Türk Ulusunun öz kültürel kaynaklarından beslenmişler, evrensel sanat müziği dünyasına yapıtlar armağan etmişler, Türk ulusal ekolünü yaratma çabasına girmişlerdir.

Bu bestecilerin estetik de
ğerleri tartışılabilir. Ancak yarattıkları tartışılamaz. Nasıl ki Balakirev Rusya’da, Moniuszkco Polonya’da, Smetana Çek Cumhuriyeti’nde ulusal müziğin yaratılmasında öncü rolü oynamışlarsa, Saygun, Erkin de aynı rolü oynamışlardır ülkemiz için.

Tabiî ki yaratıcılık ve evrensel anlamda ekol olu
şturma on yıllara değil, yüzyıllara yayılan bir süreçtir. Rusya ulusal ekolünü, Glinka doğuncaya kadar yaşamış onlarca isimsiz besteci üzerine inşa etmiştir.

Bazı müzik otoritelerince 20. yüzyılın en büyük bestecilerinden birisi olarak gösterilen Saygun, yalnızca Ulusal Türk Müzik ekolünün temellerini atmı
ş olmakla bile böyle aşağılanmayı ve hakaret edilmeyi hak etmemektedir. Tabii tarihçi olsalar bile pop kültürü ile gerçek sanatsal tasarımın ayırımında olamayanların bunu görmesini beklemek yersizdir, en azından bilim adamı olarak, onlardan uzmanlık alanları olmayan konularda susmalarını beklemek gelecekte terbiye sınırlarını zorlayan bir haksızlık yapmalarını önleyecektir.

Şimdi ise bu konuyu bilenler, onlardan Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kazım Akses, Cemal Reşit Rey ve Hasan Ferit Alnar adına bir özür beklemektedirler.


Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlü
ğü
adına

Prof. Rengim GÖKMEN
Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmeni
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018