Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 63 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Gülsin Onay’ın Frankfurt’ta icra ettiği harika piyano resitali... - 12.10.2011



Ülkemizden  Almanya’ya iş gücü göçünün 50’nci yılı kutlamaları çerçevesinde, Frankfurt’a davet edilen ünlü piyanistimiz Gülsin Onay, Alte Opera binası Mozart Salonu’nda icra ettiği resitalle büyük beğeni topladı.

Sanatcı programına ba
şlamadan önce, Frankfurt Başkonsolosu Sayın İlhan Saygılı ve zarif eşi davetlileri fuayede karşıladılar. Davetliler salonda yerlerini aldıktan sonra, Başkonsolos gecenin anlamını belirten konuşmasını yaparken; organizasyona destek veren Gama Gurubuna ve gurubun Almanya temsilcisi Hakan Uysal’a da ayrıca teşekkür etti. Akabinde Gülsin Onay’ı programını icra etmek üzeresahneye davet etti.

Altmı
şbeş ülkede, dünyaca ünlü senfoni orkestralarıyla sahne almış olan Gülsin Onay, dinleyicilerini selâmladıktan sonra programını Ludwig van Beethoven’nin ‚‘Mondschein=Ayışığı‘‘ sonatı ile açtı.

İki bölüm halinde iki saat süren konserde sanatcı, Ludwig van Beethoven, Claude Debussy, Ahmed Adnan Saygun, Bela Bartok ve Franz Liszt’ten eserler sundu. vardı. Türkiye’yi salondaki Alman ve Türk dinleyiciler önünde fevkâlade temsil etti.  Piyanoyu çalarken,bestecinin vermek istediği duygu yüklü mesajları, parmaklarıyla dinleyicilere iletiyordu.

Müzi
ğin görevi, yansımaları davet etmek, duyguları uyandırmak, tepkileri tetiklemek, hafızaları canladırmak ve dinleyicilerin kâlplerine hitap etmektir. Konser sonunda kendi bedenimde  bütün bunları hissediyordum.

İki saat sonunda ayakta alkışlanırken; etrafa başarmış bir sanatcının gülücüklerini saçıyordu. Tahmin ediyorum ki, ülkesi için önemli bir tanıtım görevi yaptığının bilincinde olarak mutluydu. O, Türkiye’nin gururu olmayı en çok hak edenlerden biri olduğunu bir kez daha ıspatlamıştı.

Tarihten not:
Macar asıllı büyük piyanist ve kompozitör Franz Liszt’in Istanbul’da konser vermek arzusu olduğu müzik literatürüne girmiştir.Osmanlı Devleti’nin başkentinde konserler vermek için duyduğu büyük arzunun arkasında, başta Kossuth olmak üzere çok sayıda Macar milliyetçisine kucak açan Sultan Abdülmecid’e duyduğu sempatinin bulunduğu söylenir. İstanbul’a gelmek için ilk teşebbüsünü 1838 yılında yapan Liszt, bu arzusunu 1847 yılında gerçekleştirebilmiştir.Sultan Abdülmecid’e iki Parafraz Tanınmış parçaları başka ortamlara uyarlayarak düzenlemek) bestelemiştir.

Ayhan Azak
 
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019