Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1676




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 41 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Opera binası yok ama opera var o zaman umut da var - 05.04.2017



Müziğin içine doğdu. “Kulağın yok” denmesine rağmen ikinci denemesinde konservatuvara girmeyi başardı. 1981 doğumlu soprano Simge Büyükedes, bu tarihten 15 yıl sonra, geçen hafta, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi tenorlarından biri olan José Carreras’a jübile konserinde eşlik ediyordu. Üstelik beşinci kez. Büyükedes, Carreras’la sahnede olmayı, La Scala’dan hocası Leyla Gencer’i, Türkiyeli bir sanatçı olarak klasik müzik dünyasında var olmayı anlattı.

25 Mart Cumartesi akşamı, İstanbul Ülker Sports Arena’da bulunan  yaklaşık 6 bin izleyici, efsanevi ‘3 tenor’dan José Carreras’ın jübile konseri için toplanmıştı. Carreras’a sahnede Türkiyeli soprano Simge Büyükedes eşlik ediyordu. Olağanın dışında, beş kez bis yapan Carreras’ın Büyükedes ile birlikte söylediği ‘Amigos Para Siempre’ dakikalarca ayakta alkışlandı ve ünlü tenor İstanbul’a veda etti.

O akşam dinleyiciyi büyüleyen sadece Carreras’ın performansı değildi. Büyük tenorla 2011’deki ilk buluşmasının ardından beşinci kez sahne alan Simge Büyükedes de konserin başarısında payı olan iki kişiden biriydi. Elbette İstanbul Senfoni Orkestrası’nı ve orkestra şefliğini yapan Roberto Molinelli’yi de anmak gerekir.

Yaklaşık 10 yıldır İtalya’nın Milano kentinde yaşayan Simge Büyükedes ile konser sonrası İstanbul’da buluştuk. 2000 yılında “Kulağın yok” denerek Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı kapısından geri çevrilişi, genç soprano için artık geçmişte kalmış, eğlenceli bir anı. Verdiği röportajların ardından bu hikâye o kadar ünlü olmuş ki, hocaları arayıp “Yavrum, artık anlatmasan” demeye başlamışlar.

Küçükçekmece Atatürk Anadolu Meslek Lisesi’nde bilgisayar yazılımı ve donanımı okuyan Büyükedes, aslında müziğin içine doğdu. Dedesi, babası, amcası, kuzeni hep müzisyendi. Bugün, içindeki müzik tutkusuna rağmen Anadolu lisesinde bilgisayar eğitimi almasını, ‘iyi İngilizce öğrenmek’ amacıyla açıklıyor. Hatta sohbet sırasında, kendisiyle bir yıl boyunca farkında olmadan birlikte çalıştığımızı da öğreniyorum. Lise sonda, zorunlu stajını Hürriyet gazetesi sistem-destek bölümünde yapmış.

Lise eğitiminin ardından, Albatros isimli orkestrasıyla 45 yıl boyunca müzik yapan babasının da desteğiyle Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na başvuruyor. İlk sene sonuç malum. İkinci denemesinde ise opera bölümüne kabul ediliyor.

Opera binası yok ama opera var o zaman umut da var.

Leyla Gencer, vefatından sonra eşyalarından bir kısmını öğrencilerine verilmek üzere ayırmış. Büyükedes, eşyaların arasından, her zaman yanında taşıyabilmek için bir şal almış ve konserlere çıkarken de bu şalı kullanıyor.

Tek istediği hep ve her yerde şarkı söylemek olduğundan, genç soprano, karşısına çıkan tüm yarışmalara katılmaya çalışıyor. Amacı dereceye girmekten ziyade, iyi bir sahnede şarkı söylemek. 2006’da, Leyla Gencer yarışmasını duyunca da başvuruyor ve finale kalıyor. Bu, hayatının değişmeye başladığı noktalardan biri. Gencer, dikkatini çeken bu sopranonun, La Scala sınavına girmesini istiyor. Okula kabul edilen Büyükedes, ömrünün son yılında Leyla Gencer’le çalışma fırsatını da yakalamış oluyor. Türkiye’nin dünya çapında şöhreti yakalamış, efsanevi sopranosuyla çalışmanın nasıl bir şey olduğunu sorduğumda, “Leyla Hanım için çok serttir, ağlatır derler. Serttir ama mesleki disiplin için. Bu işi yapmak o kadar kolay değil çünkü. Bir yabancı olarak opera söylemeye operanın doğduğu ülkeye gidiyorsunuz. Tutunabilmeniz için onlardan daha iyi olmanız lazım. Daha iyi olmak da kolay değil. İtalyancayı çok iyi bileceksiniz, o İtalyanca ile müzik yapmayı bileceksiniz. Müzikaliteniz iyi olacak. Sadece İtalyancayı değil, başka bir dolu dili daha sindirmeniz gerekiyor” diyor.

Carreras konserinde pek çok farklı dilde parça seslendiren Büyükedes, anadili gibi İtalyanca konuşuyor. Küçükçekmece Atatürk Anadolu Meslek Lisesi’nde öğrendiği İngilizce’ye de müteşekkir. Almancayı hiç bilmiyor ama Almanca çalıştığı her şarkıyı kelime kelime öğreniyor. İspanyolca ile Fransızcaya, İtalyancaya yakın oldukları için hâkim olabiliyor. Hatta 2013’te, Francisco Vinas yarışmasında, İspanyolca Zarzuela tarzında kazandığı bir birincilik ödülü bile var.

Büyükedes’le Carreras’ın yolları 2011’de kesişiyor. O sırada Carreras, Bodrum konserine hazırlanmaktadır. Büyükedes bir gün bilgisayarını açtığında, “José Carreras sizinle konser vermek istiyor kabul eder misiniz?” diyen bir e-posta bulur. Elbette teklifi hemen kabul eder. Carreras, Bodrum konseri için Fransız bir soprano ile Türkiye’ye gelmeyi planlamaktadır ancak ajansı belki ilginç birini buluruz diyerek son anda Türkiyeli sopranolara YouTube’dan bakmaya karar verir ve seslendirdiği tüm parçaları sahnede adeta yaşayan bu genç soprano dikkatini çeker. Carreras’tan da olur alınınca Büyükedes’te karar kılınır.

25 Mart’taki konser, Carreras-Büyükedes işbirliğinin beşincisi olur. 2011’den bu yana iki kez İstanbul’da, birer kez de Bodrum, Antalya ve İsveç’te konser verirler.

Simge Büyükedes, sahnede ünlü tenorla iyi bir duygu alışverişleri olduğunu söylüyor: “Onunla sahnede olmak enteresan tabii. Hayatınızın idolü, kahramanı... İlk Bodrum konserinde, düet yaparken çekilmiş bir karem var. Evet ya bu gerçekten Carreras diye düşünerek bakıyorum ve kafamdan geçenler yüzüme de yansımış” diyor.

CARRERAS NEDEN BEŞ KERE BİS YAPTI?

Büyükedes’e göre Türkiye’deki opera dinleyicisinde, İtalya’daki dinleyiciye yakın bir heyecan var. Bu heyecanı Carreras da fark etmiş. “Normalde bu kadar bis yapmaz mesela, kaçar. Seyirciyi sevdi. Bir düet, bir arya daha söyleyelim diye o istedi” diyor.

Peki genç sopranonun bundan sonrası için kariyer planları neler? Büyükedes, “Yaptığınız sanata bir katkınız da olmalı. Bu sanat dalının devam etmesi gerekiyor. İstanbul’da bir opera binası yok ama opera var. O zaman umut da var. Ben kendimi dışarıya atıp kurtarayım diye hiç düşünmedim. Dönüp burada söylemeyi istiyorum. Yavaş yavaş buraya dönmek lazım” diyor.

DHA

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017