Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1678




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Ölümünün 16. yıldönümünde Devlet Sanatçısı Hikmet Şimşek için Sanatçı Numan Pekdemir'den anlamlı paylaşım... - 11.10.2017



İzmir Devlet Senfoni Orkestrası emekli sanatçısı ve eski müdürü Numan Pekdemir, 12 Ekim 2011 tarihinde kaybettiğimiz orkestra şefi ve İzmir Devlet Senfoni Orkestrasının kurucularından Devlet Sanatçısı Hikmet Şimşek anısına sosyal medya hesabında duygu ve vefa dolu satırlar paylaştı. Emekli sanatçı Numan Pekdemir, orkestrada yıllarca birlikte çalıştığı Devlet Sanatçısı Hikmet Şimşek anısına şu satırları paylaştı:

 

HİKMET ŞİMŞEK..(Lütfen okumanız ricasıyla)

Türk müzik tarihinin çok değerli isimlerinden.Orkestra şefi. TRT1 de uzun seneler Pazar Konserleriyle Taner Kaltalı ve Ertuğrul Sönmez le birlikte Türk seyircisine klasik müziği sevdiren insan.İzmir Devlet Senfoni Orkestrası kurucularından. Kendisini Atatürk müzik devrimlerinin bir neferi olarak tanıtan ve her konserinde bir Türk bestecisinin eserini programa koyan bir değer.Bugün ölümünün 16.yıldönümü.Saygı ve rahmetle anıyoruz.Onunla başarılarımız oldu ama kavgalarımız da oldu.Ancak hiçbir zaman nezaketinden bir şey kaybetmedi.Mücadeleciliğin ne olduğunu onda gördüm.Bunu çoğumuz biliriz.Yaşasaydı bugün Bodrumda bir orkestranın kuruluşu çoktan tamamlanmıştı.Seversiniz sevmezsiniz bilemem ama karşısında olanlar da onun Ülkesi için çok şeyler yaptığını ve yapmak istediğini kabul ederler.Provalar onunla bir başka geçerdi bazen gülerdik bazen de gözyaşı içinde bize Vatikanda Papanın huzurunda ve Moskovada binlerce izleyiciye Yunus Emreden ' Sensin rahim sensin kerim' i nasıl söylettim Numancım bir görseydin der ve ağlardı.Adeta Yunus Emre ile yan yanaydı kendisi.Bir Yunus Emre aşığıydı.Ve Yunus Emre Oratoryosu şef partisyonu hep onun koltuğu altındaydı sanki. Kendisi 2001 de bugün vefat etti.Antalyada idim haber alınca İzmire geldim ve Ankaraya geçtim.12 Ekimde de toprağa verdik.Prova yaparken Eren rahmetli 'Hocam olmadı tekrar çalalım' derdi şakadan.Hoca da mesela senfoninin 1. bölümünü çalmışız olmadı der, bazen tekrar çaldırırdı karnımız da acıkmış zaten zil çalıyor..Yapılacak bir şey yok.Enterasandır Gülhane de Hikmet abinin cenaze namazını kıldıracak hoca namazı eksik kıldırdı selam verdik ve bi eksiklik olduğunu söyledik hoca haklısınız bazen böyle değerli kişilerin namazlarını kıldırırken heyecanlanıyoruz hata yapıyoruz haydi arkadaşlar TEKRAR KILALIM dedi ve bize cenaze namazını tekrar kıldırdı.O zamanki bakanımız İstemihan Talay da cenazedeydi kendisine 'provalarda bize bazen eserleri tekrar çaldırırdı Hikmet abi büyük adam Sayın Bakanım cenaze namazını bile bize tekrar kıldırdı' deyince gülümsemeden edemedik. Son konseri Müdürlüğüm döneminde Antalya Devlet Senfoni Orkestrasıyla yaptığı Yunus Emre Oratoryosudur.Çok rahatsızdı elinde bastonla sahneye geldi ve bir şekilde konserini yaptı.Amerikaya gitmeden telefon açtı hem ağlaştık hem de helallaştık. Neler yapıldıysa maalesef Hikmet abi kurtarılamadı. Mekanı Cennet olsun.

 

Son notum şudur.Bazen toplumlarda kadir bilmez insanlar ne yazıkki bulunr.Son Yunus Emre konserinden sonra Antalyada otelde benden bir ricası oldu.Dediki 'İzmir Senfoniye rica ettim Efes Antik Tiyatro da Yunus Emre Oratoryosunu yönetmek istediğimi söyledim cevap bile vermediler bu orkestranın kuruluşunda benim de tuzum var' dedi ve başladı ağlamaya.İzmir senfoniyi hep çocuğu gibi gördü. Ben 'Hikmet abi 1 Eylülü ayır Dünya Barış günü Efeste konser var ve Yunus Emre tamammı'dedim nasıl sevindi anlatamam.Ertesi gün İstemihan beyi aradım ve projeyi söyledim.Bakanımız sağ olsun 'hesabı kitabı yap gider ne ise bana bildir ben de o konsere geleceğim' dedi ama ömür vefa etmedi çok kötüleşti ve onu kaybettik.Demekki değerlerimizi yaşarken bilmeli ve farkına varmalıyız.

 

Numan Pekdemir

 

 

1924 yılında Siirt'in Pervari ilçesinde doğan orkestra şefi  devlet sanatçı Hikmet Şimşek Harp Okulu'ndan müziğe ilgisi nedeniyle 1946 yılında ayrıldı ve Ankara Devlet Konservatuvarı'nın kompozisyon bölümüne girdi. Burada Eduard Zückmeyer ve Ferit Alnar ile çalıştıktan sonra Adnan Saygun'un öğrencisi oldu. 1953'te mezun olarak, aynı konservatuvara öğretmen olarak atandı.

 

Konservatuvar orkestra ve korosunu yöneterek şefliğe ilk adımını atan Hikmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nı başarılı bir şekilde yönetince dikkatleri üzerine çekti ve yurt dışına kursa gönderildi. 1959 yılında yurda dönünce de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'na yardımcı şef olarak atandı. 25 yıla yakın bir süre boyunca burada şeflik görevinde bulundu. Bunun yanı sıra, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda öğretmenliğe de devam etti.

 

Türkiye'de büyük çoğunluk onu pazar günleri TRT 1 ekranında yönettiği Pazar Konseri adlı program ile tanıyordu. 15 yıl süren bu program ile Türk halkına dünya baş yapıtlarını tanıttı. Pazar Konseri dışında 5 yılı bulan "Çağdaş Türk Bestecileri" programıyla TRT-INT kanalıyla dış ülkelere de program hazırlayan Hikmet Şimşek, çocukların müzik eğitimine katkıda bulunmak için altı yıl sürdürdüğü ve her hafta çeşitli kanallarda dokuz kez yayınlanan "Birlikte Söyleyelim" programını hazırladı.

 

Hikmet Şimşek'in konserlerinin en önemli özelliklerinden biri de çalacağı parçaları seyircilere anlatmasıydı. Bu programda da olmak üzere yaşamı boyunca çocuklardan büyüklere kadar her yaş grubuna müziği anlattı ve icra etti.

 

Başarıları dolayısıyla ile pek çok ülke tarafından Liyakat Nişanları aldı. Bunun yanında 1981 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanına lâyık görüldü. Budapeşte Filarmoni Orkestrası ile yaptığı "Dört Türk Orkestra Eseri" ve Macar Radyo Orkestrası ile doldurduğu "Orkestra Eşliğinde Türk Halk Türküleri" plakları, 1984 Avrupa Müzik Yılı nedeniyle Fransız Plak Akademisi'nin ödüllerini aldı.

 

Hikmet Şimşek klasik müzik alanında birçok ilki başaran müzikçilerden biriydi. Türkiye'deki ilk müzik festivallerini yönetti. Evrensel müziğin yurt alanına yayılmasında öncülük ederek Ankara Radyosu Oda Orkestrası ile Çoksesli Korosu'nun ve televizyon müzik bölümünün kurulmasına hizmet etti. Bu kuruluşlarda iki yıl süreyle yöneticilik yaptı.

 

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası ve Bursa Senfoni Orkestrası'nın da kuruculuğunu üstlendi.

 

Hikmet Şimşek, çağdaş, evrensel Türk müziğinin gönüllü misyoneri olarak yurtiçinde sunduğu bini aşkın konser, radyo ve televizyon programlarının yanı sıra, yurtdışında yönettiği 200 kadar konserin büyük çoğunluğunda bu eserlerin tanınmalarını sağladı.

 

Türkiye'deki birçok ilk etkinliğin yanı sıra, yurtdışında plak kaydı yapan ilk Türk orkestra şefiydi. Atatürk yılı nedeniyle Avrupa'da Atatürk adına yaptığı konserlerde 19 Türk eserini yönetti ve bant kayıtlarını yaptırarak radyodan yayınlattı.

 

Hikmet Şimşek, ressam Nihal Şimşek ile evliydi. 12 Ekim 2001 tarihinde ölen Hikmet Şimşek sağlığında tüm bedenini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağışlamıştır.

Fotoğraf: Hikmet Şimşek ve eşi Nihal Şimşek

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017