Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1678




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Bir müzisyenin paylaşımları, devlet eliyle yapılmış bir emek sömürüsünü gözler önüne seriyor…. - 12.10.2017



Lübnanlı ünlü bestekar ve şarkıcı Marcel Khalife, "Şark Senfonisi" kapsamında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda konser verdi.

 

"Al Şark Gençlik Yıllık Konferansı 2017" çerçevesinde gerçekleştirilen konserde Khalifa, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) ve Lübnan Senfoni Orkestrası ile birlikte sahne aldı.

 

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde kadrolu ve sözleşmeli çalışanlardan oluşan bir koro, 8 Ekim tarihinde Kültür Bakanlığı’nın 700.000 dolar vererek sponsorluğunu yaptığı Marcel Khalifa konserinde yer aldı. Fakat sanatçıların ücretleri “görev yazıldı” yalanıyla ödenmedi.

 

15 gün boyunca provası yapılan ve koristlerin 500 dolar, enstrümanistlerin ise 700 dolar olarak anlaştıkları yevmiyeleri ödenmedi.

 

Olay, konserde sahneye çıkan bir sanatçının twitter üzerinden yaptığı paylaşımla ortaya çıktı.  Sanatçı paylaşımlarında olayı şöyle anlattı:

 

“Eylül sonu bir arkadaşım vasıtasıyla 8 Ekim tarihli bir etkinlik için davet aldım.

 

Bir konser yapılacaktı ve bunun için özel bir koro oluşturulacaktı.

 

Kurulan koronun diğer üyeleri İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde kadrolu/ sözleşmeli çalışan meslektaşlarımdı.

 

Önerilen konser ücreti korist başına 500 dolar idi.

 

İşi kabul ettim ve yollanan prova planına göre provalara gitmeye başladım.

 

Konser gününe -bugüne – dek toplam 15 saat prova yaptık.

 

Al Sharq isimli bir platformun talebiyle gerçekleştirlecek olan konserin  orkestrası ise Kültür 

 

Bakanlığı’nın da bilgisiyle İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’ydı. Orkestra sanatçılarına sunulan konser ücreti 700 dolardı.

 

Yani her enstrümancı, konser sonrası  tek tek 700 dolar alıp eve dönecekti.

 

Devlet sanatçıları, gidecekleri bunun gibi diğer etkinlikler için kurumlarına izin dilekçesi yazarak gidebilmektedirler.

 

Fakat bu konser için Kültür Bakanlığı Al Sharq platformuyla direkt temasta olduğu için bu yola gerek duyulmamıştı.

 

İDSO’da bizlerle beraber bugüne dek provalarını yaptı ve bu akşamki konsere hazırlandı.

Gelelim bugün neler olduğuna; Konser öncesi yapılan rutin genel provamız esnasında Kültür Bakanlığı’ndan orkestra için “görev çıktığı haberi” geldi.

 

Devlet sanatçısına görev çıkması- görev yazılması  şu anlama gelir; Devlet sizi istediği gibi, istediği zaman dilediği etkinlik/ konser organizasyon vb  için kullanır,  konserini çaldırır ve bundan aylık standart maaşınız dışında ekstra tek kuruş talep edemezsiniz.

 

Bir çeşit emek sömürüsü ama legal 🙂 Çünkü kadrolusunuz, mecbursunuz. Aksi halde işinize son verilir.

 

Ama tabii mehter takımındaysanız harcırahınız bile  3/3 karşılanır. O ayrı konu.

 

Konserden anlaştıkları gibi ücret alacağını sanan ve bu ekstra işi o yüzden kabul eden müzisyenler sahnede aldıkları “görevlendirme” haberiyle ne olduklarını şaşırdılar. Konserden 3-5 saat önce , genel prova esnasında, sahnede alınan bu haber için tek muhatap bulunamadı. Ne olduğunu şaşıran müzisyenler o konseri çalmazlarsa işlerine son verilecekti ve yalanla, hileyle , zorla bedavaya çalmak zorunda bırakıldılar.

 

O sırada koroda söyleyen sanatçılara, bizlere “sakin olun siz paranızı alacaksınız” dendi.

 

Bu emek sömürüsünü ve katakulliyi kabul etmeyen bizler (koristler) bu şartlarda konsere çıkmayacağımızı bildirip sahneden indik.

 

Son dakikada Kültür Bakanlığı’nın bu organizasyona sponsor olduğu söylentisi yayılmaya başladı. Ortada ne resmi bir kağıt, ne bakanlıktan  görevlendirme bildirisi ne de tek bir muhatap vardı.

 

Kim ya da kimler kültür bakanlığıyla hangi şartlar altında, nasıl anlaştı hala kimse bilmiyor. Zira tek muhatap yok. Ancak orkestra üyeleri 700 dolar ücret karşılığında bu organizasyonda yer almayı kabul ettiler, provalar yapıldı ve konsere hazırlanıldı.

 

Sonuç olarak orkestra üyeleri cebren ve hile ile, yalan ve dayatmayla  Kültür Bakanlığı tarafından yapılan bir son dakika operasyonuyla bedavaya çalmak zorunda bırakıldı.

 

Konsere saatler kala “devlet tarafından görevlendirilmiş” olan orkestranın mağduriyeti karşısında  Al Sharq; “Bizler size bedava performans yaptırmak istemiyoruz,  mağduriyetinizden dolayı çok üzgünüz,  ücretinizi biz kendi cebimizden vereceğiz” dedi.

 

İşin ilginci; Kültür bakanlığından çıktığı söylenen 700.000 dolar gibi çok çok büyük bir rakam var. Kültür Bakanlığı işe sponsor olmuş.

 

Fakat Kültür Bakanlığı hangi şartlar altında anlaştı, kimlere neyin garantisini verip nasıl bir yaptırım uyguladı? Bunun yanında Al Sharq kime ne verdi de bu paralar telaffuz edilirken sanatçı arkadaşlarımız sahnede bedavaya çalmak zorunda bırakıldı.

 

Çözemedik..

 

Emeğin pazarlığa açık bir şey olmadığını söyledik!

 

Tüm bu konular yüzünden huzursuz olan bizler, yani organizatörlere güvenini kaybeden koristler konser öncesi paramızı  almak istedik  – her profesyonel organizasyonda konser öncesi  kapalı bir zarfta ücretler sanatçılara teslim edilir (Veya sözleşme yapılır ve sözleşmedeki tutar hesaba havale yapılır.)

 

Bunun üzerine organizatörler –  parayı teslim edecek olan kişiler yanlarında bu kadar büyük bir meblağı nakit olarak taşımadıklarını  söylediler ve  bizler de bu durumu kabul etmediğimizi, bu şartlarda sahneye çıkmayacağımızı belirttik.

 

Bu diyalogların sonrasında kişi başı 500 dolar olarak anlaşılan konser ücretimizi 200 dolardan ödemek istediklerini söylediler ve bizlerle başka bir pazarlığa giriştiler.

 

Bizler ise burda yapılan işin/ emeğin pazarlığa açık bir şey olmadığını söyledik ve saat 19:30’a kadar anlaştığımız ücret bizlere teslim edilmezse sahnede olmayacağımızı ve konserin gerçekleşmeyeceğini belirttik. Bunların üzerine orkestrayı hileyle bedava çalmaya zorlayan Al Şark ve Kültür Bakanlığı ortak prodüksiyonu bizlere güvenmediğini söyledi ve almamız gereken 500 doların 300’ünü konser öncesi 200’ünü de konser sonrası teslim edeceklerini söylediler.

 

Biz bunu da kabul etmediğimiz için paranın bir miktarını koro şefimize teslim etmelerini konser sonrasında parayı ondan almak istediğimizi söyledik ve böylelikle iki tarafın da birbirine güvenmediği tescillendi ve o psikolojiyle sahne aldık.

 

Alabilenler bu soygunculardan paralarını zorla aldılar. Alamayanlar ise devlet eliyle Al Sharq’a peşkeş çekilmiş oldu. Kim bilir kimler ne paralar kazandı bu pis ortaklık karşılığında…

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017