Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1737




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 65 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Ali Ufki eserleri bir albümde toplandı - 06.03.2009



Türk müziği ve ona ait bir enstrüman olan klasik kemençe ile neler yapılabileceği üzerinde uzun yıllar çeşitli denemeler yapan klasik kemençe virtüözü  Ahmet Kadri Rizeli (kudüm) bu albümde , değerli müzisyenler Uğur Işık (cello), Safinaz Rizeli (kanun), Pelin Değirmenci (tanbur), Volkan Yılmaz (ney) ve Serdar Bişiren’den (daire, bendir) oluşan “Golden Horn Ensamble” grubu eşliğinde; Türk klasik müziğine yön vermiş, geçmişten günümüze köprü olan Alî Ufkî’nin eserlerini bir albümde topladı.

Alî Ufkî’nin nota sistemi Osmanlı müziği ve kültürel tarihi açısından en çok öneme sahip belgelerdir. Alî Ufkî'nin ilk el yazması koleksiyonunda, müzik notaları sistemi, yazarın bildiği birçok dilde yazılmış metinler ile dağıtılmıştır.

CD, çeşitli Sufi düzenlerinden oluşan İslam’ın mistik geleneği repertuarına ait dört ilahi ile başlar. Alî Ufkî’nin Celvetiyye düzeni ile ilişkisi olduğu düşünüldüğünden, bu türden şarkıları eklemesi normal kabul edilmektedir. 1. eser “Yâ ilâhi senden buddet bize verir islâha müddet” Alî Ufkî tarafından yaratılmış yüksek sanat değerine ve derin duygusallığa sahiptir. 2. eser olan “Uyan ey gözlerim gafletten uyan”, III. Sultan Murad (1546-1595) tarafından yazılmıştır.

8-13. eserler semâ‘î (8) altılık usul, dünyevi türde ve dört beyitli strofik tasarımla özdeşleşen temel saray formu -forme fixe- Murabba‘ya (10, 11, 13) ayrılmıştır. 9. eser “Türki berây-ı muhabbet” ismiyle daha popüler aşk şarkılarından oluşur. 12. eser olan “Raksiyye” ile Mecmû‘a’ya dans melodileri de eklenmiştir.


Ahmet Kadri Rizeli’nin sanat yönetmenliğini yaptığı 16 eserden oluşan albümün mixinde Ahmet Karaduman, Ahmet Kadri Rizeli ve tonmaister olarak da Ahmet Karaduman ve Mustafa Karaduman imzası bulunuyor.

Pek çok albüme yönetmenlik yapmış ve kemençesi ile katılmış olan Ahmet Kadri Rizeli, geçtiğimiz aylarda çıkardığı Jazz Alla Turca albümü ve ayrıca 2001’de SONY BMG tarafından desteklenen “Osmanlı Mozaiği” adlı 7 cd’lik bir arşiv çalışmasını, 5 cd den oluşan “Bestekarlar Serisi”ni ve ilk kez günışığına çıkan “ATA’ya ithaf şarkılar” cd’sini de dinleyicilerle buluşturmuştu.







Bestekâr ve şair, müzisyen ve dilbilimci, erken Osmanlı müziğinin değerli kaynağı:

ALİ UFKİ  (1610 – 1677)

1610 yılı civarında Wojciech Bobowski ismiyle Lviv’li (eski Polonya, günümüzde Ukrayna) asil bir ailenin çocuğu olarak doğan geleceğin olağandışı müzik ve metin kaynaklarının yaratıcısı, 1630’ların başında Kırım Tatarları tarafından esir alındı ve İstanbul’da IV. Sultan Murad’ın sarayına köle olarak satıldı. İslam dinine döndürülerek Alî ismini aldı, bu isim daha sonra Alî Ufkî mahlası ile değiştirdi. Olağanüstü müzik ve dilbilim yetenekleri keşfedildiğinde, içoğlanlar (çoğu eskiden Hıristiyan olan, sarayda tutularak eğitilen erkek hizmetliler) arasında meşkhanede (sarayın müzik okulu) kapsamlı bir eğitim alması kaderinde yazılıydı. Şan ve santûr (dulcimer) çalma konusunda üstünlük sağladı. Alî Ufkî’nin yaşamındaki önemli tarihler bilinmemekte; ölüm tarihi 1677 olarak kabul edilmektedir.

Yaklaşık yirmi yıllık saray hizmetinden sonra, Alî Ufkî azat edildi ve İngiliz elçiliği ve Osmanlı İmparatorluğu için tercüman olarak ikinci kariyerine başladı. Bu pozisyonda birçok Avrupalı alim, diplomat, dinbilimci ve seyyahla örneğin Antoine Galland (Arap Geceleri Eğlenceleri kitabı tercümanı) ile tanıştı.

Alî Ufkî'nin sayısız yazıları arasında ilham verici İncil tercümesi ve Sarây-ı Enderûn (“Sarayın İç Yüzü”, 1665) adlı tezi sayılır.

Alî Ufkî, halen saray hizmetlisi olan bir müzisyen ve daha sonra genç müzik kölelerinin öğretmenleriyken, bu tarihe kadar -1650 civarı- yalnızca sözlü olarak iletilmiş olan repertuarını notalara dökmeye başlamıştır. Tamamen yeni bir nota sistemi yaratmamış, ancak gençliğinde öğrendiği Avrupa nota sistemini kullanmış, Arapça yazımına uyması için sağdan sola yazmış ve notaları çeşitli ritmik döngü (usûllar) işaretleri ile donatmış ve bazen belirli perdeleri belirtmek için değiştirme işaretlerini uyarlamış veya yenilerini oluşturmuştur. Alî Ufkî’nin nota sistemi Osmanlı bestelerinin en erken ve Osmanlı müziği ve kültürel tarihi açısından en çok öneme sahip belgelerdir.

Alî Ufkî'nin ilk el yazması koleksiyonunda, müzik notaları sistemi, yazarın bildiği birçok dilde yazılmış metinler ile dağıtılmıştır. Osmanlıca şiirlerin birçoğu Alî Ufkî tarafından yazılmıştır. Bu erken cilt kesinlikle özel bir niteliğe sahip olduğundan, Alî Ufkî bazı şarkı sözü ve nesirler dışında neredeyse tamamen müzik nota sistemleri içeren bir ikinci cilt olan
Hâzâ Mecmû‘a-yı Sâz ü Söz’ü ("Kapsamlı Enstrümental ve Vokal Müzik Koleksiyonu") yazmıştır. Şiir ve şarkı metinleri koleksiyonu başlığı için kullanılan Osmanlıca Mecmû‘a’lar arasından bu cilt,  gerçekten enstrümental ve vokal, ruhsal ve dünyevi, saray ve halk gibi en çeşitli janralardan parçalara sahip kapsamlı bir koleksiyondur. Yüzlerce beste fasıllarına göre ayrılmıştır. Genellikle eserin başlığı, çoğunlukla yalnızca janrı ve makam ismi ile; nadiren usûl isimler ile anılmıştır. Bazı durumlarda, Alî Ufkî besteci veya şairin ismini de belirtir, ancak birçok anonim parça en azından bir kısmının kendisi tarafından yazılıp yazılmadığına dair spekülasyonlara yol açmıştır.

CD çeşitli Sufi düzenlerinden oluşan İslam’ın mistik geleneği repertuarına ait dört ilahi ile başlar. Alî Ufkî’nin Celvetiyye düzeni ile ilişkisi olduğu düşünüldüğünden, bu türden şarkıları eklemesi normal kabul edilmektedir. 2. Eser olan Uyan ey gözlerim gafletten uyan, III. Sultan Murad (1546-1595) tarafından yazılmış, 1. Eser Yâ ilâhi senden ‘uddet, bize ver ıslâha müddet Alî Ufkî tarafından yaratılmış yüksek sanat değerine ve derin duygusallığa sahiptir.


8-13. Eserler semâ‘î (8) altılık usul, dünyevi türde ve dört beyitli strofik tasarımla özdeşleşen temel saray formu- forme fixe- murabba‘ya (10, 11, 13) ayrılmıştır. 9. Eser Türki berây-ı muhabbet ismiyle daha popüler aşk şarkılarından oluşur. 12. eser olan raksiyye ile Mecmû‘a’ya dans melodileri de eklenmiştir.

Bu CD’nin (4-7. eserler) dayandığı ikinci kaynak da başlığı olmayan, 1562 Cenevre Mezmurlarından (Fransızca konuşan reform sonrası protestanlarının, yalnızca ilahi yorumlarını içeren kitabı) ilk on dört ilahinin  ve 16. yüzyıl İngiliz mezmur şarkı kitabından tek bir parçanın Osmanlıca tercümesini içeren on sayfalık bir el yazmasıdır. Bu çalışmanın, Osmanlı İmparatorluğu ile Avrupalı protestan güçleri arasında ortak düşman olan Hapsburg Hanedanına karşı ittifak oluşturmaya çalışan reform sonrası bir grup Avrupalı entellektüelin oluşturduğu kalvinotürk hareketi ile bağlantılı olması olasıdır. Doğuşundaki koşullar her ne olursa olsun, mezmur kitabı, Alî Ufkî’nin mevcut kıta modellerine ve melodilerine uyan Osmanlı şarkı sözleri yaratmakta ve bu melodileri makam sistemine uydurarak bunları kendi zamanına ait Osmanlı müzisyenlerinin kullanımına açmaktaki büyük ve çoğu zaman başarılı çabalarını göstermektedir.

Judith I. Haug
Vladimir Ivanoff

 
 
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019