Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 59 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Antalya Devlet Opera ve Balesi’nden Sezonun Son prömiyeri; RİGOLETTO - 14.05.2009



Antalya Devlet Opera ve Balesi sezonun son yeni prodüksiyonu İtalyan besteci Verdi’nin Rigoletto eserinin prömiyerini 16 Mayıs Cumartesi günü saat 20.00’da Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde gerçekleştirecek. Verdi’nin “benim en iyi eserim Rigoletto” diye belirttiği eser bestecinin olgunluk dönemi operalarına ait. Verdiana Üçlüsü’nden olan Rigoletto eserini ANTDOB genel müzik direktörü Alexandru Samoila yönetecek. Eserin rejisi Fransız sanatçı Patricia Panton’a, dekor tasarımı İsmail Dede’ye, kostüm tasarımı Şanda Zıpçı’ya ait. Krastin Nastev’in koro şefliğini, Esra Taner’in koreografisini, Mustafa Eski’nin ışık tasarımını üstlendiği eser Mayıs ayında prömiyer, gala ve bir temsil olmak üzere üç defa Antalyalı sanatseverlerle buluşuyor.

Sansüre Karşı Verilen Çaba

Verdi, büyük, görkemli ve yürekli konuları eserlerinde işlemek isteği duyan bir besteci olarak Victor Hugo’nun Kral Eğleniyor tragedyasını okuduktan sonra bu metni bestelemeye karar verdi. Librettosunu ünlü libretist Francesco Maria Piave hazırlar. Metin yazarı Verdi’yi konu ile ilgili uyarır. Çünkü eserin konusu o dönem Venedik’e hakim olan Avusturya Krallığı’nı tedirgin edebilir hatta bu nedenle oyun yasaklanabilirdi. Konuyu sakıncalı bulan Avusturya sansürü eserin ana karakterlerinden I. François’yı ve Triboulet’i sahneye çıkarmak istemez. Bunun üzerine Verdi ve Piave Fransa Kralı’nı hayali bir Duka ile değiştirir. Triboulet’in adı ise Rigoletto olarak değişir. Sansüre karşı verilen zorlu çaba sonucunda opera repertuarının seçkin örneklerinden biri olan Rigoletto eseri ortaya çıkar.

Dünyaca Ünlü Aryalar Rigoletto’dan

Bestecinin 40 gün gibi kısa bir zamanda bestelediği eserde çok güçlü, canlı ve etkili sahneler vardır. Merak ve heyecan uyandıran olayları aşk, baba sevgisi, lanet gibi konular izler. Çapkın Mantova Dükü olaylara eylemleriyle heyecan ve merak katar, Rigoletto’nun korkuları, yüreğindeki baba sevgisi hüzünlendirir, Gilda’nın aşkı ve aşkı için gösterdiği saf özveri dramatik etkiyi arttırır.

Esere adını veren Rigoletto’nun partisi üstün ses yetenekleri yanında güçlü bir sahne yeteneği de gerektiriyor. Dünyanın en ünlü lirik- koloratur soprano partilerinden biri olan Gilda rolü de oyunculuk bakımından da seyirciyi derinden etkileyen karakterlerden biridir.

Günümüzde de tüm büyük tenorların repertuvarlarının vazgeçilmezlerinden biri olan son sahnede Montova Dükü’nün söylediği “La Donna E'mobille” aryası kıvrak melodisiyle daha ilk notasından dinleyeni kavrayan bir aryadır. Bu arya operayla ilgisi olmayan kişilerin bile diline dolanan yapısıyla oldukça popüler bir hale gelmiştir.

Eserin konusu kısa şöyledir : Kambur saray soytarısı Rigoletto'nun herkesten sakındığı ve hayatta tek varlığı olan kızı Gilda, çapkın Mantua Dükü'ne âşık olur. Bunu fırsat bilen dük Gilda'ya sahip olur. Rigoletto, bunu kabullenemez ve öç almaya karar verir. Gilda, sevgilisinin hayatını kurtarmak için kendisini kurban eder ve dükü öldürmeye karar veren babasının kolları arasında can verir.

Eserde Mantua Dükü’nü Göksay Yaran, Rigolletto’yu Sedat Öztoprak ve Tamer Peker, Gilda’yı Aslı Ayan, Nuran Küçükekmekçi Aydın; Kont Monterone de Emre Akyurt ve Muhtar Malikov; Sparafucile’yi Can Kocaay ve Engin Suna; Marullo’yu Bora Baran ve Kenan Şahin; Borsa’yı Oben Bostancı ve Fatih Şanal; Kont Ceprano’yu Toygarhan Altuner; Usciere Di Corte’yi Murat Özbek; Giovanna’yı Medine Tuganova ve Seda Uzmen; Maddelena’yı Ebru Kaptan, Arzu Mecidova canlandıracak.


Tarih:

16 Mayıs 2009 Cumartesi
Zaman:20:00 - 23:00
Yer:Haşim İşcan Kültür Merkezi
 Antalya, Turkey


Telefon:

02422442441
E-posta:info@antdob.gov.tr
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019