Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1676




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 18 müzisyen gazete okuyor
 
 
Portre
 
  İlhan Erşahin

1965'te İsveç'te doğan İlhan Erşahin, müzik yaşamına oldukça geç başlamış. 16 yaşında ilk kez tenor saksafonu eline almış, 19 yaşında ciddi olarak etüd etmeye başlamış ve bugün başarıyla sürdürdüğü profesyonel müzik kariyerinin ilk tohumlarını atmış.

 

İlhan Erşahin, 20'li yaşlarında New York'ta müzik kariyerini sürdürmeye karar verir ve ünlü müzik okulu Berklee'den aldığı bir burs ile Amerika’ya gider. “İsveç çok fazla hayal gücüne imkân vermiyordu. New York farklı, eğer müzik söz konusuysa New York' la hiçbir şehri karşılaştıramazsınız” diyen sanatçı, ayrıca bu şehirdeki rekabetin gücünü de vurguluyor. Berklee Müzik Okulu'ndaki eğitiminden sonra İtalyan usta Joe Lavano ile çalışmalarına başlayan sanatçı, ardından Wallace Rooney, Jeff Williams, Cameron Brown, Victor Lewis, Eddie Henderson ve Valery Ponomarev gibi ünlü isimlerle sahneyi paylaşarak kariyerine devam eder. Berklee Müzik Okulu'ndan bu yana, New York'un rekabet ortamında inandığı müzik adına çabalarını sürdüren sanatçı, bugün verdiği çabanın ürünlerini topluyor. Kendisi, her yetenekli sanatçı gibi, tabii daha fazlasını, daha iyisini amaçlıyor, yaratıcılığın sınırlarını her geçen gün biraz daha fazla zorluyor.

 

İlhan Erşahin'in Türkiye'de sahneye ilk adım atışı, tatil için Bodrum'a geldiği ve izleyici olarak bulunduğu bir caz kulübünde oluyor. Sahneye çıkıyor ve Nüket Ruacan, İmer Demirer, Tuna Ötenel ve Nezih Yeşilnil'e eşlik ediyor, daha sonraları yaz tatillerinde sık sık Türkiye'ye gelerek The Marmara ve Roxy' de çalıyor ve 1994'te 4.Uluslararası Akbank Caz Festivali'nde dinleyicisi ile asıl buluşmasını gerçekleştiriyor. Ardından, 1996'da 3.Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nde çalıyor. 1997'de ise Eddie Henderson ile Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda basından ve izleyiciden büyük bir ilgi gören konserini gerçekleştiriyor.

 

Müzik eleştirmenlerine göre İlhan Erşahin gelecek vaadeden bir müzisyen. Saksafon çalış tekniğini Sonny Rollins ve Joe Henderson gibi efsane isimlerle kıyaslıyorlar. Ama o, sürekli bir yaratıcılığın peşinde olduğundan, kendisini bu tür benzetmelerle sınırlandırmak istemiyor. Yaptığı müzikte Türk geleneksel motiflerinden funk müziğe kadar çeşitli ezgiler bulunduğunu ve her tür müziğe karşı açık olduğunu vurguluyor. Herkesi derinden etkileyen “Ezan” isimli bestesi bu tür çalışmalarının bir ürünü.

 

İlhan Erşahin' in 1995'te çıkan “She Said” isimli albümünde İlhan Erşahin'in dokuzu kendisinin, biri de Aşık Veysel'in “Uzun İnce Bir Yoldayım” olmak üzere on kompozisyonu var. “She Said”, sanatçının Özgün bir sound yakaladığı, akustik yapısıyla yer yer naif tatlar veren, zoru başararak sade kalabilen bir çalışması. İlhan Erşahin, “She Said” albümünden sonra, bugüne değin, “Our Song”, “Home” ve “Wax Poetic” ve “Virgo” olmak üzere dört albüm daha gerçekleştirdi. Yurtdışı konserlerin yanı sıra, daha önceki yıllarda İlhan Erşahin Trio ve “Wax Poetic” olarak Türkiye'nin çeşitli kentlerinde konserler verdi.

 

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017