Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1700




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 10 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı :

Dilsiz su, sessiz toprak... - 02.01.2006





Sermaye karşısında doğanın hiç şansı yoktur. Bir kez sermayecinin gözünü para hırsı bürüdü mü? Ne ağaç kalır, ne orman, ne ırmak, ne ova, ne dağ, ne nehir, ne deniz, ne bir canlı.

Her şey yok olur...

Yeter ki sermayenin gözüne o rant ilişsin...
                
Yeşil ormanın altında, mavi denizin koyunda, berrak ırmağın suyunda, yüce dağın dibinde, verimli ovanın toprağında, fark etmez...
                 
Sermaye yeter ki para kokusu alsın... Bir anda saldırarak, keserek, kazarak, biçerek, kirleterek, yok ederek, öldürerek ulaşır ona... Paraya...
                 
Sermaye acımasızdır, merhametsizdir...
                 
Saygısız ve bencildir...
                 
İşte altın arayıcılarının önünde hiçbir şey duramıyor.
                 
Ne hukuk, ne devlet, ne adalet. Hiçbir yasa ve kural işlemiyor. Onlara engel olmak için direnen, sadece çevrelerini doğalarının savunmak isteyen köylüler ise bu sefer “casusluktan” yargılanıyorlar.
                 
Niçin?
                 
Sadece kendi suyunu-havasını-yeşilini-doğasını korumak isteyen köylülerin başına bunca iş gelebilir mi?
                 
Cinayetle bile suçlandılar, olmadı Alman casusu yaptılar köylüleri.
                 
Casus köylüler adına konuşan sözcüleri: “Kadınlarımızın bileziklerini satarak on yıl direndik. Kırılmadık, bükülmedik. Yalnız değiliz, biz on bin casusuz. Ağaçların, toprağın, kuşların casusuyuz” diyordu.
                 
Yaşadıkları doğa parçasını savunan insanların bu denli saldırıya uğramaları, suçlanmaları, yerden yere vurulmaları neden? 
                 
Çünkü kapitalizm-sermaye orada altını gördü
                 
Çokuluslu şirketin gözüne bir kez para takıldı.
                 
Kapitalizmi-sermayeyi yazan Marx´ın dediği gibi her yola başvurarak, hukuku ezip geçerek, adaleti ve devleti atlayarak amacına koşuyor.
                 
Benim Aksaray´lı hemşerilerim, Helvadere köylüleri, Hasandağı eteklerinden çıkan, dünyanın en kaliteli, en lezzetli kaynak suyunu, pet şişelere doldurup satmak isteyen sermayeye karşı yıllardır mücadele ediyor. Onların da başına gelmedik şey kalmadı.
                 
Sadece topraklarından çıkan kaynak suyunu sermayeye kaptırmamak için...
                  
Yine Aksaray´lı Yapılcan köylüleri, burunlarının dibine yapılmak istenen Süleyman Demirel Havaalanı´nı yaptırmamak için mücadele ediyorlar yıllardır.
                 
Çünkü havaalanının yapılacağı alan-ova, ikinci derece doğal sit alanı, göçmen kuşlarının özellikle leyleklerin konaklama alanı; kuşlar ise onların tarlalarının verimi, bereketi, doğal hayatın devamı, tekâmülü...
                 
Onlarda mahkeme kapılarında mı süründürülmediler, havaalanını yapacak olan çokuluslu şirketin adamlarınca tehdit mi edilmediler, neler, neler...
                 
Bu örnekler Türkiye sathında artırılabilir...
                 
Ama gerek yok!
                 
Çünkü sermaye GEREKTİĞİNDE EN İNANDIRICI BİLİM ADAMLARINI; EN GÜÇLÜ ÜNİFORMALILARI; EN ETKİLİ AYDINLARI ARKASINA ALARAK HEDEFİNE KOŞUYOR!
                 
Hiçbir şey ondan kurtulamıyor...
                 
Savunmasız orman, sessiz toprak, dilsiz su...
                 
Kurtulamıyor!

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018