Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 50 müzisyen gazete okuyor
 
 
Deniz Ertan
 
 
Yayımlanan Sayı :

Günümüz Türkiye’sindeki Müzik Türlerinin Ulusal ve Evrensel Ölçütler Açısından Durumu (11. Bölüm) - 23.01.2006





Elektronik müzik üzerine çalışmalar yapmış olan bestecilerimizden birisi de Bülent Arel’dir. Arel’in 1960’lı yılların başında Orda Doğu Teknik Üniversitesi’nde bir elektronik müzik laboratuarı kurma çalışmaları ne yazık ki gerçekleşememiştir. Görüldüğü gibi, Türkiye’de elektronik müzik türü kapsamında yapılan deneysel yönelimli çalışmalar henüz kesin bir sonuca ulaşamamıştır.

Türkiye’de son yıllarda görülen “klasik” müzik konserleri, opera ve bale gösterilerindeki dinleyici/izleyici sayısındaki artışın yanı sıra, müzik festivali etkinliklerinin büyümesi, büyük konser salonlarına karşı duyulan gereksinimin artması, kuşkusuz sanat yönelimli müziğin önemli ve daha büyük kitleye ulaşabildiğini göstermektedir. TRT radyo ve TV kurumunun klasik müzik programları “sayıca” az olsa da, belli bir gereksinimi karşılama amacındadır.

Bunun yanı sıra, son yıllarda açılan müzik okulu, müzik bölümü ve konservatuarların artışı ile, müzik eğitimi gören ve tamamlayan öğrencilerde bir artış gözlenmektedir. Bu kurumlara örnek olarak, Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi, Bilkent Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi bünyelerindeki müzik bölümleri, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Müzik Fakültesi, Adana ve Mersin’de açılan konservatuarlar verilebilir. Bununla beraber, bu kurumların sistematik ve kademeli bir biçimde hizmete giremedikleri ve eğitmen yetersizlikleri görülmektedir. Günümüzde amatör korolar ve devlet korolarında benzer bir artış söz konusudur.

Son yıllarda Türkiye’de, “klasik müzik” eğitimi almaya karşı olan eğilim bir hayli artmıştır; özellikle gençlerin bir çalgı çalma istekleri, kendini son yıllarda patlayan klasik gitar satışlarında göstermektedir. (Klasik gitarın, diğer çalgılara göre alımının daha kolay olması, bu çalgının özellikle seçilmesinde belirleyici etken olmuştur.) Bu artan “klasik müzik” çalma ve öğrenme isteği ve eğilimini, gençlerin piyano ve (yan) flüt gibi diğer bazı çalgılara karşı olan ilgilerinde de görmekteyiz. Müzik üzerine yazılan kitapların son birkaç yıl içindeki artışı da dikkat çekicidir. Bu da, Türkiye’de müzikle ilgili araştırmaların arttığının bir belirtisi olarak görülebilir. Ancak, Türkiye’de müzikoloji, etnomüzikoloji ve müzik pedagojisi alanlarına göre az gelişmiştir; müzik sosyolojisi ve müzik psikolojisi ise ne yazık ki, tamamen boş alanlardır.

Türkiye’de sesli film döneminin 1930’lu yıllarda ilk ürünlerini vermeye başlaması ile beraber, film müziği de sinemamıza girmiştir. Bununla beraber, özgün film müziğinin ve bestecisinin önemi daha çok 1980’li yıllardan itibaren anlaşılabilmiştir. Bu döneme kadar da film müziğine belli bir değer verilmesine karşın. kimi uluslar arası önem taşıyabilecek filmler için yapılan özgün müzikler yanında, daha çok popüler şarkıcıların müziklerinin filmlerde yer aldığı görülmektedir.

1980’li yılların hemen başında, Kemal Süder’in “Yorgun Savaşçı” adlı film için bestelediği müzik, sanat yönelimli müziğin Türk Sinemasında yavaş, yavaş yer edindiğinin ilk belirtilerinden biridir. Bunun yanında, Muammer Sun’un “Kurtuluş” filmi için yazdığı müzikler ile, kimi diğer bestecilerimizin (Ertuğrul Bayraktar) gibi çeşitli film ve belgeseller için besteledikleri müzikler son yıllarda ilk göze çarpan çalışmalardır. Saydığımız bu çalışmaların genelde TRT desteğinde yapılmış olması, bize göre, sanat yönelimli müziklerin Türk film endüstrisinde belirgin bir yer edinemediğinin göstergesidir. Bununla beraber, bu yapıtlar senfoni orkestralarımız tarafından ender olarak da seslendirilmektedir.
devam edecek


*Deniz Ertan’ın imzasıyla yayımladığımız bu çalışma, Yiğit Aydın, Deniz Ertan ve Cem Soydemir’in grup çalışmasıdır ve çok değerli bir jürinin değerlendirmesi sonucu Mavi Nota’nın düzenlediği “Nimet Koray Araştırma-İnceleme Müzik Ödülü”nü kazanmıştır.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019