Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1734




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 53 müzisyen gazete okuyor
 
 
Aslı Onat
 
 
Yayımlanan Sayı : 440

"Mevlana, Mevlevi değildi!" - 21.11.2007





Akbank Oda Orkestrası, bu aydan itibaren Nisan 2008’e kadar Cem Mansur’un değişik temalarda planladığı ve önemli solistleri konuk edeceği altı program gerçekleştirecek.

'İki ermiş iki yıldönümü’ temalı kasım ayı konserlerinden ilki 21 Kasım 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde, ikincisi ise 22 Kasım 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılacak.
Ney üstadı Kudsi Erguner ve kemancı Atilla Aldemir’in solist olarak katılacakları konserlerin repertuvarında besteci Can Aksel Akın’ın, doğumunun 800. yılında Mevlana’dan esinlenerek bestelediği “Arar” adlı çalışmasıyla, Jean Sibelius’un oda orkestrası için bestelediği neredeyse tüm yapıtları seslendirilecek. Dinletilerin yarım saat öncesinde de Cem Mansur dinleyicilerle sohbet edecek.

Klasik müzik orkestralarıyla nadir olarak konser veren Kudsi Erguner, Cem Mansur ile Mayıs 2004’te  düzenlenen “Erguvan Zamanı”nda bir araya geldiklerini belirtiyor. Erguner, Can Aksel ile tanışmasını ise şöyle anlatıyor:

“İki yıl önce genç bir Türk besteci beni arayıp ney ve orkestra için eser yazmayı amaçladığını, bu nedenle benimle görüşmek istediğini söyledi. Bunun üzerine Can Aksel ile Paris’te tanıştık; aradan birkaç ay geçtikten sonra da eseri seslendirmek üzere Viyana’da buluştuk. Allegro Vivo Orkestrası ile Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve Azerbaycan’da verdiğimiz bir dizi konserde 'Arar’ adlı eseri dinletiye sunduk. Akbank Oda Orkestrası ile yeniden bir araya gelmemiz ise genç kemancı Atilla Aldemir’in önerisiyle oldu.”

'Kavram kargaşası var’

Konser programında Mevlana esinli bir eser olunca Kudsi Erguner ile Mevlana’ya değinmeden olmuyor. Mevlana Celaleddin Rumi’yi bir filozof olarak kabul etmediğini belirten Erguner, bu konuda özellikle son bir yılda yoğun kavram kargaşası yaşandığına inanıyor.

Sanatçı, “Bence Mevlana çok şiir söylemiş bir İslam velisidir; filozof, panteist, humanist olduğunu iddia edenlerin, Mevlana’nın kendi sözlerine ters düştüğü ortadadır” diyor.

Finlandiyalı besteci Jean Sibelius da Mevlana’dan yüzyıllar sonra yaşamış bir 'ermiş’; “Rakastava” adlı senfonik şiirinde derin mistik arayışlara girmiş bir besteci. Bu iki isim arasında köprü kuran konserden hareketle Erguner’e Mevlana ve Sibelius arasında düşünce açısından bir bağlantı görüp görmediğini soruyoruz.

Sanatçı, “Her ikisini de ermiş olarak görmek mümkün belki ama de ben ikisinin aynı şeye ermiş olduklarını sanmıyorum” diyor ve şöyle sürdürüyor sözlerini:

“Eğer Sibelius’un doğaya aşırı bağlılığı, ki bazıları onu panteist (Tanrı’nın evrenin kendisi olduğuna inanan) olarak nitelendirmişlerdir, Mevlana ile bağlantıya neden ise, Mevlana panteist değildir. Vahdet-i vücud (hakiki varlığın birliği), vahdeti mevcut (varlıkların birliği) anlamına gelmez. Eğer, Sibelius’un masonik ayinler için bestelerinden yola çıkılıyorsa, Mevlana’nın kendisi Mevlevi değildi, ayrıca Mevlevilik ile masonluk arasında da kurulan ilişkinin biraz zorlama olduğuna inanıyorum.”

Erguner bu yıl da dolu dolu bir 'yapılacaklar’ listesi sunuyor. Önümüzdeki yıl Edinburgh Festivali’nde Bach ve Itri ile ilgili bir konser hazırlığının yanı sıra Paris’teki Bastille Operası’nda Ümmü Gülsüm üzerine de çalışma yapacak.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019