Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1704




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 58 müzisyen gazete okuyor
 
 
Murat Beşer
 
 
Yayımlanan Sayı : 475

Tuşların mihracesi Peterson artık yok! - 14.01.2008





Caz tarihinin en üretken majör yıldızlarından biri olan Oscar Peterson, pazartesi günü öldü. Peterson, '50’li yıllardan ölümüne kadar geçen süre zarfında, yılda dört albüm ortalamasıyla çalışmıştı.

Ne kadar hain oluyor yılın şu son günleri. Arifeyi gösteriyor, bayramı göstermiyor bazılarına.

Hatırlarsınız, geçen yılın son günleri birbirinden münevver sanatçıları müzik dünyasından alıp ebedi dünyaya göç ettirmişti.

Bu kez efsanevi Kanadalı caz piyanisti Oscar Peterson, 24 Aralık 2007 Pazartesi günü, böbrek yetmezliği sonucunda 82 yaşında yaşamını yitirdi. 2008, Peterson’a da yüzünü göstermedi, ama o, 82 yıllık yaşamında bize çok şey göstermişti.  

Çağdaşı bulunduğu meslektaşları Billy Taylor, Hank Jones, Jimmy Rowles ve Martial Solal gibi Peterson da Art Tatum geleneğine sıkı sıkıya bağlıydı, ancak aralarında en başarılısı bizimkiydi. Her tuşesinde ustaya bağlılığını çalsa da, kendine has bir swing ustası olduğunu enerjisi ve atak stiliyle göstermişti. Ayrıca Harlem piyanistlerinden etkilenmişti. Kendine haslığı biraz da bu karışımın sonucuydu.  

Bach üzerine de çalıştı

Caz tarihinin en üretken majör yıldızlarından biriydi. '50’lerden ölümüne kadar geçen süre zarfında, yılda dört albüm ortalamasıyla çalışmış yegane isimdi.

Duke Ellington ona tuşların mihracesi adıyla kırmızı kurdele takarken, Andre Previn caz piyanistlerinin en iyisi olarak onurlandırdı Peterson’ı. Amerikalı bir eleştirmene göre, Count Basie zeminli bir rock duygusuyla dolu swing çalardı. Tematik buluşlara dair mükemmel hissiyatıyla orijinalden ziyade önceden yapılanları türeten sanatçıydı.

Caz tarihinde en fazla buluşma gerçekleştiren müzisyenlerdendi Peterson. Geç '60’lardan bu yana çok sık gerçekleştirdiği ikili ve üçlü birlikteliklerde doğaçlamanın nasıl kolektifleştiğini göstermişti. Bach ve Mozart gibi bilinen dağarcık üzerine çalışmış, yapısal estetik esaslarını benimsemişti. Onda bu dönem Art Tatum ve Dizzy Gillespie figürleri buluşmuştu.

Sınıfları tam puanla geçti

Son 15 yıla kadar Peterson, uçan parmaklar okulunun en büyüleyici yorumcularından biriydi. Sadece hız ve teknik değil, stil konusunda da tam puanla geçiyordu sınıflarını. Mamafih en çelişkili yorumları da alan bizzat kendisiydi. Bazılarına göre yıllarca aynı notaları çalarak kendini geliştirmemişti. Evet, belki notalarının üzerine nota koymamıştı, ama Peterson her zaman diğerlerinin 10 katı daha fazla nota ile çalmıştı. Yeni bir teknik yerine yeni bir stili benimsemişti.  

1993 yılında onu iki yıl hareket etmekten alıkoyan bir dizi felç geçirdi Peterson. Her şeye rağmen çalışmayı elden bırakmadı. Anlaşılabilir nedenlerle bu yıllarda fantastik tekniğini bütünlükten uzak sayan yorumlar yoğunlaştı. Bazıları onu bunaltıcı bulup, “enstrüman çalışında düşük bir tansiyon var” dedi.

Sarkozy ne dedi?

Tüm olan bitenden sonra bile bu dönemin de en kayda değer piyanistlerindendi Peterson. Fenomenal yeteneği insanların dinlediği yolu öngörmesinden geçiyor, sadece repertuvarı ile konserlerine gelenleri büyülemeyi beceriyordu.

Memleketi Kanada, kendisi hakkında hiçbir zaman “gidişi kayıp olmaz” türünden düşüncelere sahip olmamış; onu ülkenin en büyük şeref madalyasıyla onurlandırmış; portresini posta pullarına basmıştı. Hatta ölümünün ardından Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “Cazın en parlak ışıklarından biri söndü” deme ihtiyacı duydu. 

Sosyal yaşamı mı? Peterson, bu konuda da işin gücün arasında eline geçirdiği tüm fırsatları değerlendirerek dört kez evlendi; hepsi ilk eşinden, beş çocuğu oldu. Peterson, 2008’i sevdikleriyle birlikte sobanın başında kestane pişirerek karşılayamadı. İşte yeni yıl, birkaç gün sonra geliyor. Oscar Peterson’lar acaba dünyaya kaç yılda bir geliyor?
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018