Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1730




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 20 müzisyen gazete okuyor
 
 
Safa Olgun
 
 
Yayımlanan Sayı :

Günümüz Türkiye’sindeki Müzik Türlerinin Ulusal ve Evrensel Ölçütler Açısından Durumu (8. Bölüm) - 09.02.2006





TOPLU ŞARKI SÖYLEME GELENEĞİ

Orta Asya’dan gelen ozan geleneği ardından Anadolu’da bugün bile devam eden Aşık geleneği tek başına çalma-söyleme biçiminde kök salmıştır. Aşık, topluluk önünde çalar söyler, diğerleri dinlerler. Bu aynı zamanda toplumsal yaşayışın bir şeklindedir. Osmanlıdan günümüze kadar ki yaşayış biçimi içersinde, ister halk müziği, ister kent müziği olsun, teksesli yaygın şekliyle de, “üstadın” çalıp söylemesiyle güçlenmiştir.

Türk müziğindeki aşık geleneğinin ya da hafızaya dayalı geleneksel icra biçiminin, tek sesli olması ve tek kişi tarafından icrası doğal karşılanmalıdır. Dini kurumlarda yapılan müzikte de böyle olmuştur. Ancak dini taassubun, birlikte müzik yapmada engelleyici olduğunu belirtmek gerekir. “Tarım toplumlarında, örneğin Türkiye’de bir kadının bir erkekle müzik yapması ayıp sayılır. Çünkü müzik toplumsal bir olaydır ve kadının bu tür olaylarda yeri yoktur. Böyle toplumlarda kadının ahlaklısı, toplumsal olaylara katılıp katılmaması ile ölçülür. Oysaki beşli ve oktavlı aralıklardan oluşan basit bir çok sesliliğin doğması için erkek ve kadınların aynı ezgili birlikte söylemeleri yeterlidir. (31)

Kadın erkek ilişkilerinin sert ve kesin olarak yasaklandığı toplumlarda bu iki cinsin bir araya gelerek karışık korolar oluşturması çok zordur. Bunun sonucunda da çok sesli müzik yapma olanağının (aynı zamanda birlikte müzik yapma), kadın-erkek ilişkilerinin serbest ve yumuşak olduğu toplumlara göre daha az olması çok doğaldır (32)

TÜRKİYE’DE POPÜLER MÜZİK

Popüler müzik kaynağını mensubu bulunduğu ülkenin geleneksel müziğinden alan, çıkış gerekçeleri o ülkenin yaşayış ve ilişkiler yapısından kaynaklanan, geniş halk kitleleri tarafından benimsenen ve diğer kültürlerinden etkilenmeye en açık olan müziktir.

Türkiye’de popüler müzik iki kolda oluştu ve yaygınlaştı. Birisi batı kültür etkileşimi sonucu ortaya çıkan popüler müzik, diğeri de doğu kültür etkileşimiyle ortaya çıkan popüler müziktir. Yaygın anlayışla, Türkiye’de pop müzik diye akla gelen, Türkçe sözlü batı pop müziğidir. Batı kalıpları içinde Türkçe sözlerle yazılmış olan pop müzik veya makamsal melodiler kullanılarak bir kısım elektronik çalgılar ve geleneksel çalgılarla yapılan pop müzik, Türkiye’deki popüler müziği tam olarak içine almaz.

Anlam bakımından herkes tarafından sevilen, revaçta olanı avama mahsus, halka ait herkesçe anlaşılabilir olan popüler sözcüğü, yukarıdaki anlama uygun her müziği kapsamı içine almalıdır (33)

Buna göre kitlelerin büyük çoğunluğunun yaygın olarak dinlediği “arabesk” müziğinde popüler müzik içinde değerlendirmek gerekir. Arabesk müzik ise günümüz Türk toplumunun yaygın yığın müziğidir. Etkilenme alanları oldukça geniş olan popüler müzik içindeki arabesk, Türk doğu müzikleri ve batı müzikleri etkisindedir. Kökünü geleneksel Türk müziğinden alan (Türk halk ve sanat müziği) arabesk müzik için gerçek Türk pop müziği nitelemesi fazla abartılı olmasa gerek. Sadece, içinde Türk müziği motifleri bulunan, Türkçe sözlerle söylenilen müzik de popüler müzik değildir. Doğaldır ki burada kesin bir yargıdan söz etmek kolay görünmemektedir. O zaman Türkçe sözlerle söylenip de Türk müziğinin makamsal etkilerini taşıyan hafif müziği, “arabesk”ten ayrı tutmamak gerekir. İster Türkçe sözlerle bestelenen majör-minör ezgileri, ister geleneksel Türk müziğinden doğu-batı etkisiyle oluşturulan müzikler (arabesk) olsun, isterse makamsal özellik gösteren hafif müzikler olsun hepsi popüler müziktir ancak kitlelerin farklı kültürel katmanlarına hitap eder.

Popüler müzik içinde değerlendirilen arabesk müzik gerçekten Türk toplumu içinde kabul görüp yaygın şekilde dinleniyor ve alıcı buluyorsa,  acaba bu günün “geleneksel Türk müziği” “arabesk midir?” sorusunu sormak gerekiyor. Bundan 70 yıl sonra 1994 Türkiye’sinin geleneksel müziği nedir? sorusuna sanırım hakkında bir çok yazı, kitap yazılan, ilkel, yoz, alt kültür ürünü diye nitelenen “arabesk müzik” veya o dönemde “popüler” olan ancak doğu-batı etkisiyle yazılmış bir takım “arayışların” denendiği bir müzik var cevabi verilecektir.

Doğal olan bir ülkenin halk müziğinin, popüler ve sanat müziğinin, o ülkenin geleneksel-kültürel dokusundan kaynaklanması veya esinlenmesidir. Türkiye’deki popüler müzikte esin kaynağını, geleneksel Türk müziğinden almıştır. Bir başka şeyde (özellikle arabeskin hızla geliştiği 1970’lerden sonra) Türk toplumunun yaşayış şeklinin değişmesi, önceki yaşayış şekli değişince ortaya çıkan sosyo-kültürel yapıdaki değişikliklerdir. Buna bağlı olarak müzikte de değişimlerin olması kaçınılmazdı. Yani artık toplum gurbet türkülerinde, imece türkülerinde, tören türkülerinde, kına türkülerinde olduğu gibi yaşanmazken bu boşluğu veya günün toplumsal değişimleri sonucu ortaya çıkan problemleri dile getirecek (kitlelerin sözü sesi olabilecek), zaman zaman avutacak, zaman zaman isyan edecek, zaman zaman boyun eğecek, zaman zaman onların “protestosu” olabilecek bir müzik gerekecekti. O da arabesk müzik, yani Türk popüler müziği olmuştur.

Ülkemizdeki müzik (çıkışı ve işlevi açısından) batı pop tarihine bakıldığında, hemen hemen aynı çıkış nedenlerine bağlıdır. Günümüzde özellikle batı ülkelerinde yaygın olan “rock” ve “pop” müzik adlarıyla tanınan popüler müzik türü Blues’dan kaynaklanmıştır. 1950’li yıllarda ortaya çıktığından bu yana, klasik ve halk müziği gelenek ve etkilerini benimsemiş, kullanmış ve geliştirmiştir. Müzik tarihinin en aygın verimli ve kârlı müzik türü olarak büyük bir sanayinin hammaddesini oluşturmuştur.

Bir yapıtın popüler olmasını amaçlayan müzik anlayışı, ağırlığı olmayan ve önemsenmeyen müzik türleriyle aynı akıbeti paylaşır. Rock müziğinin başta gelen sanatçıları, bu çelişki çerçevesinde başarılı olmuşlardır. (34)

Türkiye’de 1960’lı yıllardan sonra çıkan ve yaygınlaşan pop (aranjman), batı pop müziğinden aktarmadır. Batı dilleri ile yazılmış şarkılara “Türkçe söz” yazma şeklinde sunulmuştur. Türk pop müziğinin ise öncelikle anlam ve işlev bakımından “arabesk”te anlam kazanmıştır. Geleneksel Türk Müziğinden oldukça faydalanmış (arabesk) bütün aydın kesinin tepkilerine rağmen duraklama hatta gerileme yaşayan “halk” ve “sanat” müziğinin yerini de almıştır.


(31) Dr. Yıldıray Erdener. Çok Sesli Müzik Endüstrileşme Arasındaki İlişkiler S. Turhan S.98
(32) Dr. Yıldıray Erdener Kültür ve Müzik S.273
(33) İngilizce pop ise hafif ve klasik veya popüler müzik konseri anlamındadır.
(34) Müzik Ansiklopedisi Cilt 4 Sayfa 1039


devamı edecek




*Safa Olgun imzasıyla yayımladığımız bu çalışma, çok değerli bir seçiciler kurulunun değerlendirmesi sonucu Mavi Nota’nın düzenlediği “Nimet Koray Araştırma-İnceleme Müzik Ödülü”nde seçiciler kurulu tarafından Teşekkür Belgesi’yle ödüllendirilmiştir.

 

 

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019