Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1734




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 38 müzisyen gazete okuyor
 
 
Aslı Onat
 
 
Yayımlanan Sayı : 537

Dünya uzak, gerçek ve yavan... - 11.04.2008





Sözlerde hırs, korku, sevgi ve aldatma gibi meseleler var, bunun dışında kalan “dünya uzak, gerçek yavan” sanki

Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer” adlı şarkılarıyla önce küçük bar sahnelerini, ardından İstiklal Caddesi'nin kalabalığa seslenen dükkanlarını ve nihayetinde sayısız şehirde büyük konser salonlarını yankılandıran Yüksek Sadakat, kendi ismini taşıyan ilk albümünden tamı tamına iki yıl sonra “Katil&Maktûl” ile döndü. 

Dinleyici açısından albümün adındaki & işareti, yanıtsız bir soru işareti olarak kalsa da, o günlerden bu yana iki üyesini değiştirerek mikrofonu Kenan Vural’a, davulu Alpay Şalt’a emanet eden topluluğun, yeni albümünde göze çarpan ilk şey, yeni ekipteki ruhi uyumlarının eskiye göre daha iyi oluşu. 

İlk kadrosundan gitarda Serkan Özgen, basta Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut’un yer aldığı albümde, söz ve müzikler Kutlu’ya aitken, tüm düzenlemelerin kolektif ele alınması bunun en belirgin işareti. 

Katil aynı zamanda maktûl

İç hesaplaşmalarla dolu, diyalog gibi görünen monologlarla örülü sözlerin yaşamı varoluşçu etkilerle sorguladığı şarkılardan oluşuyor “Katil&Maktûl”. İzdüşümünde kararmış, kurumuş görünen müzisyenlerin gösterildiği kapak bize adeta diyor ki; burada katil, aynı zamanda maktûl. Kendini öldüren bir katil var bu kapağın altında. O yüzden hem katil hem maktûl.

Vuslatın bir türlü gerçekleşmediği şarkıları ortasından kesen mistikleştirilmiş bir sevgi arayışı var; aslında karşı tarafta olmadığı bilinen ama varmış gibi yapılan. Olmadığı bilindiği halde, varmış gibi kabullenilen şeylere karşı birinci tekil şahsın gerçekleştirdiği içsel bir yolculuk bu; imkânsız aşklar, masalsı sevgiler, gerçeküstücü acılar ve rastlantılarla dolu. Sadakatiyle sevgili karşısında mazlum görünüyor bu aşık. Maşukun vefasızlığından beslenen erdem dolu, tarih öncesi destansı, hatta yarı derviş biri yapıyor bu konum onu. 

Mevlana ile Yunus Emre diyalogları gibi tezahür eden açılış şarkısı “Aşk Durdukça”da, sevgiliye atılan renkli kartın pulunun Mekke ya da Kudüs’ten yapıştırılmış olması tesadüf değil. 12 kez “gibi” kullanarak yapılan benzetmelerde ruhani olanın dışında bize ipucu vermemeyi başaran “Babamın Evinde” ve yine “gibi”lere sarılan “Kara Göründü” şarkılarını söyleyen hüzünlü birey sosyal pozisyonunu bizden kaçırıyor. Kendisi bazen bir seyyah, bazen bir öksüz, bazen yalnız bir savaşçı, çoğu kez katil ve maktûl; ama hep zamansız, ekonomisiz ve politikasız. Hırs, korku, intikam, sevgi, aldatma gibi evrensel meselelere kafayı takan kahramanımızın dışında kalan “dünya uzak, gerçek yavan”.

Sözleri olgunlara, müziği gençlere

Parçalar basit rock klişeleri üzerine oturtulsa da, arada bir göndermeli sololar, yan akorlar, şaşırtıcı geçişler ve karmaşık armoni denemeleri olumlu çabalar olarak göze çarpıyor.  

İşinde titiz, alanında çok değerli isimler var konuk sanatçılar listesinde; şarkıcı Zeynep Casalini, trompetçi Şenova Ülker gibi. Ama önümüzdeki çalışmalarda söz-müzik uyumuna daha uygun sürpriz konuklara yer vermeliler.

Yüksek Sadakat müziğinde şimdilik üzerinde en fazla durulması gereken konu, ilk albümde olduğu gibi halen şarkı sözleri ve daha da önemlisi olgunlara seslenen sözlerle, gençlere seslenen müziğin arasında güçlendirilmesi gereken dil birliği meselesi. Bu konunun en iyi halledildiği şarkı, Uğur Varol’un perdesiz gitarıyla eşlik ettiği “Aşk Durdukça”. 

Ezcümle, evet, bu toplulukta birtakım işler yoluna girmiş. Ancak daha hayli yol var; hep birlikte sadakatle adımlanacak. Hem de yüksek sadakatle...

Zaman dışı, mekân dışı

Ara Dinkjian adı müzik dinleyicilerine hep iyi şeyler anımsatır. Bazıları onu Sezen Aksu tarafından yorumlanan şarkıları ile bazıları da dünyanın sayılı ut üstatlarından biri olarak, Night Ark adlı ilham dolu caz projesiyle anımsar.

Bu uluslararası bir ün ve saygınlığa sahip Diyarbakır doğumlu Ermeni sanatçı, iki yıl önce vurmalılarda Zohar Fresco, klavyeli çalgılarda Adi Rennert ile birlikte “Live in Jerusalem” adında bir konser albümü kaydetmişti. 12 parçalık albüm şimdi Yeni Dünya tarafından lisanslanarak ülkemizde basıldı.

Zaman dışı, mekan dışı; samimi ve evrensel melodileriyle, kusursuz kompozisyonlarıyla ve üçlünün ustaca çalışıyla nasıl başladığı ve bittiği hissedilmeden dinlenebilen mükemmel bir konser albümü “Live in Jerusalem”.

İç gıcıklayan Latin romantizmi

“Kart zampara” kültürünün vazgeçilmez aksesuarı Kenny G., alametifarikası romantik saksofonunu bu kez Latin melodileriyle renklendiriyor gıcır albümü “Rhythm and Romance”de.

Tercihini Latin dans albümünden yana kullanarak sergilemiş maharetini yılların müzisyeni. Çılgın salsa tempolu açılış parçası “Sax-O-Loco”, zarif romantik orkestral balad “Sabor a Mi” ve buğulu “Miramir Bailar” ve Çingene müziği esintili “Peruvian Nights”, Kenny G.’nin bu albümdeki iyi parçaları. Bunlarda müzisyen tercihlerinin de rolü büyük. Weather Report davulcusu Alex Acuna, vurmalı sazlar üstadı Paulinho Da Costa ve Michito Sanchez ile konuk şarkıcı Barbara Munoz gibi. Buklette iç gıcıklayan genç kız resimleri ihmal edilmemiş.

Adadan yükselen barış sesleri

Müzik aynı toprak parçası üzerinde yaşayan farklı kültürler arasında barışçı bir diyalog misyonunun altına girebilir mi? Bu insani vazifeyi bir albümde dile getirebilir mi? Kesinlikle evet. Örnek mi? Kıbrıslı Rum ve Türk müzisyenlerin, adalarındaki müzik geleneklerini birlikte sunduğu “Kıbrıs’ın Sesi”.

Kâr amacı gütmeyen Dünya Vakfı'nca çıkarılan albümün müzik direktörlüğü, vakıf kurucusu olan Kıbrıslı Türk Mehmet Ali Sanlıkol tarafından üstlenilmiş. “Kıbrıs’ın Sesi”, Kıbrıslı Rum kemancı Theodoulos Vakanas ile ut, cura, zurna, ney, kaval, def çalan Sanlıkol’un özveri dolu çalışmaları sonucu oluşmuş. Boston’da kaydedilen 15 eserlik CD’de, adadaki düğün ve köy müziklerinin, zeybeklerin, dini şarkıların en güzel örnekleri var.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019