Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1730




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 36 müzisyen gazete okuyor
 
 
Safa Olgun
 
 
Yayımlanan Sayı :

Günümüz Türkiye’sindeki Müzik Türlerinin Ulusal ve Evrensel Ölçütler Açısından Durumu (9. Bölüm) - 10.02.2006





Geleneksel Müziğin (Klasik Türk Müziği) Popüler Olması

Osmanlı’da 1800’lü yıllara kadar merkezi durumdaki büyük kentlerde, (İstanbul İzmir Selanik…) müzik yapılan ve kent halkının müzik ihtiyacını gideren yerler tekkeler, Mevlevihanelerdi. İstanbul’da saraya yakın çevreler Klasik Türk Müziği dinleyebiliyorlardı. Anadolu’da ise ozan ve aşık geleneğinin oluşturduğu, yerleştirdiği, anonim karakteri olan halk müziği vardı.

Tanzimat’la başlayan batı kültürüyle etkileşme, 1800’lü yıllar ve sonrasında iyice hız kazandı.

Batının nitelikli formları saraya girerken daha basit beğeni düzeylerine yönelik konta gibi aktarma formlar da, kent halkı içinde yaygınlaşıyordu. Kantolar, özellikle güncel konulu içerikleri, kıvrak ve coşkulu danslara olanak veren hızlı ve akıcı ritimleri, dramatik anlatım biçimleriyle halkın büyük ilgisini çekmekteydi. Gerçekte bunların dinleyici kitlesini daha çok ermeni, Rum gibi azınlıklar oluşturmaktaydı. İlk zamanlarda kantolarla daha çok yabancılar ilgilenirken zamanla bunlar Türkler arasında da yaygınlaşmaya başladı. Hatta bu ilgi yalnız İstanbul halkıyla da sınırlı kalmadı. Anadolu’nun değişik yerlerinde de ilgiyle karşılandı. (35)

Kantoya ilginin bu kadar yoğun olmasının nedeni neydi?

Kent yaşayışının kantoyu benimsemesinin gizli ve açık nedenleri vardı. Geleneksel halk müziğinde aradığını bulamayan kent halkı, artık çok ağdalı Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamalardan oluşan Klasik müziğe de yabancılaşmıştı. Bu arada küçük eğlence merkezlerinin de yeni eğlence müziği araması da kantoya olan ilgiyi artırırken, dönemin dekolte giysileri içindeki hanım kantocu da toplumun bir takım dürtülerini mi hitabediyordu?

Sahne de dans ederek söylenen özel şarkılar, önceleri Güllü Agop Tiyatrosunda, programını çeşitlendirmek için eklenen bir eğlence biçimiydi. Sonraları ise sanat değer taşımayan sıradan bir eğlence programı haline geldi. Şehzadebaşı Tiyatrolarına tuluatçılar tarafından getirildi. Kadın mahremiyeti içinde bulunan bir kısım İstanbullunun iştahını kamçılamak için kullanıldı. Mınakyan Tiyatrosunun dışında kalan bütün tiyatrolarda kadın oyuncular kantoya çıktı. Bu oyuncular kısa etekli, bir ölçüde kolları ve göğüsleri açık, yaldızlı fistanlar giyerlerdi. Hüseyin Cahit Yalçın 1899’da bir kantoyu şöyle anlatmıştır. Perde arasının çalgı sesleri birinci çıngırağın sesi işitilince birden bire kesilirdi. Sabırsızlanmaya başlayan göğüsler ince bir nefes alır, iskemleler fesler düzeltilir, bıyıklar burulur ve sahnedeki kadın gerdanını, göğsünü, belini ileri uzatarak, tereddütle yalvarır gibi çalkalanıyor, kesik seslerle yavaş, yavaş yürüyordu. (36)

Ve herhalde tüm işvesiyle “ah çıtı pıtı mini mini, mis kokuyor taze teni, gel birazcık koklaşalım, vallahi soldurmam seni, yangın var yangın var, ben yanıyorum, yetişin a dostlar tutuşuyorum” diyordu.

İlk zamanlar özellikle İtalya’dan aktarma olan kantolar zamanlar Türk müziği motifleriyle donatılarak Türkçe söz giydirilmiş ve böylece yerleştirilmiştir. Örneğin, Saadettin Kaynak, Yesari Asım Arsoy, Refik Fersan gibi bestecilerimiz de kanto bestelemişlerdi. Nitekim kent kültüründeki ilk özgün örnekler böylece ortaya çıkmış oluyordu (37)




(35) Nazife Güngör Arabesk Bilgi Yayınevi Bilgi Dizisi 67 Mart 1980 S. 47
(36) Müzik Ansiklopedisi Cilt 3 Sayfa 693
(37) Nazife Güngör Arabesk Bilgi Yayınevi Bilgi Dizisi 67 Mart 1980 S. 48



devamı edecek




*Safa Olgun imzasıyla yayımladığımız bu çalışma, çok değerli bir seçiciler kurulunun değerlendirmesi sonucu Mavi Nota’nın düzenlediği “Nimet Koray Araştırma-İnceleme Müzik Ödülü”nde seçiciler kurulu tarafından Teşekkür Belgesi’yle ödüllendirilmiştir.

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019