Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1739




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 39 müzisyen gazete okuyor
 
 
Deniz Durukan
 
 
Yayımlanan Sayı : 562

"Aynıyız Seninle" - 20.05.2008





Gülhan; sıcak, samimi, yapmacıksız, dobra bir insan. Bu tavrını salt hayatı karşılamada değil, şarkılarında da hissediyorsunuz. Pop müziğin şu anda içinde bulunduğu durumu, popülizm kaygısıyla yapılan şarkıları düşündüğünüzde Gülhan, bu samimiyetiyle daha da öne çıkıyor. O birden bire popüler olacak, dinleyeni sallayıp yuvarlayacak ve sonra da sabun köpüğü gibi sönecek biri değil. Yavaş yavaş, derinden, ama sağlam adımlarla yolunu çizen bir müzisyen. Geçtiğimiz günlerde çıkardığı üçüncü albümü 'Aynıyız Seninle' ile de bunu kanıtlıyor.

Almanya'da doğup büyümüşsün? Ne kadar kaldınız orada?

Evet, orada doğdum. 1989 ya da 90'da Türkiye'ye geldik. Yani on iki yaşlarındaydım.

Oradaki yaşamınız nasıldı?

Çok fazla bir şey hatırlamıyorum. Daha çok çocukluk anıları, ilkokul yılları aklımda kalan. Çalışkan, zeki bir çocukmuşum. Bu nedenle orta bire başladıktan bir Süre sonra, ikinci sınıfa atlatmışlar beni. İşçi çocuğuydum, ekonomik zorluklar yaşıyorduk, ama bu durum, orada yaşayan diğer işçi ailelerinde de aynıydı. Özverili bir ailem vardı. Önce bizim isteklerimiz gerçekleşir, kendi istekleri sonraya bırakılırdı. Bu nedenle ağır bir ekonomik sıkıntı hissetmedim. Çocukluğa dair hatırladıklarım bunlar. Zaten asıl bundan sonra, 12- 13 yaşından sonra hayatım şekillenmeye başladı.

Albümde Esengül'e ait 'Yansın Bu Dünya' adlı şarkıyı yeniden yorumlamışsın. Basın bülteninde Esengül'ü ilk kez dokuz yaşında bir sinema filminde izlediğin ve etkilendiğin yazıyor. O etkilenme, bu şarkıyı yıllar sonra albümüne taşımana neden olmuş. Dokuz yaşındaki bir çocuğa "Yansın Bu Dünya" dedirtecek kadar kötü ne vardı yaşamında?

Evet, o filmden etkilendiğim doğru.. Modern bir görünümüm olmasına karşın, arabesk bir tavrım da var aslında. Fakat o dönem, bu şarkıdan neden bu kadar etkilendiğimi pek irdelemedim. Ancak yıllar sonra, yani bu albüm çıktıktan sonra fark ettim olayı. Herhalde çok küçük yaşlardan itibaren aldığım o sorumluluk duygusu bu şarkıyı dinlememde etken olabilir. Altı yedi yaşındayken bile, şöyle yaparsam ailemi, toplumu üzebilirim düşüncesine kapılırdım. Bu ailemden kaynaklanan bir şey değil. Tamamen içten gelen bir duygu. Yaradılışım böyle.

Neler etkilerdi seni? Çok küçükken anne babası ayrı, ekonomik durumu bozuk arkadaşlarım oldu. Herhalde onlar etkiledi beni. Bütün bunlar o yaşta gereğinden fazla bilinçli olmamı sağladı.

Yine de anlayamıyorum. 'Yansın Bu Dünya' o yaştaki bir çocuk için çok ağır bir cümle. Çok karamsar bir ruh halinde olman gerek.

Evet, öyle bir ruh halim vardı. Tamam, ufak olaylardan mutluluk çıkarmasını da bilirim ama mutluluklarım hep çok kısa Sürer.

Neden kısa sürüyor? Ayrıntılara mı takılıyorsun?

Evet, çok fazla takılırım. Sokakta üşüyen bir kedi ya da dilenen birini gördüğümde yıkılırım. Bu durum başka bir insanı o an için üzebilir, ama beni günlerce etkisi altına alır. Yaptıklarımın karşılığını alamadığım zaman da çok üzülürüm. Bunlar mutluluğumun bir anda bozulmasına neden olabilecek sebepler. Hümanist bir insanım, sevginin gücüne inanırım. Sevgi alamasam bile sevgi göstermem gerektiğini düşünüyorum. Bulunduğum müzik camiasında olsun, hayatta olsun bu kadar kırılganlık aslında iyi değil. Çünkü her şeye sonundan bakıyorum, bu da hayatı güzel yaşamama engel oluyor.

Anne ve babanız arasında problem var mıydı? Yani bu kırılganlık ve hassasiyetin temelinde yatan sebepler buraya dayanıyor olabilir mi?

Çok huzurlu bir aile değildik. Annemle babamın çok sorunlu bir evliliği vardı. Bu etkilemiş olabilir. Aile içerisinde Sürekli bir şiddet, hayata dair sorunlar vardı.

Nasıl bir şiddet bu?

Babam bir dönem alkol sorunu yaşadı. Alkollü olduğu zamanlarda anneme karşı şiddet uyguluyordu. Tabii biz kardeşler de annemi korumak için önüne atılıyorduk. Beş altı yaşlarında bunları gören bir çocuğun ruh hali pek de iyi olmaz sanırım.

O nedenle mi hayata karşı gardını alarak yaşıyorsun? O yüzden mi bu kadar sert, erkeksi bir tavır takınıyorsun?

Kesinlikle! Bir sorun yaşar mıyım korkusuyla hayatı kaçırıyorum Sürekli. Bu sert tavrım, insanların çok fazla dürüst olmamasından kaynaklanıyor. Oynadıkları küçük oyunları görebiliyorum, aldanmamaya çalışıyorum. Özellikle müzik camiası bu tip oyunlarla dolu. Yüzlerine vurduğum zaman itici gelebiliyorum insanlara. Çünkü onların diliyle karşılık vermiyorum. Belki sivri taraflarımı törpülemem gerekiyor, bilemiyorum... Aslında hayatla çok haşır neşir biri değilim. Bu kadar sorun varken, sahte güler yüzlülük doğru gelmiyor.

Neleri dinleyerek başladın müziğe?

Açıkçası çocukken, yani Almanya'dayken pek Türkçe sözlü müzik dinlemezdim. Orada ne çalınıyorsa, o zamanın moda olan şarkıları neyse onları dinlerdik. Ama rock müzik de dinlerdim. Hatta işe anne karnında Pink Floyd dinleyerek başlamışım.

Annen Pink Floyd mu dinlerdi?

Ablamın Alman arkadaşları geldiğinde çalarlarmış. Sonra ablam da evde Sürekli rock dinlemeye başlayınca, o psychedelic hava annemin de hoşuna gitmiş. Kim bilir annemin içinde ne fırtınalar kopuyordu? Dolayısıyla sekiz-dokuz yaşlarında ben de Pink Floyd'u dinlerdim. Yaşım ilerledikçe Doors, Led Zeppelin gibi bir çok grup da girdi dünyama.

İlk albümün rock formatındaydı. Sesinin rengi de, tavrın da rock müziğe çok uygun. Neden devam ettirmedin?

Evet, ilk albümüm rock formatlıydı. İçinde Neşet Ertaş'a ait 'Kendim Ettim Kendim Buldum' adlı türkü de vardı. Aslında benim özüm rock'tır. O tarz yaşamı seviyorum. Anarşist bir ruhum var. Ama bildiğim, anladığım rock müziğini yapmama olanak yok. Çünkü yapacağım müzik oldukça sert olacaktır. Bu sertlikte bir albümü bugünkü şartlarda plak firmalarına kabul ettirmek çok kolay değil. Yine de her albümde bir iki şarkı rock formatında oluyor. Aslında yaptığım şarkılar, şu andaki pop müzik kategorisine de girmiyor. Tavrım ve tarzım bugün yapılan pop müzikten biraz daha farklı. Şu anda kendimi kabul ettirme mücadelesi veriyorum. O yüzden istediğim müziğin ancak yüzde ellisini yapıyorum. İstediğim yere geldiğimde, ideallerimi gerçekleştirme zamanı da gelecektir.

Peki İstanbul'a geldikten sonra neler oldu? Yani müzikal yolculuğunu soruyorum...

Liseyi bitirdikten sonra üç yıl İstanbul Teknik Üniversitesi'nde şan ve solfej dersleri aldım. Daha sonra Grup Gündoğarken ve Zuhal Olcay'a vokalistlik yaptım. Tabii bu arada başka bir grubum da vardı. Rock tarzında şarkılar söylüyorduk. O grupla çalarken, 1999 yılında ilk albümümü çıkardım.

'Bak ve Söyle' adlı şarkında 'mutluluk farklı, bir tek aşk aynı' diyorsun. Nedir aşktaki aynı giden şeyler?

Mutluluk herkese göre değişir, görecelidir. Ben ufak şeylerden mutlu olurum, bir başkası başka şeylerden... Aşk ise değişmez, hep aynıdır. Harbi bir aşk yaşadığında, bir Süre sonra o aşk tek yönlü oluyor. Yani aşkın tutsak edici tarafıyla kalıyorlar. Benim yıllardır söylediğim, sonra da bir reklam filminde kullanıldığını gördüğüm 'Aşk bile bile tutsaklıktır' sözü gibi. Çünkü bir ilişkiyi yürütmek adına kişiliğinden, kendinden ödün veriyorsun. Bir anlamda karşındaki insana göre yaşıyorsun. Bu her ilişki için geçerli. Aşk böyle bir şeydir, bile bile tutsaklıktır.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019