Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1704




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 14 müzisyen gazete okuyor
 
 
Murat Beşer
 
 
Yayımlanan Sayı : 581

Tek bacağına tüneyen yaşlı leylek: Jethro Tull - 16.06.2008





1968 tarihli ilk albümün açılışındaki “My Sunday Feeling”le başlayan konser, “Living in the Past” ile sürünce, repertuvarın sağlamlığı konusunda içimiz rahatlıyor. Belli ki gerisi de iyi gelecek.

Maslak Arena’nın önü kalabalık. Karşıdaki benzinciden alınmış soğuk biraları, yağmur arifesindeki kara bulutların altında içen öbekler halindeki insanların bir gözü, birazdan açılacak kapıda. İçerde yalnızlığımızı en yakın dostumuzdan daha fazla paylaştığımız topluluklardan birinin beklediğini bilmenin memnuniyeti yüzlere yansıyor.   

Rock müziğinin mihrabı yerinde efsanesi Jethro Tull’ın, ülkemize altıncı gelişi olmasına karşın, bizim dinleyicide ilk günün heyecanından çok şey eksilmemiş. Topluluğun 40. yılında Genç RTN’ciler eliyle organize edilen konser için heyecan dorukta.

Kilolarının bir kısmından kurtulmuş Ian Anderson’ın, elinde bütünleştiği flütüyle sahneye fırlayışının atikliğine yansıyor bu heyecan. 

Tahmin etmenin zor olmadığı bir parçayla, 1968 tarihli ilk albümün açılışındaki “My Sunday Feeling” ile başlayan konser, “Living in the Past” ile sürünce, repertuvarın sağlamlığı konusunda içimiz rahatlıyor. Belli ki, gerisi de iyi gelecek. 

Kuşakları buluşturan şarkılar

İlk dönem besteleri ağırlıkta. Anderson’ın Ortaçağ halk ozanlarından miras alınan dans figürleriyle geçilen “One For John Gee”nin ardından, bir düet geliyor; “So Much Trouble”.

Topluluğun ilk gitarcısı Mick Abrahams bestesinde, emektar gitarcı Martin Barre, Anderson’ın ağız mızıkasına akustik blues numaralarıyla karşılık veriyor.

Bu gece burayı dolduran üç bin kişinin içinde, ilk dönem şarkılarını tozlu plaklarda yaşayanlar, onları “Dot Com” albümüyle tanımış gençlerden fazla. Ama bizde Jethro Tull hayranlığı, genç kuşaklardaki etkisini sürdürerek yaş ortalamasını sürekli hizada tutuyor; yaşları henüz 20’yi bulmuşlar da eski şarkıları ezbere biliyor. 

Mekân paravanlarla labirente dönmüş. Tuvalete gitmek bir şarkıya mal oluyor. O arada caz saksofoncusu Rahsaan Roland Kirk bestesi “Serenade To A Cuckoo”yu bitiriyorlar. 

Anderson “Jack in the Green” için eline minyatür gitarını alırken, içerisi iyice kızışmaya başlıyor. Tull’ın son 20 yılda birkaç albüm yapmasının en iyi tarafı ne biliyor musunuz? Konserlerin 'baba rock’ bir repertuvarla düzenlenmesi ve kuşakları birbirine yaklaştırması.

Şarkı aralarında kısa kısa konuşuyor Anderson. Bir tanesinde satılık tişörtleri anons ediyor: “Seksi Jethro Tull tişörtleri, anneleriniz için” diyor. İç içe geçiyor arada bazı şarkılar; potböri haline geliyorlar. “Stand Up” albümünden iki klasik, “A New Day Yesterday” ve “Bouree” ilk perdeyi kapatıyor.

Şiddetli yağmur altında geçiyor ikinci yarı, ama kimin umurunda. Hepimiz ölmüşüz de, sanki Tanrı’nın tüm rocker’lara cennetteki armağanı bu konser.

Cennetten çıkma armağan

“Dharma For One”da Doane Perry’nin davul solosuyla galeyana gelen kalabalık, “Heavy Horses”ın girişini duyar duymaz, sahne önündeki geniş boşluğa hücum ediyor. “Thick As A Brick”, genç, yaşlı, kadın, erkek, çoluk, çocuk; hep bir ağızdan söyleniyor. Bir kuşağı hoplatan güçlü gitar riff’leriyle konseri kapatan “Aqualung”, müthiş patlıyor. Biste yanıltmıyorlar; “Locomotive Breath”i çalarak. “Nothing To Easy”, “Cross-Eyed Mary” ve “Too Old to Rock’n Roll Too Young to Die” eksik kaldı, ama olsun varsın.

Anderson’un tek bacağına tüneyerek verdiği klasik fotoğraf, sapla samanın karışmadığı, rock’un rock olduğu dönemleri sembolize ediyor. Başındaki siyah korsan bandanasıyla bir geleneği sürdürüyor; güzel olan bu. Biliyoruz artık onun işini otomatiğe aldığını, biliyoruz bir uçak ya da eşine Rolls Royce almak için çaldığını. Ama umursamıyoruz.

Seviyoruz biz bu tek bacağı üzerine tünemiş yaşlı leyleği.
  

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018