Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1707




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı :

Değer Bilmezliğin Böylesi! - 22.02.2006





Geçen Çarşamba günü tiyatroda provada olduğum sırada, gişenin hemen karşısındaki müracaat ofisinde telefonlara bakan bizim sevgili Hakan, “Semih abi Ömer Güner seni arıyor” diyerek yanıma geldi ve telsiz telefonu bana uzattı. Bende “hayırdır inşallah Ömer amca böyle vakitsiz beni neden arıyor ki?” sorusunu kendi kendime sorarak telefon aldım “alo” diyerek konuşmaya başladım.

80 yaşındaki benim sevgili Ömer amcam tüm nezaketi, tüm inceliği ne bileyim işte tüm zarafeti ile konuşmasına özen göstererek “Semihciğim nasılsın? Rahatsız etmiyorum umarım” diyerek söze başladı:  “Belediye Kültür Kurulunda bir kitap çalışmamız var. Gündoğdu Sanımer ile Teoman Önaldı’nın biyografileri bize gerekli. Sanırım sende vardır. Yoksa da sen hazırlar mısın?” dedi. “Tabii ki hazırlarım Ömer amca ne demek?” dedim ve kısa bir süre daha konuşmamız bu şekilde devam ettikten sonra telefonu kapattım.

Ömer amcamız şu anda seksen yaşına rağmen inanılmaz bir tempo ile sosyal yaşamın içinde bize önderlik etmekte ve aynı zamanda örnek olmaktadır. Cumhuriyet Gazetesi’nin Trabzon temsilciğini yıllardır sürdüren Ömer amcamızdan geçenlerde, sanırım 10 Şubat günü Trabzonlu şair ve yazar Sunay Akın yazısında söz etmişti. Ömer Güner, Ganitadır, Kemerkayadır, Trabzon’un çok güzel bir yüzüdür diyerek hem de.

Benim Trabzon’un müzik tarihi üzerine çalışmalarımı bilen biliyor. Sadece şu anda Trabzon Belediyesi Kültür Kurulunda olan (birkaç arkadaşı bunun dışında bırakıyorum) bazıları bilmiyor. Aslında bilirlerde ben onların işine gelmem. Onun için bilmezlikten geliyorlar bu zatı muhteremler.

Gelin görün ki Trabzon’un tarihi çok girift olaylar zincirine havi olduğundan müzik tarihide aynı doğrultudadır. Ciltler dolusu yazsanız yine de mutlaka eksik bir şeyler kalacaktır kuşkusuz.

Trabzon'un müzik tarih içinde gerçekten müstesna bir yeri olan Dr. Teoman Önadlı ile bilgi toplamaya başladığımda bir de ne göreyim. Tanımlanamayacak boyutta bir değer bilmezlik!

Dr. Teoman Önadlı her şeyden önce benim, ailemin Trabzon’da yaşadığı mahallenin çocuğu. Ablası Altan Hanım annemin arkadaşı. Annesi Nezire Hanım, anneannemin canciğer komşusu. Teoman Önadlı ise dayımın emsali bir büyüğüm. Her ne kadar adı Teoman olsa da mahalle de onu göbek adı olan Yavuz ismiyle bilirler. Kendisi hakkında tabii ki bilgiye sahiptim. Konuşmuşluğumuz mutlaka vardı. Trabzon’a geldiği zaman aile büyüklerimi bizzat annemin evine gelerek ziyaret etmişti. Kaç kez hem de.

Başka şeylerde biliyordum. İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun kurucu şefi olması ve uzun yıllar bu koroyu, kuruluşundan 2001 yılına kadar çalıştırması ve onlarca müthiş projeye imza atması. Mevlana Ulusesi adlı eseriyle Türk müziğine çok sesli bir oratoryo kazandırması ve ardından 1991 yılında Devlet sanatçısı olması. Trabzon Lisesi’nde öğrenci iken Müzik öğretmeni Ayşe Çakır’ın ısrarla ona Holfman Metodu ile keman dersleri vermesi ama onun yine Türk müziğine gönül vermesi. Batı müziği ve Türk müziği formunda yüz kadar eserinin bulunması. Bildiğimiz daha çok şey vardı.

Evet, ben ya da biz bunları biliyorduk ama yıllarca emek verdiği İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun resmi internet sitesinde Dr. Teoman Önaldı’nın ne bileyim mesela "Onursal Şef" ya da "Kurucu Şef" başlığı altında bir özgeçmişinin bulunmaması ilginçti. Onca emek verdiği müzik okulunun hiçbirinin resmi internet sitesinde Dr. Teoman Önadlı ile ilgili en ufak bir bilgiye, bilgi kırıntısına rastlamak mümkün değildi.

Hayretler içindeydim.

Neydi bu şimdi?

Buna ad verecek olsak nasıl adlandırmamız gerekiyordu?

Evet, bu olsa, olsa büyük hem de çok büyük bir değer bilmezlikti.

İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun resmi sitesinde şimdiki şef Hayati Çiftçi’nin özgeçmişi bulunurken (tabii ki bulunmalıdır ona hiç itirazımız yok, olamaz da zaten) bir başlık altında bu koroya yıllarını vermiş ve oradan emekli olmuş kurucu şefin yukarıda da belirttiğim gibi bir ad altında klasik müziğe verdiği emeği anlatılamaz mıydı?


Müfit Semih Baylan
Editör











 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018