Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1707




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 18 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 949

Charles Aznavour - 17.02.2010





Ermenistan diyor ki:

“Protokoller önkoşulsuz imzalansın. Soykırımla, Karabağ sorunuyla ilgili bağlantı kurulmasın.”


Türkiye diyor ki:

“Protokoller Dağlık Karabağ sorunu çözüldükten sonra hayata geçirilsin.”

Zaten Zürih’teki imza töreninde iki ülke arasındaki kriz bir türlü aşılamayan bu anlaşmazlık yüzünden çıktı.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbantyan törenden sonra yapacağı konuşma metninde bunu vurgulamak istedi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu da Türkiye’nin Karabağ koşulunu dile getirmek istedi.

İlan edilen saat geldiğinde sorun aşılamayınca imza töreninin ertelendiği açıklaması yapıldı.

Sonra Amerika ve İsviçre devreye girerek taraflara baskı yapmaya başladı.

Sonunda Türkiye iki tarafın da konuşma yapmamasını önerdi.

Ermenistan buna da karşı çıktı ama Hillary Clinton ısrar edince Erivan protokollere imza atmayı kabul etti.

Böylece tören krizi aşılmış oldu.

Ama bu 3 saat 15 dakika süren kriz, protokollerin hayata geçirilmesinin önünde daha aşılması bir sürü engel olduğu gerçeğini ortaya koydu.

* * *

Bu protokolün öngördüğü açılımların gerçekleşmeyeceğini hep birlikte gördük.

Her iki ülkenin kamuoylarının büyük bir duyarlılık içinde olduğu sorunlarda ortak noktada buluşamadığını da gördük.

Protokolleri imzalayanlar da, imzalanması için emir verenler de şu an nasıl bir çıkmaza girildiğini de gördü.

Başbakan Erdoğan, Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmeden Türkiye’nin sınırı açmasının olanaksız olduğunu söyledi.

Hem de defalarca.

Bu konuda gidip Azerbaycan Parlamentosu’nda da söz verdi.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ise protokollerin imza töreninden bir gün önce halkına şu açıklamayı yaptı:

“Türkiye ile ilişki kurmak, soykırım gerçeğini şüpheye düşürmez. Bu ilişkiler Karabağ sorununun çözümüne bağlanamaz. Eğer Türkiye makul bir sürede taahhüt ettiği adımı atmazsa, Ermenistan hiç gecikmeden uluslararası haklarıyla ilgili adımları atacak.”

Şimdi “makul sürede” Türkiye'nin Ermenistan sınırını açmayacağı hemen hemen belli oldu.

Ve şimdi Ermenistan, Karabağ sorununun çözümüne katkıda bulunmak için işgal ettiği topraklardan nasıl çekilecek?

Soykırım iddialarını inceleyecek olan tarihçiler komisyonu karmakarışık prosedürler aşılarak nasıl kurulacak ve işleyecek?

* * *

“Makul süre” sonunda ne olacak?

Ne olacağını gördük zaten.

Türkiye de, Ermenistan da protokolün öngördüğü koşulların yerine getirilmediğini öne sürerek gerekli adımları atmadı.

Süreç tıkandı.

Bunu protokollerin imzalandığı zaman da görmek o kadar zor değildi. Bunun için dış politika allamesi olmaya da gerek yoktu.

Açılımın bir sonuca ulaşması için iyimser olmak bir hayli zordu.

Öyle de oldu.

Ama benim asıl vurgulamak istediğim konu başka.

Protokollerin imzalandığı gece 3 saat 15 dakika süren kriz süresince ülkesi için uğraş veren bir müzisyenden, hepimizin çok iyi bildiği bir büyük besteci ve şarkıcıya dikkat çekmek istiyorum.

Charles Aznavour’a…

Kriz gecesi, beni, dünyaca ünlü Ermeni asıllı Fransız sanatçı Charles Aznavour’un ülkesine ve milletine olan bağlılığı ülkemdeki bazı kişilerin tutumları açısından çok düşündürdü.

85 yaşındaki sanatçı ülke severliğinin çok anlamlı bir figürüydü o gece.

Ülkesi için yüreğinde duyduğu sevgiyi ve sorumluluğu en onurlu bir şekilde sergiledi.

O geceki Charles Aznavour,  ülkesi için dimdik duran o adam, bizim aydınlarımıza, yazar, çizer ve sanatçılarımıza örnek olsun.

Tam da Başbakan Erdoğan’ın besteci ve müzisyenleri, sanatçıları ağırlamaya hazırlandığı şu günlerde.

Cuma günü görüşene değin esen kalın.




Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018