Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 66 müzisyen gazete okuyor
 
 
Çetin Cem
 
 
Yayımlanan Sayı : 1052

boğaza nazır lisa ekdahl - 16.07.2010





ortaköy the marmara esma sultan'daki lisa ekdahl konseri için sarayburnu sepetçiler kasrı'na gitmek hangi kafayla açıklanabilir? "aşık mısın oğlum?" diye de sorulabilir, "gönülsüz gitmişsin ondandır" diyen de çıkar. bir şekilde oldu işte. kapıdan döndüm, taksiye atladım, massive attack katkılı ortaköy trafiğinde konserin bir kısmını (tahminen 20 dakika) kaçırdım. ama iyi ki sepetçiler kasrı'nın kapısında oflayıp eve dönmemişim. harika bir tecrübeden mahrum kalırdım.

lisa ekdahl biraz caz vokalisti, biraz singer/songwriter, biraz billie holiday, biraz joanna newsom. ülkesi (isveç) düşünüldüğünde kafalarda oluşabilecek önyargının aksine çok sıcak ve samimi bir müzik yapıyor. bugün, istanbul caz festivali'nde çalıyor olmanın da etkisiyle caz cover'ları yaptığı ingilizce albümlerinden söyledi. "laziest girl in town," "tea for two," "love for sale," "my heart belongs to daddy" gibi, caza uzak kulakların bile mutlaka duyduğu şarkılar vardı setlistinde. ama bunları o kadar yumuşak , bir açık hava konserinde bu kadar sessiz, ecnebilerin "intimate" dedikleri bir atmosfer yaratarak çalındığına şahit olmamıştım. küçük bir kulüp bile değil, evin salonunda söylüyor gibiydi ekdahl ve arkadaşları. zaten "tea for two"yu çaldıktan sonra sahnenin köşesinde bulunan çay fincanlarını ellerine alıp içti dörtlü, öyle de gitti. misafirlikten ayrılır gibi!

sanırım iyi bir evsahibiydik. en büyük kozumuz, boğaza nazır esma sultan manzarasıydı. böylesi bir atmosferde çalmak şüphesiz lisa ekdahl için de bambaşka bir tecrübeydi. grubu çalarken seyirciye arkasını dönüp boğazı izlemesi bundan olmalıydı.

kendisini bugüne dek dinlememiş olmak benim ayıbımdı, ama bu konserle açığı şimdilik kapatmış oldum. şimdi zamanın birinde elime geçmiş ama jelatini bile açılmadan evin bir kenarına bırakılmış cd'lerini bulmalıyım lisa ekdahl'ın. sahnedeki büyünün yarısı stüdyo albümlerinde de varsa yaşadık!

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019