Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1709




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 20 müzisyen gazete okuyor
 
 
Kemal Yılmaz
 
 
Yayımlanan Sayı : 1060

Ajda cazcı oldu! - 06.09.2010





‘Paramparça’yı tamamladıktan sonra Müslüm baba sahnede bir an kaldı. O esnada 177 ülkede canlı yayınlanan törenleri izleyenler de televizyonları başında durdu. Dünya Basketbol Şampiyonası’nın açılışına layık, multi kültürel bir şovun parçası olmanın anlam ve önemini düşündüler belli ki. Müslüm Gürses sanki küçük bir konuşma yapacak gibiydi, hatta başlamıştı da ama neyse ki sunucu Memet Ali Alabora yanında Tülin Şahin’le sahneye girdi. Müslüm baba ona bakıp “Evet Memedali!” diye seslenmekle yetindi... Sonra, teşekkürleri toplayıp sahneden indi.

Ertesi sabah Cihangir kahvede fısır fısır konuşan iki genç kadının da bu konserden söz ettiklerini fark ettim. Söylediklerine bakılırsa, Müslüm Gürses konserden bir gün önce prova yaparken kıyamet kopmuş. Efendim, orkestrayla bir türlü uyum sağlayamamış. “Ben ‘Paramparça’yı söyleyeceğim” demiş, “Notaları yok” diyen şefe, “Siz kafanıza göre takılın” demiş. Sonra çılgın şef provaları terk etmiş. Sonra yönetmen Müslüm Gürses’i programdan çıkartmış, sonra araya Sezen Aksu girmiş de her şey tatlıya bağlanmış...

İşte size Cihangir dedikodusu, artık doğru yanlış bilmem. Belli ki dedikoduyu yapan viyolacı kılıklı genç kadınlar Müslüm Gürses’in ‘Paramparça’ şarkısıyla Fazıl Say’a dokundurduğuna inanıyordu. Bunun için üzülüyor, bir arabesk şarkıcısının uluslararası yorumcuya tercih edilmesine kızıyorlardı. Ama tüm bunları fısır fısır konuşuyorlardı ki bir duyan olmasın. Hani gerçekten arabesk sevenler duysa bir şey olmazdı da mazallah arabesk sevenleri sevmeye karar verenler devreye girerse işin rengi değişir, bu iki genç kadın Cihangir kahvenin ortasında paramparça edilebilirdi. Neyse ki onlar konuyu fazla uzatmadı, adını bilmediğim
bir başflütçünün, orkestraya yeni girmiş kemancı kızla yaşadığı yasak aşkı konuşarak, tehlikeli sulardan uzaklaştılar.

Müslüm Gürses’in bir Teoman şarkısıyla yaptığı bu çıkış aklıma yakında Türkiye’nin konuşacağı bir başka projeyi getirdi. Cazcı Ajda projesi. Belki herkes bilmez, Ajda Pekkan o meşhur 1980 ‘Petrol’ krizinin sıkıntısını, yani Erovizyon’da 15’inci olmanın üzüntüsünü kendini caz müziğe vererek atmıştı. Bir süre caz şarkıları söyleyen Ajda şimdi kariyerinin bu ikinci baharında tekrar konuya dönüyor.

Ajda Pekkan, eylül sonunda başlayacak Akbank Caz Festivali’nde sahneye çıkacak. Yok, şarkı söylemek için değil, caz müzik hakkında konuşmak için. 29 Eylül Çarşamba günü saat 19.00’da Akbank Sanat Merkezi’nde ‘Popüler müzikte cazın yeri’ başlıklı bir panel var. Panele Kerem Görsev ve Burhan Öçal’la birlikte Ajda Pekkan da katılacak. Muhtemelen caz müziği nasıl sevdiğini, kimleri dinlediğini filan anlatacak ve kesinlikle salon yetmeyecek, kalabalık sokaklara taşacak festivalin en kalabalık ve ilgi çeken etkinliklerinden biri yaşanacak.

Akbank Caz, Ajda’yı programına alır da İstanbul Caz Festivali durur mu? Hayır tabii ki. Benim işittiğime göre, kendisi de her müziksever gibi açıklanamaz bir hayranlıkla Ajda Pekkan’a bağlı olan Görgün Taner’in hayali daha büyükmüş. Ajda Pekkan’a bir caz konseri verdirmek için uzun süredir faaliyet halindeymiş.

Yani hazır olun, 2011 Temmuz’unda Ajda sings Ella Fitzgerald filan gibi bir proje için Harbiye Açıkhava’yı doldurabiliriz.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018