Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1707




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 11 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1126

Yurttan Sesler Korosu - 20.12.2010





Yurttan Sesler Korosu’nu kuran Muzaffer Sarısözen’in en büyük çekincesi, koronun uygulayacağı "yöresel tavırlardan ve şiveden arınmış" türkü söyleme tarzının halk arasında rağbet görmesi ve bunun da Anadolu'daki müzik gelenekleri üzerinde olumsuz etkisi olması ihtimaliydi.

Öyle de oldu.

Ancak diğer yandan Yurttan Sesler korosu, Türk müziğinde "Türk kültürüne bağlı kalarak çoksesli batı müziğine yönelme"nin ilk ayağıydı ki bu hedef bizzat Atatürk tarafından gösterilmişti (Atatürk ise bu fikri Ziya Gökalp’ten almıştır).

Halk arasında her ne kadar çalgılarda basit çoksesli icra yaygın idiyse de koral icra (teksesli dahi olsa) pek yaygın değildi. Halk önce teksesli koral icraya kendi söylediği türkülerle alışacak, sonra çoksesli müziğe kademe kademe geçilecekti.

Ancak Muzaffer Sarısözen’in vefatıyla Yurttan Sesler Korosu’nun başına gelen Nida Tüfekçi, mevcut durumu korumayı tercih etti, sonraları gelen arabesk dalgasına da karşı duramadı.

Muzaffer Sarısözen’in bağlamalarda ve çeşitli nefesli sazlardaki çokseslilik üzerine makaleleri, iki alevi deyişinde bulduğu çoksesli vokal icrayı heyecanla anlattığı yazıları bir kenarda dururken, halefi Nida Tüfekçi’nin halk müziğinin teksesli olduğu yönündeki ısrarları dikkat çekicidir.

Bilmem bu farkı Muzaffer Sarısözen’in mektepli, Nida Tüfekçi’nin alaylı olmasına bağlayabilir miyiz?

Ve şimdi resmi ya da gayri resmi olarak müzik faaliyetini sürdüren çok sayıdaki halk müziği topluluklarımızın, yukarıda arz ettiğim konu çerçevesinde ilgili ve yetkililerin dikkatini çekme olanakları var mı bilemiyorum. Ancak bildiğim tek şey, onlar Yurttan Sesler Koroları’nın aynı şekilde devam etmesini istemektedirler.

Çünkü çok sesliliğe geçileceği zaman, çok sesliliğe uygun enstrümanlar geliştirilecek, bu enstrümanların standardizasyonu sağlanacak, metotları oluşturulacak, orkestraları kurulacak, bu orkestrada icrai sanat eyleyecek müzisyenlerin mutlaka nota okumasını bilmesi gerekecek, nota okumasını bilmeyenlerin öğrenmesi gerekecek, orkestranın başındaki şefin ellerini kollarını anlamsızca sallamaması gerekecek yani partitür takip etmesini bilecek, bilecek, bilecek, bilecek.

Yani yapılması gereken birçok iş olacak.

O zaman hazır elimizde Nida Tüfekçi’nin elli yıl önce devralmış olduğu koro var, bu koro aynen devam etsin.

Ama bugün benim bildiğim onlarca Türk Halk Müziği Topluluğu’nun, tıkanma noktasına geldiği ve artık aynı şeyleri tekrar etmekten bezdiklerini, sonuç olarak bu alanda önemli yenilikleri yapılması gerektiğini çok yakinen biliyorum.

Çarşamba günü görüşene değin esen kalın sevgili dostlar.

Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018