Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1707




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 29 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1131

Şu Telif Hakkı Meselesi… - 27.12.2010





2010 yılının son pazartesi gününü yaşıyoruz. Diğer bir deyişle son haftasını, gelecek hafta 2011 yılının ilk mesai günün yaşayacağız hep birlikte.

Her giden yılın ardından, yeni gelen yılın daha iyi olması için dilek ve temennilerde bulunulur, Noel Baba kar
şılanır, çocukları mutlu eder, hediyeler alınır verilir vs, vs…

Ama tüm bunlar iyi bir yıl ya
şama isteğinin dilek ve temennisidir. Daha güler yüzlü, daha mutlu, daha paylaşımlı, insana yakışmayan tüm eylemlerden daha uzak…

Ama ne yazık ki üçüncü bin yıl olarak nitelendirilen 2000’ler hiç de arzu etti
ğimiz gibi gelmedi, dilek ve temennide bulunduğum hiçbir şeyi yaşamadık, yaşayamadık desem yeridir.

Tek kutuplu olan dünyamızda, teknolojinin de katkılarıyla egemen olan emperyal güç dünyamızı her yeni gelen yılda daha bir ya
şanmaz hale getiriyor.

İşte yaşadığımız çevre felaketleri, bölgesel savaşlar, yaratılan suni ekonomik krizler, terörist eylemler, ülkemizin üniter yapısına aykırı özerklik tartışmaları ve daha birçok olumsuz şey…

21. yüzyılın ilk on yılının son yılını bu tartı
şmalar içinde geçirdik, ikinci on yıla başlarken bakalım daha neler tanık olacağız.

Umarım 2011 yılı ülkemiz için iyi sonuçlar getiren bir yıl olur.

Bu yıl içinde yapılması planlanan seçimle gelecek neslimizin feraha çıkaracak
şartlar hazırlanmış olur.

***

Gelelim
şu telif hakkı meselesine…

Telif hakkı ne denir diye tanımlarsak, fikir, bilim ve sanat eserlerini yaratan ki
şinin, bu iş için harcadığı emeğinin parasal karşılığıdır. Ben en azından böyle tanımlıyorum. Telif Hakkı meselesine son derece saygıyla yaklaşıyorum.

Ancak bunu düzenlerken de içinde bulunulan ülkenin
şartlarına göre bunu belirlemek gerekiyor.

Biz olayın sanat cephesinde oldu
ğumuza göre, bu bağlamda olayı değerlendirmemiz gerekiyor ve sanat üretenlerin hakkının, üretilen bu sanatı tüketenler tarafından korunması gerekiyor.

Çünkü bizim ülkemize de dayatılan kapitalist ekonomik sistem, sanatı üreten sanatçının, üretti
ğini yani ürününü satarak geçinmeye zorlamaktadır.

Ve sanatçı ürününe fiyat etiketini taktı
ğı andan itibaren o ürünün derhal sahtesi doluyor piyasaya, bunun en belirgin örneği korsan CD dediğimiz olay.

Yani çok açık deyimiyle, emek hırsızlı
ğı.

Tabii bu sadece müzikte de
ğil örneğin kitaplarda da oluyor, Hanefi Avcı’nın o meşhur kitabının orijinali çıkmadan sahtesi doldurmuştu piyasayı.

Yukarıda söyledi
ğim gibi sanatçı ürettiği ürününe fiyat etiketini koyduğu an sahtesi doluyor piyasaya, pespaye meyhane şarkıları, en adisinden arabesk versiyonlar, salya sümük şiir albümleri ve işin en kötüsü bunu yapan kişilere “sanatçı” unvanı verilmesi.

Şikâyetçi olduğumuz bu manzaradan kurtulmanın çaresi, kapitalizmin dayattığı, bizimde, ürününü satarak yaşamını sürdürmek zorunda kalan gerçek sanatçılarımızı en iyi şekilde yaşatacak olan sistemi kurmayı zorlarsak, burada biz; elit müzik dinleyen kesim oluyor, klasik müzik dinleyen kesim oluyor, evet, bizler kapitalizmin dayattığı bu ortamı ortadan kaldırmak çabası içinde olmazsak, bu şikâyetçi olduğumuz manzaradan kurtulmamız mümkün değildir.

Bu biçimde sanatçılarımızı evrensel düzeye ta
şımamız mümkün değildir.

Bugün bir pop müzik albümü ortalama on be
ş liradan, bir konser DVD’si yirmi liradan satılmaktadır.

şarıdan ithal edilmiş örneğin bir Pink Floyd albümü kırk beş liradan satışa sunulmuştur.

Sevgili dostlar, i
şte bu fiyatlar kapitalizmin bize dayattığı bu fiyatlar Türkiye’nin fiyatları değildir.

Bu sanat ürünleri bu fiyatlardan satılmaya devam etti
ği sürece ülkemizde korsan dediğimiz yasadışı ürün satışı devam edecektir.

On be
ş liradan satılan albümün Türkiye’deki satış fiyatı ortalama dört ile yedi lira arasındadır, ithal edilerek getirilen örneğin Pink Floyd albümünün fiyatı da ortalama on lira civarındadır. Albüm fiyatlarını bu düzeye indirdiğiniz zaman “korsan” diye adlandırdığımız hırsızlık olayı kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

Kapitalizm çok kazanmaktan vazgeçmeyece
ğine göre ve eserlerin telif sahipleri de çok kazanmaktan yine vazgeçmeyeceğine göre ortada ciddi bir ahlaki sorun var demektir.

Bunu a
şmak, bunu düzenlemek biz düşünen kesimin dayanışması ile olabilecek bir şeydir. Çok kazanmak istemenin yerine ülke şartlarının gereğini yapmak en doğru yoldur. Bunun içinde ülkemizde çok ciddi yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır.

Telif hakkı meselesine saygıyla yakla
şmanın gereği de bu düzenlemelerden geçmektedir.

Konunun geri kalan kısmına devam etmek üzere çar
şamba günü görüşene değin esen kalın.

Müfit Semih Baylan
Editör


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018