Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1737




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 60 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ali Tufan Koç
 
 
Yayımlanan Sayı : 1238

Yalınayak yere basmanın huzuru - 02.06.2011





MÜZİK
Sezen Aksu
‘Bakarsın Umdu
ğundan
İyi Geçer Yaz... Öptüm, Sezen’, DMC

Sezen Aksu’nun ‘Bakarsın umdu
ğundan iyi geçer yaz...’ mesajlı albümü, sözün ait olduğu parçadaki gibi belki tabiat misali coşturmuyor ama yalınayak yere basmanın huzurunu hissettiriyor. Aksu, bu albümle hemen hemen her konserde dillendirdiği temennilerini harfiyen uygulamaya dökerek insanın yükünü alıyor, derdini hafifletiyor, hayatı daha kolay, daha yaşanır kılıyor.
Yaz hafifli
ğindeki albümde en damar parça bile acı çekmenin en kibar, en yazlık halini yaşatacak cinsten. Albümde 9 şarkının müziği, 7 şarkının sözleri Sezen Aksu imzasını taşırken, Yıldırım Türker’in iki sözü ve Nazan Öncel’in sözü ve bestesini yaparak Aksu’ya hediye ettiği ‘Ballı’ isimli şarkısı bulunuyor. Bir bakışta fazla damar, yoğun kas barındırmayan yumuşak bir albüm gibi görünse de ‘Sezen Aksu/Nazan Öncel/Yıldırım Türker’ üçlüsünden yara bere almadan sıyrılmak her yüreği yananın, kalbi olanın yapabileceği bir iş değil. Merakla beklenen parça, ‘Ballı’ albüme Nazan Öncel usulü bitter tadında bir neşe katarken albümün tamamına yayılmış âşık Sezen portresinde pek değişen bir duruş yok: “Ağlarım seve seve/ inlerim seve seve/yeter ki aşk olsun/ katlanırım seve” derken bir yandan kuyruğu dik tutmaya çalışan, hayattan en büyük kazığı aşktan yemişken onu bir tek aşkın anladığını düşünen, aşka şükreden bir kadın.

Albümde, ‘ne
şeli’ ve ‘yaz’ denince beklenen yeni filizlenmiş, taptaze bir aşk heyecanı yok; yerine yitip giden sevgilinin ardından unutma/unutulma kaygısı var. Açılış parçası, ‘Unuttun mu beni?’ kuşkusuz yazın en efkarlı şarkısı olacak, rakı kadehleri o kırlangıça kalkacak. Ardından gelen “Arkadaş Şarkısını Duyunca “ akıllara Aksu’nun konser vedalarında, her seferinde ta derinden bir yerden çıkartarak okuduğu ‘Yollarımız ayrılsa bile seninle arkadaş’ parçasını getiriyor; “Ağlarım ağlarım/ ‘Arkadaşşarkısını duyunca” mısraları pek de sürpriz olmuyor. Albümün en merak edilen parçası ‘Ballı’, hareketli, lay lay lom’u bol, defolu ilişkileri ironik bir dille anlatan bir ‘Nazo’ klasiği. Pop müziğin iki serseri aşığı, Sezen Aksu ve Nazan Öncel’in birbirine en çok yaklaşğı mısralar bu değil, Sezen Aksu’nun da vokalde olduğu, bir Nazan Öncel klasiği ‘Bırak Seveyim Rahat Edeyim’ gibi duruyor.

‘Vay’ albümün en a
ğır parçası. Parçanın başlamasıyla beraber albümün kırmızı rengi bir anda siyaha atıyor, yaz sıcağında karaya oturmuş çaresiz gemi misali insanın tüm sahili matem havasına sokası geliyor. “Vay yine mi keder/ama artık yeter/ortasında kışın/iyice beter.(...) Vay/yine kapıda kara geceler/vay çileli başım...” sözleri boğazınızı düğümlemiş, yüreğinizi sıkıştırmışken insanın dönüp Sezen’e “Bu mu şimdi en neşeli albümün?” diyesi geliyor. “İnsan biraz olsun akıllanmaz mı?” sözüne derin iç çekişle eşlik ederek arka vokallerde yerinizi alıyorsunuz. İlk kez Kral TV ödüllerinde görücüye çıkan ‘Ayar’, her hareketli Sezen hiti gibi, nakaratı dinlendikçe dile takılıyor; söylendikçe yumuşuyor. Uzaktan dillere marş olacak, tribüne ha düştü ha düşecek nitelikli parça, biraz eşelendiğinde uyduruk düzene yapılmış nefis bir taşlama. Aksu bir kez daha her şeyi ‘öteki’leştiren düzene söz ile ayar vermekte. 

En zengin parça ‘Sayım’
Albümün üzerinde en titrenmi
ş, araya serpiştirilmiş keman ve gitar soloları ile ses olarak en zengin parça ‘Sayım’da Aksu bizi her yerimizden bol bol öpüyor. Parçanın sonunda doğru arkadan yükselen erkek vokal karşısında tam ‘Cihan Okan klasiği’ derken, sesin rengi değişiyor, bu kez Mithat Can sessiz bir çığlıkla öpüyor. Sıradaki iki parçada Yıldırım Türker var. “Kanatmışım yaranı sevdikçe(...) Acıtmışım canını sevdikçe/ Bırakıp gittin/ Yok olup gittin/ Gözlerimde hüzün/ bak siliniyor yüzün” Sezen Aksu aşklarındaki naif arabeskliği perçinlerken, ardından gelen ‘Kaçırıcam Seni’, ağıtların en kibarı olarak yer etmiş kalp ağrıtan parça ‘Kırık Vals’ın hareketli bir devam filmi niteliğinde. ‘Kırık Vals’, bu kez parçalı bulutlu bir tangoya dönüşş: “Sevişmek dört nala/bu yasak seferde/ Ah kalbim.../ Sen benim yagane efendimsin” Parçanın devamındaki şu sözler Türker-Aksu işbirlikçiliğinin tohumlarına dair izler taşıyor: “Ah kalbim...Sen benim yegane kağıdım, kalemim, defterim...” Albüm, kapanış parçası ‘Ah Felek Yordun Beni’ ile açık hava yaz düğünü misali, davullu zurnalı bir final yaparken 10 parçadan geriye kalan his yaza doymamışlık... Albüm, kronolojide yaz başı çıkan “Yaz bitmeden...”, “Yürüyorum Düş Bahçelerinde...” gibi dinleyicilerini şarkısız bırakmamaya yönelik, ‘ara’ albümü nitelikle çalışmaların arasında kendine yer bulurken, hissiyat olarak genelgeçer/akar gider bir Sezen Aksu yaz albümünden ziyade deneysel çalışmalar sonrası çıkagelmiş ‘Adı Bende Saklı’nın sıcaklığını barındırıyor.

26 Mayıs’tan itibaren müzik marketlerde.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019