Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1693




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 17 müzisyen gazete okuyor
 
 
Murat Beşer
 
 
Yayımlanan Sayı : 1286

Otuz yaşında bir 'Bezgin' - 26.09.2011





Kapağında Türk halısının üzerine çökmüş bir müzisyen karşılıyor bizi “Bezgin”in; yanında viskisi, hemen önünde yerli sigarası ve kibritiyle, arkasında kendisini bekleyen piyanosu ve notalarıyla. Arka kapakta ise aynı kadrajın içinde müzisyeni göremiyoruz. Viski içilmiş, sigara tükenmiş, notalar ise odanın çeşitli yerlerine dağıtılmış, bazıları buruşturulmuş. İki resim arasındaki yedi farkı bulanlar, bu albümün nasıl bir ruh hali ve ortamda yapılmış olduğunun doğru yanıtını vermiş oluyor.

 

1954 Bursa doğumlu İlhan İrem. “Bezgin” albümünü rock dünyasına musallat olan, Jimi Hendrix’i, Janis Joplin’i, Jim Morrison’ı, Amy Winehouse’u alıp götüren şu melun 27 yaşındayken yapıyor. İlhan diğerleri gibi dünyamızdan göçmüyor, ama beziyor.

 

Arabesk ve piyanist şantör modası altında doğuyor “Bezgin”. Bir yanda da askeri diktatörlük ve liberal gericiliğin pençesinde kıvranan bir ülke. Kaderci gibi görünse de, özgürlüğe olan özlemin ürünü “Bezgin”. Tutkunun, sıradanlaşmaya karşı ayak direyişin kaçınılmaz sonucu; ayrıca uzun bir suskunluk ve askerlik sonrasının albümü. İlhan’ın en büyük teması yalnızlık; ki bu onun legosunda en büyük parçalardan biri, sevgiyle birlikte. Işığı ise henüz bu yıllarda biraz fersiz.

 

“Bezgin” ilk dinlenişte arabesk ile Türk popunun basit bir karışımı gibi görünse de, alttan alta gelecekte çıkacak albümlerin sinyallerini veriyor; dinleyicisini senfonik rock ve zihinsel pop çizgisine davet ediyor. Karamsar havası arabeski çağştırsa da, eğretilemeleri ondan uzak. Kompozisyon anlayışı farklı; özellikle sekiz dakikalık “Olanlar Olmuş” adlı şarkı, İlhan’ın bir ozan hikâyeci olarak yaratacağı özgün dilin ilk ipuçlarını sunuyor.

 

Çağdaşlarına benzemiyor İlhan; içsel daralışlarını öne çıkaran edilgen bir romantik olarak kendine özgü bir sound peşinde koşuyor. “Bezgin” ile çıkılan yolculukta “Pencere”, “Köprü”, “Ve Ötesi” öncesi duraklarda konaklarken görüyoruz İlhan’ı. Yani üçlemeye açılan bir kapı “Bezgin”. Bilincinde oluşan devrim arifesinin ürünü.

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018