Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Gülin Yıldırımkaya
 
 
Yayımlanan Sayı : 1301

Fazıl Say’ın eleştirileri tartışılıyor... - 17.10.2011





‘Say’gınlığını mı yitiriyor, saygınlık mı kazanıyor?

Uluslararası kabul görmü
ş sanatçıların, elitist bir anlayışla halkın beğenilerine sert eleştiriler yöneltmeleri ve kendi uzmanlık alanlarının dışına çıkarak, popüler olan herkes hakkında ahkam kesmeleri, kendilerine saygınlık mı kazandırıyor, yoksa saygınlıklarını yitirmelerine mi neden oluyor? Bu tür tartışmaların halkın kültürel seviyesinin yükselmesine katkısı var mı? Bu konuyla ilgili sıklıkla gündeme gelen dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say, yine halkın sevdiği sanatçılardan olan Orhan Gencebay, Müslüm Gürses ve Sezen Aksu‘ya saydırdı.

Fazıl Say‘ın Twitter’da yazdı
ğı “Orhan Gencebay, üçüncü sınıf müzisyen. Müslüm Gürses, müzisyenin kılcal damarı bile olamaz. Sezen Aksu, kompozisyon öğrencisi bilgisine sahip değil” sözlerine Gazete HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı‘dan sert eleştiri geldi. “Ben uluslararası kabul görmüş, herhangi bir yabancı klasik müzik üstadının o ülkedeki diğer tarz müzik yapanlara böyle saldırdığını görmedim” diyen Altaylı haklı mı? Konuyu tartışmaya açtık, işte farklı görüşler...

‘Sanatçının i
şi konser vermektir, polemiğe girmek değil’

Piyanist BURÇ
İN BÜKE

Benim önümüzdeki hafta çıkacak albümümün adı “Gözbebe
ğim’’. Biraz arabesk bir isim seçtim özellikle, müzik tabii ki benim müziğim ama isminde arabesk olsun istedim. Çünkü ben şöyle düşünüyorum: Her Türk erkeğinin ya da kadınının içinde birazcık arabesk vardır. Ama bunu reklam için kullanmak doğru muduryanlış mıdır onu bilmiyorum. Evimde bir Orhan Gencebay albümü tabii ki yok ama onun bağlama çalışı beni etkiler. Ben Müslüm Gürses dinlersem Chopin çalamayacak mıyım? Bu tarz çıkışlar ya da söylemler dinleyiciyi arabeskten soğutmaz.

Ben bu tarz konularda polemiklere girmiyorum çünkü benim o kadar vaktim yok. Siz
İdil Biret’ten böyle açıklamalar hiç duydunuz mu? Hayır. Çünkü İdil Biret’in işi konser vermek ve bir eseri yorumlamak. Asla bu tarz polemiklere girmez ve bence de gerek yok. Müslüm Gürses’i dinleyeceğiniz yer ayrıdır, Chopin’i dinleyeceğiniz yer ayrıdır. Bunlar farklı kültürlerin birer parçasıdır, bunlar hakkında ne çok büyük konuşmak lazım ne de çok batırmak lazım diye düşünüyorum. Bence herkesin birbirine saygılı bir şekilde işini yapması lazım. Bence zaten arabeskten daha önce başka sorunlar var, açlık, küresel ısınma vs. sanatçılar bunlar üzerinden tartışırsa daha yararlı olur.

‘Saygınlı
ğından kaybediyor’

Şarkıcı ALİŞAN

Herkes her konuda görü
şünü belirtebilir elbette ama bunları çok doğruymuş gibi empoze etmeye çalışmamalı. Ben bu tarz açıklamalarda çıkışlarda bulunan insanların saygınlıklarının zarar gördüğünü düşünmem genelde, reklamın iyisi kötüsü olmaz, ismimden bahsedilsin de nasıl bahsedilirse bahsedilsin diye düşünen çok insan var. Genelde işe de yarar. Ama Fazıl Say'ı ayrı tutuyorum çünkü onun bu açıklamalarla kesinlikle saygınlığından bir şeyler kaybettiğine inanıyorum.

Piyanist Gül
şin ONAY

‘Fazıl’ın saygınlı
ğından hiçbir şey götürmez ne diyorsa doğrudur’

Dünyada bu tür çıkı
şlara hiç rastlamıyorum açıkçası. Belki klasik müzik dinleyicisi ve diğer müzik dinleyicisi arasındaki paralelliğin bu kadar belirgin olmayışından kaynaklanabilir. Klasik müzik dinleyicisi ya da müzisyeni ile klasik müzik dinleyicisi olmayan kişiler ya da müzisyenler arasında diyaloğun yok denecek kadar az olduğunu söyleyebilirim. Herkes birbirini kabullenmiş durumda, kimse kimsenin müziğine müdahale etmiyor.

Popüler kültürle klasik müzik arasındaki çatı
şma mutlaka her yerde var fakat bu çatışma büyümüyor, çünkü herkesin söylediği karşı taraf tarafında da kabul edilebilecek şeyler, tolere ediliyor. Bu tür söylemler sanatçının saygınlığından herhangi birşey götürmez, benim için özellikle Fazıl ne söylerse söylesin saygınlığından hiçbir şey götürmez. O benim çok değer verdiğim çok büyük bir sanatçıdır, ona hiçbir şekilde toz kondurmam. Mutlaka söylediklerinde çok haklıdır, hele müzik konusunda ondan daha önemli bir otorite olduğunu düşünmüyorum. Kendisine çok hayranım.

Ben Adnan Saygun’un ö
ğrencisiyken Adnan Saygun buna benzer söylemlerde bulunurdu. Ama tabii o zaman kitlelere-medyaya ulaşma imkânı bu kadar kolay değildi. Fakat onun da buna benzer bir şekilde, kalitesiz ve kötü müziğe son derece karşı olduğunu belirten çok sayıda açıklamaları olmuştur. Bu açıklamalar onun Adnan Saygun’luğundan bir şey götürmedi.

Habertürk
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019