Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1738




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 37 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nilgün Serimoğlu
 
 
Yayımlanan Sayı : 1315

Sanat toplum bilincinin damıtılmış halidir... - 04.11.2011





Çocukluğumda bir öykü okumuştum. İki komşu ülkenin arasında kalan küçük bir yerleşim alanı için ülkelerin kralları savaşmak üzeredirler. Her ikisi de o toprak parçasının kendisine ait olduğunu savunmaktadır. Savaş hazırlıkları sürerken herkesin saygı duyacağı bir bilge gelir ve konuyu kansız bir şekilde çözeceğini söyler. Tek şartı vardır; her iki ülke onun kararına kayıtsız şartsız uyacak, sonucu karşı çıkmadan kabul edeceklerdir.

Bilge aynı dili konu
şan iki ülkede ve arada kalan bölgede inceleme yapmak için bir süre ortadan yok olur. Döndüğünde kararını vermiştir… A Krallığına ait olduğunu söyler o bölgenin. Kaybeden B Ülkesinin kralı sonucu çaresiz kabul eder ama bu sonuca nasıl vardığını sormadan edemez bilgeye. Bilgenin yanıtı çok açık ve nettir. “Önce her iki ülkenin türkülerini dinledim, sanatçılarını, sanatlarını tanıdım. Sonra o küçük ülkeye gidip hangisinin türkülerinin söylendiğine, masallarının anlatıldığına baktım. Orada A Ülkesi’ni türküleri söyleniyor, masalları anlatılıyor. O bölge A Ülkesi’nin bir parçasıdır” Dedi.

Bu Meselden alınacak çok ders vardır. Bir ülkenin sanat anlayı
şı o ülkenin kimliğini en açık şekilde yansıtır. Kökeni gerilere dayanan toplumlar ki, onlara köklü toplumlar diyoruz. Yüzyıllarla ölçülen sürelerde biriktirilen her deneyim, her duygu toplumsal zihin tarafından özümsenir ve bir süre sonra sanatın toprağında çiçek vermeye başlar. O çiçeğin özünde yaşanan acılar, sevinçler, umutlar vardır. Her çiçek yaratıcısının ulaşğı uygarlık basamağını, insanlık basamağını gösterir. Sanatçının seslendiği her zihin aynı zamanda ona bir ekran oluşturur. Bu ekranlardaki yansıma o yapıtın başka zihinlerdeki izdüşümünü gerçekleştirir. Yalnızca o sanat ürününü yaratanlar değil, onu değerlendirebilip, özünde onaylayanlar da aynı basamağı paylaşır. Bir toplum sanatı nereye ulaşıyorsa o kadar vardır. Bir toplumda sanatı hafife almak o toplumun varlık bilincini kısıtlamak anlamına gelir.

Sanat, insan zihninin, insan bilincinin damıtılması ile ula
şılan en üst düzeyli ürün olarak kabul edilir.  Bu aynı zamanda sanatın en nitelikli değer ölçüsü olduğu anlamına da gelir. Sanat kurumları bir toplum için gerekliliktir, lüks değildir. Okulsuz bir ülke düşünülebilir mi? Sanat, sanatçı devlet gibi güç odakları tarafından korunmalı, geliştirilmelidir. Kültür, sanat bir ulusu oluşturan unsurların başında gelir. Aksi halde insan yığınları olmaktan öteye gidemeyiz.

Evrendeki her
şey matematiksel bir düzen dahilindedir. Sanatın prensiplerinin de bu düzenden ayrı düşünülmesi olanaksız. Kuralsız olduğunu düşündüğümüz eylemlerimizde bile alışılmışın dışında olsa da mutlaka bir matematik gizlidir. Sanat bir bakıma zekâ işidir. İnsan zihni geliştikçe daha iyi yorumlayabileceği o kusursuz sistemi, şablonu yansıtmaya çalışır. Sanat aslında doğayı, doğal olanı örnek alır. Bir sanatçının yapıtı çok karmaşık yollardan, çok farklı üsluplar kullanılarak sunulsa bile, evrensel matematiğe uygunluğu oranında diğer zihinler tarafından kabul görür, anlaşılır.

Ya
şama içgüdümüz devam ettiği sürece, yaratıcının içimizdeki parçası ile bağlantı kurmaya, kendimizi aşmaya çalışırız. Bir ömür boyu çevremizle, kendimizle, diğer canlılarla uzlaşmaya, kendimize özgü bir düzenleme yapmaya çalışırız. Bu düzenlemede yalnızca gereksinimler rol oynamaz. Aslında özümüze yönelik düşünürsek, ulaşmak istediğimiz bir şablon, bir ilk örnek olduğunu görürüz. Bu yaratılışın, evrenin kusursuzluğuna dayanan bir şablondur. Hep ona ulaşmaya çalışırız. Bunun için kendimize özgü yöntemler, üsluplar kullanırız, sürekli olarak dış dünyaya kendi sunumumuzu yapar, kendimizi anlatırız.

Tasarlanan, gerçekle
ştirilen her şey emek ister. Önce bireysel olarak zihinsel katmanlarda üretilen fikirler, duygular yine orada projelendirilir. Bu pasif  bir  aşamadır,  bazen  bir  ömür  boyu  sürer.  Zamanla  bu  proje,  var olan ve sürekli  genişleyen  bilgi  birikimlerimiz  ve düş  gücümüzle  olgunlaşır. Vakti geldiğindeyse, ruhsal kimliğimizin yanı sıra sosyal kimliğimizi de katmaya başlarız. İşte o zaman bu proje bireysel rüyamız olmaktan çıkar, gerçekleşme şansını elde eder. Ne mutlu,  Özel  dünyalarında kotardıkları şeyleri toplumla da paylaşma aşamasına gelenlere!

Bu a
şamadan sonra başka zihinlerle bağdaşma aşaması gelir. Bir sanatçı kendi rüyasını başka rüyalarla uzlaştırıp, ortak vizyonu yakalar. Gerçekleşen bir rüya daima karanlıkta kalan diğer rüyaları tetikler. Onlara da gün ışığına çıkma gücü, arzusu verir. Açılan her kapı bir sonrakinin müjdecisidir. Hepimiz sonuç olarak evrende var olan ortak bir desenin parçalarını oluşturuyoruz. Bu desenin her parçası farklı bir nitelik taşır. Mücevherin farklı bir yüzeyini parlatır. Böylece her yaratının, her yaratıcının anlatmak istediği özgün bir savı olur. Seslendikleri odaklar çeşitlendikçe yaşamlarımız düşüncelerimiz de sürekli zenginleşir. Eğer içimize, özümüze yeterince saf bir şekilde bakabilsek; orada yaratıcıdan, onun yüce sanatından izler görürüz.


iletisim@nilgunserimoglu.com.tr
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019