Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 68 müzisyen gazete okuyor
 
 
Tuncay Yılmaz
 
 
Yayımlanan Sayı : 1355

Bir hikaye... - 06.01.2012





Bir arkadaşımın değerli anlatımından etkilendiğim gerçek bir hikâyeyi kendi yorumumla sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü bu yaşanmış hikâye, önemli değerlere dikkat çekmekte olup, kültür ve etik eksikliğinin aslında ne kadar büyük bir fakirlik olduğunu kanıtlıyor ve gözler önüne seriyor...

Büyük Rus piyanist Sviatoslav Richter'in kırk yıl kadar önce Kazakistan'ın bir kasabasında ba
şından geçen çarpıcı bir olay...

Richter, bir konserden bir ba
şka konsere koştururken, sanatının doruğunda en aktif ve parlak dönemini yaşamaktadır. Ertesi gün konser vermek üzere gittiği bir kasabaya bitap şekilde vardıktan sonra, dinlenmek üzere otel odasına çekilir. Aradan birkaç saat geçmeden, ordudaki komutanlarından aldıkları emirle birkaç askerin kendisini ziyarete geldikleri haberini alır Askerler, komutanlarının bir sonraki akşam vereceği konserin o günün akşamına alınmasını istediğini söylerler. Sanatçı bu teklifi değerlendiremeyeceğini söyler ve reddeder. Tüm konsantrasyon ve enerjisini bir sonraki akşama hazırlayan sanatçı, istem dışı olduğu kadar etik değerlere sığdıramadığı ve hoş olmayan emrivaki tarzı içine sindiremez. Akşam çöktüğünde aynı askerler tekrar oteline gelip ve ünlü piyanist Richter'i zor kullanarak konser salonuna götürürler. Bu durum, orada maalesef daha da ileri gider ve ünlü sanatçı silah çekilerek sahneye çıkmaya zorlanır. Richter, hiçbir şeyden haberi olmayan ve tıklım tıklım konser salonunu dolduran seyircilerin karşısına çıkar.

Beti benzi atmı
ş Richter, ağır ağır sahnedeki yerini alıp piyanosunun başına oturduktan sonra ortalığı müthiş bir sessizlik kaplar, sanki yaşam ve salondaki kalpler durmuştur...

Bir saniye veya birkaç dakika de
ğil, yaklaşık otuz beş dakikaya kadar süren büyük sessizliğin kapladığı salonda adeta bir ölüm sessizliği yaşanır... Piyanosunun başındaki Richter, hiç çalmadan ve tek bir notaya bile dokunmadan, oturduğu yerden ayağa kalkar ve dinleyicisini selamladıktan sonra yine ağır adımlarla sahneden ayrılır. Ardından gelen alkış fırtınası bir kasırga gibi salonda yankılanırken, ortadan kaçarak kaybolan yüce komutanı hiç kimse fark etmez bile...

Sanatçının ödünsüzlü
ğünün kaynağı, kuşkusuz ki müziğe ve sanata olan çok derin sevgi ve saygı bağlarıdır. Sanatçı, aynı zamanda sonsuz emeğin ve cesaretin temsilcisi olduğu için, nitelik ve özelliklerine gösterilen saygının da aynı oranla bu erdemi yansıtması, ona yakışması ve kutsallığına da dokunabilmesi gerekir.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019