Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1734




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 31 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nilgün Serimoğlu
 
 
Yayımlanan Sayı : 1363

Dejenerasyonun adı gerçekçilik oldu! - 18.01.2012





Müjde! Amerikan taklitçiliğimize bir yenisi daha eklendi. Son zamanda izlediğim bazı tiyatro yapıtlarında herkes Harlem Türkçesiyle konuşuyor. Amerika’daki dil kirliliği en kötü haliyle bize de bulaştı. Oradaki en alt düzey sokak sözcükleri birebir tercüme edilerek gerçekçilik adı altında yutturulmaya başlandı. Yerli yersiz kullanılan en ağır küfürler, erotizm gibi gösterilen sapıkların düş gücünü bile zorlayan dialoglar, sahnede yapılan mastürbasyonlar… Gerçekçilik deniyor bu yeni akıma. Böyle söyleyenlere sormak istiyorum; hangi gerçekten, kimin gerçeğinden söz ediyoruz? Siz normal yaşamınızda böyle mi konuşuyorsunuz? Topluma vermek istediğiniz mesaj bu mu?

Tiyatroya yıllarını vermi
ş odakların bu konuda denge unsuru olmalarını, kazanılmış değerlere sahip çıkmalarını beklerken onların bazılarının da bu ticari tuzağa düştüklerini görüyoruz. Nedense ilgi toplamak için izleyicinin beynine ve yüreğine değil de genital organlarına seslenmek gerekir diye yanlış bir anlayış gelişiyor. Oysa günümüzde dünya ekonomik, politik, çevresel olaylarla sancılanmakta. Savaşlar, doğa felaketleri, açlık her yerde. İdeolojiler saptırılıp çarpık politikalar yaratılıyor. Yeni insanın olumsuzluklara karşı koyabilmek için farklı bakış açıları elde etmesi gereken zamanlardayız. Artık gerçeği beyin köklerimizde kalmış ilkel bacak arası sorunlarında aramak yerine çözümsel fikirler üretme zamanıdır.

Sanat ve sanatçı daima toplumun bir adım önünde gitmelidir.  Seslendi
ği toplumu aşağı değil daha yukarı, daha ileriye doğru yönlendirmelidir. Kültürel gelişmede eğitim, okuma gibi etkenlerin yanı sıra sanat çok büyük bir rol oynar. Bir toplumun veya bireyin sanat anlayışı onun her konudaki düzeyini gösterir. Sanatın dar çerçevelere sokulmasını, kalıpların baskısıyla boğulmasını kimse istemez. Sanat günümüzün, hatta çok daha sonrasının realitesine toplumu hazırlama görevini üstlenmiştir.  Bir eğitim aracıdır.  Gerçek yaşamı konu olarak alıp farklı potalara dökerek insanlara döner. Bu dönüşte olayların, duyguların özüne inip olması gerekenleri ortaya çıkarır, karanlık yanlarını çözümler. Amacı toplumların gerçeklerini daha üst basamaklara taşımak olmalıdır. İyi yazılmış bir tiyatro yapıtı odaklanmalarda fark yaratabilir. Sanatsal bir yapıtla zihinlere her şey aracısız bir biçimde empoze edilebilir ve doğrular illüzyona uğratılabilir. Görmezden gelinen toplumsal sorunlar sanat katalizörü kullanılarak gözler önüne serilir. Son zamanlarda ucuz porno katkılarla  bu görev kötüye kullanılıyor. Tercüme edilen yapıtlar çoğunlukla bizim toplumsal yapımıza aykırı, amacını ve edep sınırlarını aşş ayrıntılar içeriyor. Bize ait olmayan çürümüş bir zihniyet “gerçeğimiz bu” diye dayatılmak isteniyor. Sormak lazım; dünyanın herhangi bir yerindeki sapık zihniyetlerin Türk izleyicisine aktarılması nasıl bir amaca hizmet ediyor? Bunu yalnızca bunu gerçekleştirenler değil izleyen de düşünmeli. Kendisine sunulan her şeyi sanat ambalajında diye tepkisizce sindirmemeli. Toplumsal ve insani değerlerin çökertilmesinin taşınması gereken bir vebali vardır.

iletisim@nilgunserimoglu.com.tr
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019