Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1730




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 35 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ali Deniz Uslu
 
 
Yayımlanan Sayı : 1456

Hayalim kıyıdan ve sessiz gitmekti - 30.05.2012





Ona göre mutlu ve huzurlu bir ülkenin çocukları olmadığımız için verilen tüm sanatsal ürünlerde hüznü, kederi bulmak olası. İster bu çığğa kulan verin, ister vermeyin Halil Sezai’nin söyledikleri bu toplumun gerçeği. Ansızın gelen ve hazırlıksız yakalandığı şöhretle magazinin kucağına düşse de bu girdaptan sağ çıkmaya kararlı. Hayali “kıyıdan ve sessiz gitmek” ama şimdi denizin tam ortasında ve tek başına.

Ne dünyayı ne de geldi
ğim yeri böyle hayal etmiştim...

- Öyle büyük bir hikâye var ki sizde. Neresinden baş
lasak eksik kalacak. Hem oyunculuk hem de müziğe baktığınızda, başladığınız nokta ile şimdi geldiğiniz yer arasındaki uçurum sizi şaşırtıyor mu?

- Magazin malzemesi olacak kadar ünlenmeyi öngörmüyordum, zaten bu istenecek de bir
şey değil. Elimde şarkılarım vardı, umutlarım çoktu. Müzikten farklı bir yerdeyim şimdi. Magazinin kucağına düşğüm için bir anlamda midem bulanıyor ama girdap beni henüz yutmadı.

- Kontrolden çıktı, ticari açıdan iyi ama artık geri dönü
şü yok. Pek çok şeyin eskisi gibi olamayacağı kesin. Sizi önceden tanıyanlar bu şöhretten memnun değil. Paylaşmak istemiyorlar çünkü.

- Çok sitem ettiler, beni bırakanlar da oldu, haklılar. Hayalim kıyıdan ve sessiz gitmekti, izin vermediler. Benim kontrolümden çıktı i
şler.

- Ağ
ır depresyon ve melankoli var müziğinizde. Ne kadar gerçek, ne kadar kurgu ya da hasıl bir ruh halidir bu?

-
İnsan yedisinde neyse yetmişinde de o. Kendinizden uzağa gidemiyorsunuz. İlk şarkımı yaptığımda lisedeydim; “sen kime âşıksın ki bunu yaptın, yazdın?” demişlerdi. Ben kimseye âşık değildim! Aşkı tatmamıştım bile. Yaşadıktan sonra daha farklı anlamlar yükledim. Hem bu aşkın birine ait olması şart değil. Melankolik bir adamım, hüzün barındırıyorum. “Niye mutlu değilsin?” diyorlar bana, “mutluyum”. Mutluluğun tanımı ne ki? Mutluluk gülmek değildir ya da maymunluk, şaklabanlık yapmak mıdır? Bunu yapan yeterince insan zaten var. Bırakın ben böyle olayım. Karışık bir harmanım ben, ne zaman içine çekersen onu hissedersin.

- Bunun adı “arabesk” mi?

- Biz biraz da epey de buyuz.
İnkâr etmek saçmalık. Zaten üçüncü dünya ülkesi olarak hayata 1-0 mağlup başladık. Zengin, mutlu, huzurlu çocuklar olduğumuzu düşünmüyorum. Savaştan çıktık, darbeleri yaşadık.

- Aş
ktan bu kadar mı muzdaripsiniz?

- Uzun zaman oldu a
şk yaşamayalı, nasıl bir şey olduğunu unuttum. Yazdıklarım buna ağıt. Sevdiğim ve âşık olduğum zaman müthiş sahipleniyorum. Ne yaparsam yapayım ona bağlıyorum her şeyi. Onun oluyorum, benim olsun istiyorum. Ayrılık olunca da yarımı kesip alıyorlar. Hayatını birini bekleyerek, düşünerek ya da bir pişmanlığı sırtında taşıyarak geçirmek kadar ısdıraplı bir şey yok.

- Çocukluğ
unuza inmeli mi?

- Ben dünyayı sonradan yakaladım. 17 ya
şında pek çok şeyden habersizken şimdi çocuklar 10 yaşında o kadar çok şeyi biliyor, tecrübe ediyor ve tüketiyor ki şaşırıyorum. Çocukluğumda, sokakta top oynayıp, dokuz taşla geçerdi zamanım. Sümüklerim akana kadar koşabilme, sokaklarda sürtme özgürlüğünü tattım. Şöhret yüzünden sokaktan uzak kalıyorum, rahat değilim. Rakı muhabbetlerinin getirdiği dostluğu özleyen, onu arayan sıradan bir adamım.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019