Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1697




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor
 
 
Elvan Hayali Demirci
 
 
Yayımlanan Sayı : 1515

O, nev-i şahsına münhasır Özlem Doğuş Varlı... - 26.11.2012





Dün gece, aldığım bir haber üzerine üzülerek kalemimi elime aldım.Ve, hakkını umuyorum verebilirim düşüncesiyle ve de ümidiyle sizinle, ki müzik ve müzikolojiyle ilgilenen bir çok kişinin tanıdığı tanımadıysa vahlanacakları bir isimden bahsetmek istiyorum.

Yanlı
ş aktarmak istemiyorum ama araştırdığım ve tanıdığım kadarıyla ve sevgili hocamın hatam olursa affına sığınarak yazıyorum. Sevgili ve Saygıdeğer Özlem Doğuş Varlı…

Ben "sevgili" diyorum çünkü sevgi dolu oldu
ğunu, akademisyen kimliğiyle eşit mesafede tutabilen bir hanımefendi olarak tanıdım kendisini. Efendim kendisini; geçen sezon yaptığımız televizyon programının konuğu olarak katıldığı programımızda, konservatuar olarak hazırladıkları "Karadeniz'de kardeşliğin iki yakas Trabzon’dan Kırım’a" adlı etkinliğin duyurusunu ve heyecanını taşıyan bir akademisyen olarak ağırladık.Ve daha sonrasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle düzenledikleri panel ve konserin izleyicisi/dinleyicisi olarak çalışmalarına tanık oldum. Program öncesi ve sonrasında öğrendiğim bilgiler, hanımefendinin K.T.Ü Devlet Konservatuarı Müzikoloji Ana Bilim Dalı Yardımcı Doçent Doktor olarak sürdürdüğü görevi ve konservatuar müdür yardımcısı olduğu, İ.T.Ü Devlet Konservatuarı'ndan şehrimize geldiği, hoş, samimi, sevecen bir kadın olduğu. Saygı uyandırmıştı ilk izlenimimde ve hala katlayarak o saygıyı hissediyorum kendisine. Evet programda yapılacak olan etkinliğin içeriğinden ve çalışmalarından söz ettik ve haberdar olduk. Kendi anlatımlarıyla ve buraya kadar tanıdığım kadarıyla normal bir akademisyendi gözümde. Kendisinin de nazik davetiyle birlikte düzenledikleri etkinliğe dinleyici olarak söz verdiğim üzere katıldım. Ne yalan söyleyeyim, çocukluğumdan beri türkü söyleyen her insanın yanına oturup, hangi dilden söylerse söylesin dinlemek istememe  rağmen, bilmediğim başka bir kültürün aktarılacağı bu etkinlikte "sıkılabilirim" endişesiyle, yaptığım işin sorumluluğu ve nazik daveti sebebiyle orda bulundum. Ama düşündüğüm gibi olmadı. Çok güzel bir hazırlık, kokteyl ve Özlem Hocanın tek tek misafirlerini nezaketiyle karşılamasıyla salondan içeri girdim. Konser boyunca farklı bir kültürden örneklemeler yanısıra bildiğim fakat dinlemediğim farklı sazlarda gördüm. Farklı bilmediğim melodiler ve sözler duydum. Ve özellikle ağıtlar söz konusu olduğunda kadının acısının, sevincinin her yerde ve millette aynı seslerle yankılandığına tanık oldum ve öğrendim. Ve ziyadesiyle televizyon programımızda tanıdığım ve hakkında fazla bilgim olmadığı o kadının sahnede devleşen bir ses ve etkinliğin hakkını vermek adına seçilen kostümlerle görüntüsünü, yaptığı işin heyecanını ve bunu bizlere nasıl bu kadar doğru aktardığının başarısını hayretler içinde ve hayran kalarak izledim.

Onunla her defasında elbette onun kadar iyi söyleyemeyece
ğimi bildiğim halde, türküler söylemek istedim. Hatta sonrasında kendisiyle türküler söyleyebileceğimiz bir program yapmak istediğimi söylediğimde beni kırmayıp kabul ettiği ancak programımızın sezon finaline girmesiyle gerçekleştiremediğimizi, içimde uhde kaldığını, benden kaynaklanmasa da bunu gerçekleştiremediğimin mahcubiyetini hala üzerimde taşıyorum.

Ve sahnedeki Özlem Do
ğuş Varlı‘da yılların birikimi ve bu birikimlerden doğabilecek özgüveni izliyordum. İzledikçe/dinledikçe o birikime hayran oluyordum. Hayatımın belli yerleri ve zamanlarında bir çok akademisyenle tanışş olmakla beraber Özlem Hanım’a birazda kadın gözüyle bakmam hayranlığımı arttırmış olabilir fakat yaptığı çalışmalar bilenler için zaten hayran olunması gereken çalışmalardır diye düşünerek Trabzon ‘da 4 yıldır başarıyla yürüttüğü görevinde düzenledikleri etkinliklerden bahsetmek isterim. Türkiye’de Müzik ve kimlik, Anadolu kadını konularını içeren kitabı İngilizce olarak yayınlanarak master tezi olarak uygulandı. 9 yıllık bir çalışma ürünü kültürel mirası ön plana çıkartabilmek amacıyla ve TRT harici Türkiye’nin hiçbir yerinde başka kopyası bulunmayan kayıtları konservatuar arşivine katmak çabaları ve "Anadolunun Müzik Arşivi" oluşturma isteği ve gayreti. Yakın tarihte gerçekleştirilen Müzik ve Kültürel doku konulu K.T.Ü Konservatuarı Uluslararası Müzik Araştırmaları Sempozyumu. 2010 Trabzon Sanat Evinde gerçekleştirilen ‘’Cumhuriyet Haftası ‘’ etkinlikleri, Dünya Kadınlar Günü için düzenlenen panel ve konserler. Üst üste 2 yıl düzenlenen 24 Şubat Trabzon Kurtuluşu ve 10 Kasım Atatürk'ü Anma konserleri, Trabzon’da Kardeşliğin iki yakası, Kırım Türklüğü ve Tatar Müziği etkinlikleri, 2011 Bahar Şenliği ve daha sayamadığım niceleri.

Ve sonrasında daha özeline girerek yaptı
ğımız sohbetler esnasında öğrendiğim türkülerle olan birikimleriyle ve yaptığı işin güzelliğini ve özelliğini ispatlayacak bir çalışmaya eşiyle birlikte imza atmak istediğini ve ticari kaygı duymaksızın albüm çalışması yapacağını öğrendim. Hala daha hevesle beklediğimi belirterek daha da özeline girip o kadar yoğunluğuna rağmen küçük kızıyla da onca sorumluluğuna rağmen görevli olduğu yerde misafirleriyle birlikte ilgilenerek sorumlu bir anne olduğunu gördüm. Hani biz kadınlar çoluk çocuk söz konusu olduğunda kariyerlerimizi, sanatımızı, mesleğimizi ve daha bir çok şeyi ikinci plana atabiliyorken onun böyle yapmadığını gördüm. Okulların, üniversitelerin v.s. gibi kurumların idarecilerini nelere dikkat ederek seçtiklerini bilmemekle beraber tamamen kişisel düşüncem, sorumluluk sahibi olduğunda bir kadın olarak ne gibi zorluklar ve yıldırma politikalarına maruz kaldığımız da, tüm bunlara rağmen mücadele ederek yaptığımız çalışmalarımızın takdir görülmediğini bilen biri olarak fikirlerim benimsensin yada benimsenmesin tamamen tarafsız olarak söylüyorum ki; Sevgili Özlem Hocam bir çok kadın gibi kolayı seçerek, kendini sadece gidip işini yapmak ve yıpratmamak adına sessiz sakin rölantideyken de maaşını alabileceğini bilen bir kadın olmak yerine üretmek, araştırmak, araştırdıkları aktarmak, duyurmak, örnek olmak ve daha bir çok olguyu bir arada yürütmeyi amaç edindiği için olsa gerek, dün gece değerli bir dostumdan işittiğime göre, idari görevden alındığın haberinin üzüntüsünü yaşıyorum.

Ve naçizane size sesleniyorum hocam. Bilirim bir kadın nasıl yıldırılır? Hele ki benim
şehrimde.  Amiyane bir tabirle siz Trabzon’a beş gömlek fazla geldiniz, üstelik kendinizi yıprattığınızı ve belki de bu kadar uğraşa değmediğini gördünüz ve bu kadınlar neden pes ediyor sorusunun cevabını verdiniz yaşadıklarınızla.

Ama Sevgili Özlem Do
ğuş Varlı, lütfen siz yılmayın ve pes etmeyin. Benim gibi düşünenlerin sizlere ihtiyacı olacağını düşünerek lütfen pes etmeyin hocam . Her nerede nasıl devam ederseniz ediniz yolunuz hep aydınlık ve kıymet bilenlerle olsun.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018