Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1739




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 67 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ayhan Yüksel
 
 
Yayımlanan Sayı : 1524

Bir Kitap: Doğu Karadeniz Bölgesinde Çepniler ve Müzik - 28.01.2013





“Doğu Karadeniz Bölgesinde ÇEPNİLER VE MÜZİK”, Yrd. Doç. Dr. Abdullah Akat’ın Karadeniz kültürüne uzun ve zorlu bir sürecin sonunda kazandırdığı eserinin adı. Müellif Trabzon doğumlu. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı mezunu. Lisansüstü programını “Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Çepniler ve Çepni Müziği” adlı tezle; doktorasını (B)ağsal Düşünce Çerçevesinde Doğu Karadeniz Bölgesi Müziklerinin Değişim Süreci” adlı tezle tamamlamış. Abdullah Akat’ın müzikle bağlantısı bununla da sınırlı değil. Akat, 2006’da kurduğu Feluka gruba ile Türkiye’nin birçok yerinde çeşitli konserler vermiş, radyo programlarına katılmış. Müzik çalışmalarını halen “Feluka, Abdullah Akat Project, Black Sea Trio” gibi grup ve projelerle sürdürüyor.

        
Kitabın ana teması olan Çepniler, a
şina olduğumuz ve mensubu olmakla övündüğümüz Oğuzlar’ın bir boyu. Çepniler hakkında çoğu bilgileri hocam rahmetli Prof. Dr. Faruk Sümer’in çalışmalarına borçluyuz. Sümer Hocanın gerek Oğuzlar (1972) ve gerekse Tirebolu Tarihi’nde (1992) ayrıntılı bilgiler vardır. Çepniler “Yavuz Sultan Selim devrinde Trabzon sancağında bilhassa Giresun-Kürtün ve Vakfıkebir arasında yoğun bir şekilde yaşıyorlardı. Bundan dolayı bu yörenin batı kesimin Vilâyet-i Çepni adı verilmişti”.


Çepniler’in müzikle ilgileri nasıldı?
İşte Abdullah Akat bunun gibi daha birçok sorunun cevabını eserinde vermeye çalışıyor. Çünkü kitap Akat’ın da dediği gibi “Trabzon’un batısındaki Giresun’la sınır teşkil eden kıyı şeridinde Beşikdüzü’nden sonra batıya doğru olan bölgede, yüksekten ise Oğuz köyden yukarı Şalpazarı’na ve Harşit Çayı boyunca aşağıya doğru Görele ve Tirebolu bölgesinde tekrar kıyıya inen üçgen içersinde yaşayan Çepniler’in” müzikle ilgilisi ortaya koymaktadır.

        
Abdullah Akat, çalı
şmasını sadece nazarî bilgilerle kaleme almamış. Kaynak taraması yaptıktan sonra Temmuz 2005’te saha araştırması için bölgede, öncelikle Çepniler’in yaşadığı Görele, Tirebolu ve Şalpazarı üçgeninde incelemeler yapmış, daha sonra Trabzon şehir merkezinde folklor çalışmaları yapan kuruluşlarla görüşmeler sağlamış, Çepniler’in çıktığı Sis Dağı’nda kutlanan “Otçu Şenliğini” gözlemlemek üzere Sis Dağı’na gitmiş. Saha araştırması sırasında Görele’de Piçoğlu Osman’a ve Durkaya’ya ait kopya kasetler bularak arşivine dâhil etmiş. Trabzon’da Ali Çinkaya’ya ait bir kaset almış, M. Sırrı Öztürk ve Kâtip Şadi ustaları Görele’de bir araya getirmiş, ortaya çıkan atışma sesli ve görüntülü olarak kaydedilmiş.

        
Kitap, “Çepniler’den Önce Do
ğu Karadeniz Bölgesi (s. 15-25)”, “Kıpçaklar ve Kıpçakların Bölge İle İlişkileri (s. 25-34)” bölümleri ile başlıyor. Bunu “Çepniler (s. 39-54)”, ve “Çepniler’de Müzik (s. 57-92)” bölümleri izliyor. Çepniler’de Müzik bölümü, kitabın ana konusunu teşkil ediyor. Burada “Çepniler’de Yaylacılık ve Müzikle İlgisi (s. 57-61), Çepni Müzik Kültüründe Kıyı ile Kırsal Farklılığı (s. 62-64), Çepni Müzik Kültürünün Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Yeri ve Yapısal Özellikleri (s. 64-77), Çepniler’de Kullanılan Çalgılar (s. 77-84), Çepni Bölgesi’nde Tanınmış Kemençeciler (s. 85-93)” anlatılıyor. Kitap, “Sonuç (s. 95-98)” ve “Kaynaklar (s. 99-103)” bölümleri ile tamamlanıyor. “Ekler (s. 105-210)” bölümünde Çepni müziği ve ilişkili diğer müziklere ait nota örnekleri yer alıyor. Burada kemençenin coğrafî mekânı gösteren Gagauzlardan derlenmiş kemençe ile ilgili bir de masal aktarılıyor (Güngör-Argunşah, Gagauz Türkleri, Ankara 1991).


Çalgı bahsinde “kemençe, davul, zurna”ya dair yeni bilgiler yer alıyor. Akat’ın “Akçaabatlı Zurnacı Ne
şet”ten aktardığı, ayrıca incelenmesi gerek dediği alıntı oldukça ilginç. Zurnacı Neşet’e göre Çepni kemençesinin “tiz olması” ve “zil telden çalınması” Çepniler’in özellikle keçi beslemeleri ve keçi sütü içmelerinden imiş. Bu durum seslerinin genellikle tiz olmasında da etkenmiş. Görele kemençecisinin ölçüleri Hayrettin Günay hocadan alınmış (s. 78-79).

        
Kitapta, “Çepni Bölgesinde Tanınmı
ş Kemençeciler” bahsinde yöre kemençecilerin yanında Görele’de kemençecilerden ve ekollerinden söz ediliyor. Görele’nin Kandahor köyünden Kuyucuoğlu ve Tuzcuoğlu adlı ustaların öğrencisi olan Piçoğlu ve Durkaya’nın kemençeye yaratıcılıklarını katarken iki farklı ekol oluşturduklarına dikkat çekiliyor. Piçoğlu ekolunu günümüzde M. Sırrı Öztürk’ün, Durkaya ekolünü Kâtip Şadi ve Şenel Dandin’in sürdürmekle beraber Kâtip Şadi’nin yetiştirdiği İbrahim Kavraz’ın da bu ekolün ondan sonraki temsilcisi olarak görüldüğü söyleniyor. Daha sonra Tuzcuoğlu, Karaman, Piçoğlu Osman, Durkaya, M. Sırrı Öztürk, Kâtip Şadi’ye dair biyografik bilgiler veriliyor. Diğer kemençeciler arasında Görele’den Sami Günay, Hüseyin Keleş, Şenel Dandin, Mehmet Maksutoğlu, Naci Keskin; Tirebolu’dan İbrahim Kavraz, Mehmet Gündoğdu sayılıyor.

        
Sonuç kısmında, Çepniler’in Do
ğu Karadeniz’de mevcut müziğe farklı bir renk ve gözle görülür bir canlılık getirdiği, kemençenin bu bölgede Çepniler’in âşık sazı olduğu, Çepni müziğinin Laz müziği ile ayrı olduğu özellikle vurgulanıyor.

        
Yöre kültürüne ilgi duyanların alıp okuması gerekti
ğine inandığımız, Çepni müziği ile ilgili ilk çalışmalardan biri olan bu kitapta Çepniler’in önemi belirlenmekte, bölgede yaşamış-yaşayan diğer topluluklarla olan tarih içerisindeki etkileşimleri saptanarak günümüzdeki müzik kültürleri ve icra özellikleri ortaya konulmaktadır. Serander Yayınevi (0462-3266755) tarafından yayınlanan ve 210 sayfa olan kitaba Beşikdüzü Belediye Başkanı Ramiz Uzun ve Türkeli Belediye Başkanı Şakir Yenigün katkı sağlamış. Bu isimleri görünce ister-istemez gözlerimiz “kemençenin ana vatanı” denilen Görele belediyesini aramadı değil!.. Umarım böyle bir katkı isteği kendilerine iletildiğinde “olumsuz yanut” verilmemiştir!?!

        
Abdullah Akat’ı ve Serander Yayınevi’ni yöre kültürümüze yaptıkları katkılarından dolayı kutluyorum.

Giresun I
şık Gazetesi

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019