Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1707




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 43 müzisyen gazete okuyor
 
 
Aynur Koç Aydoğan
 
 
Yayımlanan Sayı : 1557

Salon'da bir 'ses' var - 14.10.2013





Sesi ve yazdığı şarkı sözleri ile Sefarad müziğinin başarılı temsilcilerinden biri kabul edilen Mor Karbasi, flamenko yorumuyla seslendirdiği şarkılarıyla Salon IKSV'de 10, 11 Ekim'de sahne aldı.

 

15. yüzyıl Sefaradlarının öykülerinden ilham alarak Ladino dilinin geleneksel şarkılarını tekrar hayata kazandıran Mor Karbasi, ilk iki albümünün en güzel şarkıları ve yeni çıkan 'La Tsidika' adlı albümünden eserleriyle 10- 11 Ekim'de Salon IKSV'de sahne aldı.

 

Ladino dilinde, İspanyolca, İbranice ve kimi zaman da İngilizce seslendirdiği şarkılarında bazen güçlü bir enerjisi, bazen de ağıt yakan hüzünlü bir yorumu olan sanatçı, şarkılarını hangi dilde söylerse söylesin, Akdenizli yerel gırtlağının çağırdığı sesiyle dinleyenleri farklı bir atmosfere götürmeyi başarıyor.


Sesi ve yazdı
ğı şarkı sözleri ile Sefarad müziğinin modern ve başarılı bir temsilcisi olarak kabul edilen Mor Karbasi çalışmalarında, annesinden Fas ve babasından İran kültürlerinin zenginliğinden de faydalandığını ifade ediyor.

 

Londra'da doğup büyüyen müzisyen, İngiliz gitarist Joe Taylor ile tanışğında kendine has çizgisini devam ettirerek yola koyulmuş. 2008'de yayınladığı ilk albümü 'The Beauty and the Sea ve ardından 2010'daki 'The Daughter Of The Spring' ile Türkiye’de de oldukça sevilen Karbasi, bugün İspanya'nin Sevilla kentinde çok sevdiği flamenko müziğinin yanıbaşında çalışmalarını sürdüyor.

 

Karbasi ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Şarkılarınızı bu kadar içten ve yerel tonlarla da seslendirebilmenizi sağlayan nedir?

Özellikle kendimi şarkıların öykülerine ve sözlerine veriyorum. Özellikle kederli şarkılardaki duygular bana çok güçlü geliyor ve söylerken hikayedeki acıyı müzikle ifade etmek beni çok etkiliyor.

 

Sefarad öykülerini öğrenmeye nasıl başladınız ve öyküler size nasıl ilham veriyor?

Çok küçük yaşlardan itibaren annemin Endülüs aşk şarkılarıyla ve Fas’tan birbirinden büyüleyici ayin şarkılarıyla büyüdüm. Sefarad öykülerini de şarkılarını da bana kazandıran hep annem oldu. Özellikle bana anlattığı aşk hikayeleri çok etkileyici hikayelerdi ve son albümümde de iki ayrı kültürden birbirine aşık olan ve eziyet gören sevgililerin hikayesi de var.

 

Eski şarkıları araştırarak, bu müziklerin günümüz dünyası ve kültürü ile bağlarını kurmak için neler yapıyorsunuz?

Albümlerde, düzenlemelerde, hem bir gitarist, hem bir yapımcı olarak hem de gerçek aşkı bulduğum Joe Taylor var. Joe bir gitarist olarak harika bir armoni bilgisine sahip ama ayrıca bir İngiliz müzisyen olarak da şarkılara çok farklı bir hava veriyor. Son albümde İspanyol gitaristlerle de çalıştık ve yine İspanyol müzisyenlerle bile saf flamenko yerine daha yenilikçi bir müzik yakalamaya gayret ettik. Aslında her albüm kaydında ve sahnede en büyük motivasyonumuz gelenekseli yenileyerek seslendirmek.

 

Müzikle iç içe mi büyüdünüz yoksa müzik karşınıza çıkan bir tercih miydi?

Anne tarafım Fas’lı ve annem beni Fas Sefaradlarından çok etkileyici geleneksel ayin şarkılarıyla büyüttü. Bana hem şarkılar söylerdi hem hikayelerini anlatırdı. Endülüs’ten de öyle güzel aşk şarkıları söylerdi ki… Şan hocam şarkı yazmayı denememi isteyip de 17 yaşımda ilk bestemi yaptığımda annemden ne kadar çok ilham aldığımı fark ettim ve hala şarkılar yazarken bana en çok annemden duyduğum eski öyküler ilham veriyor.

 

En sevdiğiniz enstrüman nedir?

İnsan sesi bana çok etkileyici geliyor. Annemin sesi beni çok etkilerdi. Bugünlerde en çok kızım Yasmin’in sesini duyduğumda heyecanlanıyorum. O ne zaman uyanırsa bizim için o zaman güneş doğuyor ve sesi benim için en güzel enstrüman…

 

"Anne olduğum gün büyüdüm"

Ladino’nun en iddialı genç temsilcisi olduğunuzu düşünenler var. Siz ne dersiniz?

Yakında 30 olacağım üstelik artık bir anneyim. Kendimi daha olgun hissediyorum. Özellikle kızım Yasmin’in bana verdiği sorumluluk duygusuyla hem çok mutlu oluyorum hem de hemen her konuda daha olgun düşünebiliyorum. 17 yaşımdan beri şarkı yazıyorum ve anne olduğum gün artık büyüdüğümü hissettim.

 

Şu anda nerede yaşıyorsunuz?

Çok uzun bir süredir İspanya’da Seville’deyiz. Hayatımın büyük bir bölümü Londra’da geçti ama İspanya’da çok keyifliyim çünkü çok küçük yaşlardan beri hayranlık duyduğum flamenko kültürünü daha yakından tanıma şansı yakalıyorum. Ayrıca flamenko çalışıyorum. “La Tsadika” albümüme de Salvador Gutierrez’in düzenlemelerini yaptığı iki flamenko şarkısı koyduk, özellikle bu iki flamenko şarkımı İstanbul’da da söylüyor olacağım.


kocaysun@hotmail.com 

 

     

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018