Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1677




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 40 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1600

Sezon açılışı... - 29.09.2014





Her 15 Ağustos, senfoni orkestraları, oda müziği toplulukları, geleneksel müzik toplulukları, tiyatro, opera ve bale ve diğer sanat kurumlarımızın yeni sezon hazırlıkları için önemli bir tarihti birkaç yıl öncesine kadar.

Fiilen ekim ayında ba
şlayan yeni sezon için, hazırlıkların başladığı tarihtir ve evrensel sanatımıza yerel anlamda katkı sağlayan tüm etmenlerin yenilenip vücut bulduğu zamandır.

Ancak ne oldu, ne bittiyse, artık ne sezon açılı
şı için kurumlarda imza atılıyor, ne belli bir başlangıç tarihi var, ne de sanata on yıllarını verip artık dinlenmeye çekilen sanatçılara vefa duygusu var.

Birkaç yıl öncesine kadar, 15 A
ğustos'ta sezon açılışı için atılan imzalar, sezon açılışının önemli bir rengiydi. İmzalar atılırken, tamam biz geldik ve görevimizin başındayız diyen sanatçılar, kendilerine verilen görevi yapmak için hazır olduklarını gösterirken, karşılıklı "tebrik " mesajları, "hayırlı olsun"lar, sezon açılışlarının ahengi.

Bu ahenk içinde provalara ba
şlanır, ekim ayında perde denildiği güne kadar hummalı bir çalışmayla seyircinin/dinleyicinin karşısına çıkmaya hazırlanılırdı.

Sonrası malum, gelsin temsiller, gelsin konserler, dolsun salonlar ve yine gelsin alkı
şlar. Sanatçının emeğinin değer bulduğu ve provalarda akıttığı terin tüm yorgunluğunu bir an içinde mutluluğa dönüştüren alkışlar.

Evet, çok de
ğil bir kaç yıl öncesine kadar sezon açılışları bu kadar güzel mutlulukları içinde barındıran bir "ritüeldi" bütün itibariyle.

Sanat kurumlarımızda, 15 A
ğustos'ta sözünü ettiğimiz o imzalar atılmıyor artık. 15 Ağustos diye bir tarihte yok. Nereden icat edilmişse sezon her zaman açık, başlangıcı ve bitişi olmayan bir sezon anlayışı.

Peki neden böyle oldu, sanat kurumlarımızın üstünde, Demokles'in kılıcı gibi sallanan TÜSAK garabeti daha kolay i
şlevini kazansın diye mi bu yolu gidildi?

Bu soruları artırabiliriz.

Ama bu soruları sormaya bile gerek kalmadan görece
ğimiz şey, sezon açılışlarının artık sanatın bir ritüeli olarak değerini ve anlamını kaybettiğidir.

Sanat kurumlarımızın "teamül" haline gelmi
ş, yazılı olmayan ama olmazsa olmazı olan onca geleneğinin TÜSAK uğruna birer birer vazgeçildiğidir.

Bunları dile getirmenin bıçak sırtı bir durum oldu
ğudur.

Sonuç olarak, sanat kurumlarımızın 2014-2015 sezonuna boynu vurulmaya hazır olarak ba
şladığıdır.

Cumhuriyetin kazanımlarının, yok edilmesine be
ş kala olduğudur.

Bu ahval ve
şerait altında, sanat kurumlarımızın 2014-2015 sezonu hayırlı olsun

 

 

Müfit Semih Baylan
Editör.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017