Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1672




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 28 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1609

Dalkavuk! - 08.12.2014





RTE'nin başbakanlığı bırakıp son derece tartışmalı bir seçimle Cumhurbaşkanlığı makamına oturmasının; First Lady Emine Hanım tarafından, kasvetli ve sıkıcı bulunan Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi Çankaya Köşkü'nden vazgeçilip, başbakanlık binası olacak iken birden bire Cumhurbaşkanlığı Sarayı olan, Atatürk Orman Çiftliği üzerine yaptırılmış devasa büyüklükteki görkemli Ak Saray'da ikamet eylemeye başladığı günlerden itibaren, sanat dünyamız ve bu dünyanın sanatçıları inanılmaz bir yağdanlık dönemi başlattılar.

Kısaca, kendi alanlarında tekrardan ve kopyala-yapı
ştır yönteminden başka bir üretim yapmayan sanat dünyamızın temsilcileri sanatçılar,  şu sıralar "yağdanlık" meselesinde altın dönemlerini yaşıyorlar.

Bu, öylesine parlak bir altın dönem ki, sanatçılar "ya
ğdanlık" olma yolunda kendilerine has yöntemlerle akıllara ziyan eserler ortaya koyup yine akıllara ziyan sanat, edebiyat konuşmaları yapıyorlar.

Hülya Av
şar mesela,

Ekonomisi tamamen dı
şardan gelecek olan sıcak paraya bağlı olan, yani bu para akışının kesildiği an ekonomisi yerle bir olup batması kesin bir ülkenin, halihazırda bir Cumhurbaşkanlığı köşkü varken, bunu sudan nedenlerle elinin tersiyle itip, ekonomik gidişat etkilenmesin, borsa çökmesin diye devlet kurumlarının kaça mal olduğunu açıklayamadıkları, Atatürk'ün halka bıraktığı Atatürk Orman Çiftliği'nde kaçak olarak yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı gezip, sonra “Hiç tahmin ettiğiniz kadar ihtişamlı değil. Neredeyse benim evim daha şaşaalı diyecektim” diyor.

Bu sanatçılardan Yavuz Bingöl mesela,

Gezi olayları sırasında gaz fi
şeğinin kafasını patlatması sonucu ölen Berkin Elvan'ın annesini RTE'nin yuhalatmasını, “İnsani bir şey! Onlar da onun ölmüş annesine küfür etti...” şeklinde akıla ziyan ve insani değerlerden yoksun bir biçimde yorumlayabiliyor.

2011 yılında Türkiye'nin hızla paçozla
şğını ve paçoz siyasiler tarafından yönetildiğini üstüne basa basa söyleyen Alev Alatlı mesela...

Cumhurba
şkanlığı Sarayı'nda kendine tevdi edilen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü alırken yaptığı konuşmasında; bütün sosyal, ekonomik ve eğitim politikaları iflas etmiş olan Türkiye'nin, yine yanlış Suriye politikasının sonucu olarak vatansız kalan Suriyelilere kapılarımızı açmamızdan mevzuya dalarak “Sayın Cumhurbaşkanım George Orwell yaşasaydı sizi ayakta alkışlardı” diye buyuruyor. Yalakalıkta hızını alamadığından olsa gerek bu da yetmiyor, RTE'ye “Sizin gerçek dostlarınız sanatçılar ve edebiyatçılar arasındadır” diye son derece anlamsız ve akıllara ziyan bir hatırlatma yapıyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin hızla paçozla
şğını, ülkenin paçoz siyasetçiler tarafından yönetildiğini  2011 yılında söyleyen Alev Alatlı, bakın "paçoz"u nasıl tanımlamış: “Paçoz, kendi çıkarları için her yolu mubah sayan, küstah, beş para etmez, sokak kurnazı, zevzek, müptezel, basmakalıp, palavracı, rüküş, hoyrat, içtensiz, pespaye, nekes, terbiyesiz, aşağılık, ahlaksız, kalleş.”

Bu tanımı alıp bu yazıda gerekli yere oturtun de
ğerli okurlar!

Bu "dalkavuk"luk düzenine verdikleri ad olarak "Yeni Türkiye"de Nihat Do
ğan’ın enstrüman çalanına Yavuz Bingöl, kitap yazanına Alev Alatlı, film çevirip, Acun'un yarışmalarında jüri üyeliği yapanına Hülya Avşar denir. Yeni Türkiye’nin aydını Alev Alatlı'dır, Nihat Doğan’dır, Yavuz Bingöl’dür, Hülya Avşar'dır. Alev Alatlı biraz Nihat Doğan, Nihat Doğan  biraz Yavuz Bingöl'dür. Hülya Avşar, biraz Alev Alatlı, biraz Yavuz Bingöl, biraz Nihat Doğan'dır

Tüm bunları alt alta yazıp topladı
ğınızda çıkan sonuç RTE'dir

Bizim ku
şağa daha ilkokulda “Sanat nedir? Sanatçı kimdir?” sorularının cevabı öğretilmişti Şimdi yeniden “Sanat nedir? Sanatçı kimdir?” mevzusuna girip kafanızı şişirmeyeceğim!

Ama
şunu bilmeniz gerekiyor değerli okurlar:

Türk Dil Kurumu'nun internetteki elektronik sözlü
ğünün arama çubuğuna “Saraylarda devlet büyüklerini eğlendiren kimse” diye yazınca, yanıt olarak karşınıza "sanatçı’"değil, "dalkavuk" çıkıyor!


Müfit Semih Baylan
Editör


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017