Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1677




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 22 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1614

"Hapse atılırız diye korkuyoruz" - 19.01.2015





Oyuncu Tamer Karadağlı, Fethullah Gülen Cemaatine yakınlığı ile bilinen Millet Gazetesi'ne verdiği röportajda,

Sayın Recep Tayyip Erdo
ğan’dan korkuyoruz. Ben de dahil hepimiz bu korkuları yaşıyoruz.  Herkes ‘aman ters gitmeyelim, yanlış algılanmayalım’ derdinde, kaç kişi tanıyorum yıllar önce farklı, şimdi farklı olan,. korkulan şey ekmeğinden olma korkusu; aman yanlış bir şey söylemiş olurum içeri alınırım" diye konuştu.

Oyuncu Tamer Karada
ğlı'nın sanat camiası üzerinde nedenli bir siyasi baskının olduğunu apaçık ortaya koyuyor.

Tamer Karada
ğlı gibi şu saate kadar hiç bir söz söylememiş birinin, şimdi böyle konuşması durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesi ve sanat yapmanın ayrıca ne kadar zor olduğunun da ispatıdır.

Ancak bu siyasi durum ve sonucunda, Tamer Karada
ğlı'nın yaptığı açıklamalar sanatçıları aklamıyor tabii ki.

Sanatçı sorumlulu
ğu duymamalarından, entelektüel kavramından bihaber olmalarından kaynaklanan bir durumdur şu yaşadıkları süreç.

Sanatçı diye tanımlanan, herhangi bir fikri ya da duru
şu olmayan medyatik kişiler, ününü, parasını kaybetme korkusu yasayabilir. Ama toplum ve dünyaya karşı bir duruş ve sorumluluk geliştirmiş sanatçı, korksa da düşüncelerini ifade etmekten geri durmamalıdır.

Gazetelere dü
şen bu haberi okuyunca aklıma Şilili şarkıcı ve halk ozanı Victor Jara geldi birden.

Şili'nin faşist diktatörü Augusto Pinochet, sosyalist Salvador Allende'yi darbeyle devirmesinin ardından, söylediği şarkıları ile halk üzerinde büyük etkisi olan Victor Jara, 16 Eylül 1973'de tutuklanmış ve Şili Ulusal Stadyumu'nda işkence görerek öldürülmüştür. İşkence görürken dahi şarkılarını söylemeye devam etmiştir.

Şili'deki Pravda muhabiri Vladimir Çernisev, Jara'nın son anlarını şöyle anlatıyor:


"Victor Jara dudaklarında
şarkıyla öldü. Onu yanından hiç ayırmadığı yoldaşı, gitarıyla birlikte stadyuma getirdiler. Ve şarkı söylemeye başladı. Öbür tutuklular, gardiyanların ateş açma tehdidine rağmen melodiye eşlik etmeye başladılar. Sonra bir subayın emri ile askerler Victor'un ellerini kırdılar. Artık gitar çalmıyordu, ama zayıf bir sesle şarkı söylemeyi sürdürdü. Bir dipçikle kafasını parçaladılar ve diğer tutuklulara ibret olsun diye ellerini kesip tribünlerin önüne astılar."

Victor Jara öldürüldü
ğü sırada cılız bir sesle Unidad Popular 'ın şarkısını söylemeye çalışmaktadır.

"
Şarkılarım zenginler için değil halkım içindir" diyen güzel gülüşlü Victor Jara'nın tüm dünya halklarının kalbinde yaşadığına inanıyorum...

Duru
şuna, müziğine, sanatına, insanlığına sonsuz saygı, sevgi, hayranlığımı sunuyorum.

Ve son söz: bizim sanatçılarımızında aynı sonsuz saygı, sevgi ve hayranlı
ğa layık olmalarını diliyorum.

Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017