Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1679




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler





 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 35 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1615

La Boheme meselesi... - 21.01.2015





Kimileri bu prodüksiyonda Zorlu'yu haklı görseler de, bu prodüksiyon bir TÜSAK provasıdır diyenlere, TÜSAK paranoyasından bahsetseler de, yerli yerine oturmayan bir şeyler var bu işte.

Öncelikle TÜSAK bir paranoya de
ğil gerçeğin ta kendisidir.

TÜSAK'ı bir paranoya olarak görenler, ya mesleklerinden umudunu kesmi
ş piyasanın hırçın ama engin sularında yelken açmışlardır ya da mesleklerine olan saygılarını yitirip müteahhit duruşu sergilemeyi yeğlemişlerdir.

Bu arkada
şlar şunu çok iyi bilmeliler ki, TÜSAK şu an fiilen uygulanmaktadır. TÜSAK'ı bu denli Arap saçına çeviren, mimarlarını bu kadar iki yüzlü bir hale getiren Gezi olaylarıdır. Eğer o olaylar olmasaydı TÜSAK çıkalı bir yıldan fazla olacaktı.

La Boheme meselesine gelince, Londra'daki prodüksiyonun dekor ve kostümlerini satın alıp, orkestra ve korosunu satın alamayınca, yerli piyasada ta
şeron maliyetinde ya da ondan daha ucuz orkestra ve  koro arayışına girip elde edilen malzemeyle "o prodüksiyonu" yapmış mı oluyorsunuz, işte onu pek bilemedim.

Royal Opera House prodüksiyonu izleyece
ğiz diye 350 TL para verip bilet alan seyirci/dinleyici, hemen tamamını bedava çalıştırılan iki yüz civarında yerli genç sanatçıyı karşılarında görünce ne yaptılar ne düşündüler acaba?

Prodüksiyonun reklamındaki "ilk kez Türkiye'de" gibi tuhaf bir aldatmacaya ne demeli? Bu eser defalarca oynandı ve sergilendi Türkiye'de. Biraz opera bilgisi olan herkes  bunu pekala bilebilir, hatta internete Google'a yazıp sordu
ğunuzda karşınıza Türkiye'de defalarca oynandığına dair yanıtı gelecektir.
 
Ayrıca anlamadı
ğım şey, Londra'dan satın alınan kostüm ve dekorlar Türkiye'de yapılamıyor muydu? Ülkemizin bu işi aynı kalitede dekorcusu, kostümcüsü, sahne marangozu, sahne demircisi,  sahne terzisi, perukacısı, makyözü, sahne kurduracısı yok muydu?

Bo
ğaziçi Caz Korosu, kendilerinden önce başka bağımsız korolara götürülen ama bedava olduğu için bu topluluklarca reddedilen teklif kendi önlerine geldiğinde neden kabul ederler? Bu kabul edişle bir sürü işsiz genç operacı sanatçının önünü neden keserler? Sonra yine aynı topluluk açıklama yapıp "biz cazcıyız ama pekala opera da söyleriz" demekle "şecaat arz ederken sirkatini söyleyen merd-i kıpti" durumuna kendilerini neden düşürürler? Ayrıca bu hal ve tavır yıllarca bizim şan okullarımızda klasik eser söyleyene türkü söyletmenin abukluğuyla eş değer değil midir?

Bir de
Şef Cem Mansur olayı. Bu değerli arkadaş kendi sınırlarını bilmiyor sanırım. 350 TL verip temsile gidenler, La Boheme'in veremden ölen aşık kadını Mimi yerine kendileri mi kanser oldular acaba?

Şu bilet fiyatı, 350 TL. Bu fiyatlar hiç ülkemizin gerçeğine uygun fiyatlar değildir. "Sanat herkes için" savunusunu yapıp, salonların daha fazla dolmasını sağlamak için çareler ararken bu ne rezalet demekten alamıyorum kendimi. Hoş Zorlu'nun temsillerine gide gide ölmedim ama olsun, hiç gerçekçi bir rakam değil bu fiyatlar.

Sonuç olarak neresinden tutarsanız elinizde kalan bir prodüksiyon.

Buna ra
ğmen  meseleye liberal ekonomi kafasıyla yaklaşanlara ironik bir "bravo" demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017