Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 22 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haluk Direskeneli
 
 
Yayımlanan Sayı : 1623

“I Puritani” Ankara’da - 18.03.2015





Ankara operasında, başlamaya az kala bir üniversiteli genç, ürkek bir yüz ifadesiyle yanımdaki koltuğa oturdu. Bana fısıltıyla sordu, “Konuyu biliyor musunuz? Az önce tiyatrodan çıktım, operanın önünden geçerken merak ettim, bilet buldum girdim. İlk defa opera seyredeceğim.” Ona kısaca operanın konusunu anlattım. İtalyan “belcanto” (güzel şarkı) tarzında baştan sona harika şarkı ve melodilerle yapılandırıldığını, bu yüzden sanatçılar için çok zor ama dinleyiciler için büyük keyif dolu olduğunu, tüm rollerin, koronun orkestranın çok iyi performans gösterdiklerini söyledim.

Opera, 21 -
Şubat 2015 Cumartesi Premier (ilk sahneleme) ile başladı. Bu opera bir aşk hikayesi, olay 1640 yıllarında İngiltere iç savaşı Cromwell döneminde geçiyor, sonu güzel bitiyor. İstanbul’da ilk defa 1846’da bir gezici İtalyan opera gurubu tarafından sahnelendirilmiş. Sonra bugüne kadar başka hiç sahnelenme yapılmamış. Neden? Çünkü sanatçılar açısından seslendirilmesi çok zor. Özellikle uzun yorucu lirik Elvira ve Arturo karakterlerini üstlenecek sanatçıları bulmak, onları yetiştirmek zor. Bu karakterleri repertuarlarına almış sanatçı sayısı dünyada çok az. “I Puritani” karakterlerini sanatçılarımızın repertuarlarına almak bizler için büyük kazanç.

2014 yılında “I Puritani”
İtalya’da Floransa opera sahnesinde yer aldı. RAI televizyonunun naklen yayını youtube.com sayfasında tam olarak var, 3 saatlik bu yeni sahnelenmeyi mutlaka izleyin. Bu opera bende bağımlılık yaptı. NewYork Metropolitan Operasında 2007 yılında sahnelenen ve Anna Netrebko’nun seslendirdiği Elvira mutlaka dinlenmeli. Başka operalardan yayınlar da youtube içinde var. Onları seyrettikten sonra Ankara operasını kıyaslıyorsunuz ve bizim operamızın en az onlar kadar iyi olduğunu bir kez daha takdir ediyorsunuz.

Ankara’da ilk dört sahnelenmeyi arka arkaya izledim. Sanatçılar arasındaki farkları, tekrar çıkanların de
ğişik performanslarını artık anlayabiliyorum. Cast olarak Elvira başrolü için dört ayrı soprano çalıştı. Premier gecesi, solist listesinde ismi sonda olan genç soprano Görkem Ezgi Yıldırım, sahneye çıktı. Genç kız Elvira karakterinde oyunu ve mükemmel sesiyle rolünü kusursuz seslendirdi. Aynı karakterde Eylem Demirhan 2 kez, Esra Abacıoğlu Akcan da çıktılar. Eylem’in sahne tecrübesi daha çok, sesine hâkim, tiyatral performansı daha iyi.

Di
ğer solistler operamızın tecrübeli, mükemmel sesleriydi. Özellikle Tuncay Kurtoğlu, Çetin Kıranbay, Savaş Gençtürk, Serkan Kocadere harika seslendirdiler.

Deneyimli yönetmen Gürçil Çelikba
ş, klasik sahnelemeye sadık kalmış, çok iyi etmiş. Dekor yeterli makul, değişmesi kolay ve ekonomik tasarlanmış. Dönemin kostümleri gerçeğe yakın ve çok güzeldi. Ancak kostüm tasarımcısının başrol Deniz Leone için özel tasarım yapması gerekirdi.

Alman
şef Florian Frannek yönetiminde orkestra her dört sahnelemede kusursuz çaldı. Koro güçlü ve ayrı güzeldi. Kostümler özenle hazırlanmış, perde sonlarında donan sahneleme ve ona uyumlu ışık düzeni pek güzel. Ankara opera sahnesinin bir özelliği, perdeden biraz geride kalırsanız sesler boğuluyor, merdiven üstünden şarkı söylemek çok riskli, sesiniz duyulmaz oluyor.

Arturo karakterinde Deniz Leone, lirik sesiyle ilk dört gece bizlere elinden geleni verdi.
İlk gece üstünde acemilik vardı. İkinci ve üçüncü geceler sesi kesildi, bir ara boğuldu, detone oldu, sağlık sorunlarıyla baş etmek zorunda kaldı. Dördüncü gece harikulade oynadı. Deniz Leone, bu operanın gerçek kahramanı… Dört gece üst üste sahne aldı, sahnede bizlere en iyisini vermek için savaştı. Yerini kimseye bırakmadı bırakamadı, çünkü yoktu. Deniz Leone için özel kostüm tasarımı gerekirdi. Dört gece üst üste başrol oynamak çok zordur. “Deniz Leone” dördüncü gece lirik güçlü sesiyle rolünün hakkını verdi, kendisini yürekten kutluyorum.

Yanımdaki genç herhalde eseri be
ğendi, ara verilince çıkıp gitmedi, sonuna kadar kaldı ve uzun uzun alkışladı. Eser Ankara sahnesinde 11-30/03, 06/04 günleri tekrar oynayacak. Biletler internetten satılıyor, yer bulunuyor. Operayı sevmek için, mutlaka konservatuar bitirmek gerekli değildir. Yazarınız opera seven, kulağını eğitime açık tutan, ortalama bir seyirci dinleyicidir. Gördüğünü, duyduğunu, izlenimlerini, yorumlarını yazar, ister beğenirsiniz, ister beğenmezsiniz, size kalmış.

Bu anla
şılmaz karmakarışık ortamda, opera ve klasik müzik herhalde bizler için en iyi ilgi meşguliyet konuları olacak. Günlük olaylara, siyasete, politikaya biraz “ilgisiz (indifferent)” kalın, mesafeli olun, kendinize detox yapın, polemikleri atışmaları fazla dinlemeyin izlemeyin. Başkan Obama da öyle yapıyor, bakın kontrol edemediği olaylar karşısında ne kadar ilgisiz.

Klasik müzik ve opera dinleyin, inanın hayat sizin için daha güzel geçecek. Tatsız olayların hepsi geçer gider, dert etmeyin, bu ülke geçmi
şte neler neler gördü…
 
Kaynak: http://ekonomik-cozum.com.tr/

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019