Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 63 müzisyen gazete okuyor
 
 
Barış Akpolat
 
 
Yayımlanan Sayı : 1626

Ve tangolar yeniden... - 13.04.2015





Arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu, Cafe Tango projesindeki bestelerle tangolarımızı canlandırıp Arjantin’le arada organik bir bağ kuruyor

Bir kafe dü
şünün. Garsonu dükkanı açıyor. İlk gelenlerse müzisyenler... Müşterilerini beklerken mekanda tangolar yavaş yavaş etrafa yayılıyor. Vals, tango ve milongalar çalmaya başlıyor. Bu hayali kafe aslında Şirin Pancaroğlu’nun ‘Cafe Tango’ projesinin sahnesi. Arjantin tangolarının yanında kendi besteleri olan yeni tango örneklerini yeni albümüne alan dünyaca ünlü arp sanatçımız Şirin Pancaroğlu’yla son albümünün hikayesini ve yeni bestelerini konuştuk.

Albümünüzde sırasıyla Türkiye ve Arjantin tangoları örnekleri sırasıyla kar
şımıza çıkıyor. Konsept hazırlarken fikri oturttunuz?
Albümle sahne üstündeki dinamikler biraz farklı. Sahne üzerinde açtı
ğımız kafe ne Türkiye’de ne başka bir ülkede karşımıza çıkmayacak kadar soyut. Arka arkaya Türkiye ve Arjantin’den tangolar dinliyoruz. Bu fikir bana ve tüm albümü birlikte tasarladığımız Bora Uymaz’ın fikriydi.

Bora Uymaz’la daha önce de çalı
şştınız...
Daha önce sahneye çıkmı
ştık. Sesini duyduktan sonra tango için aradığım erkek sesinin o olduğunu anlamıştım. Dolayısıyla bu albümde hedefimiz Türkçe tangoyu canlandırmaktı. Eskiler telif meseleleri yüzünden kaydedilemiyor.

Evet bu telif meselesinin içyüzü nedir?
Klasik tangoların yeni hallerini takip edemiyor olu
şumuzun sebebi bestelerin varislerinin çok yüksek telif istemesi. Tek şarkı için 10-25 bin lira arasında telif isteyabiliyorlar. Konser çalabiliyoruz ama albüme koyamayınca bu şarkılar ölmeye yüz tutuyor.

Neden tangolarda böyle bir durum söz konusu?
Çok fazla tango bestekarı olmadı
ğı için olabilir. İyi örnekleri var birkaç bestekarda. Onların da varisleri çok telif istiyor, babalarının dedelerinin eserlerinin yeni kuşaklara aktarılmasına engel oluyorlar. Mesela albümde tüm dünyanın tanıdığı Astor Piazzola’nın 4 eseri var. Şarkı başına 350 lira ödendi. Bizim burada da çok değerli bir sanatçının şarkısıysa 25 bin lira. Aynı şey çok popüler Türk Sanat Müziği eserleri için de geçerli. Biz de kendi bestelerimizi yaptık. Onların yanısıra da Arjantin Tangolarını koyduk.

Bir arp sanatçısı olarak Tango ve arp ili
şkisini nasıl tanımlarsınız?
Nasıl Türk müziklerinde tip tip orkestralarla aynı müzikleri farklı
şekilde dinleyebiliyorsak Arjantin tangosu için de aynı şeyler geçerli. 12 kişilik orkestralarda arp kullanılabiliyor. Doğru bir orkestrasyonla tüm sesleri güzel duyarsınız. İcra ve vurgularımızın otantik olduğunu biliyoruz çünkü içinde Ricardo Moyano ve Carlos Gustavo Battistessa gibi iki isim var.

Onlarla nasıl bir müzikal geçmi
şiniz var?
Cafe Tango, 3 yıl önce ba
şladı. Albümü yapmak için zaten Moyano’nun dönmesini bekledim. O da döndüğünde “Çok iyi bandoneoncu” diyerek Battistessa’yı önerdi.

Türkçe besteleri ne kadar zamanda ortaya çıkarttınız?
2014’ün Eylül-Mayıs arasında yazdık. 3 yıldır konserlerde yabancı tangoları ve klasikleri seslendiriyorduk. Türkçe’leri yazmak için Bora Uymaz ön ayak oldu.
İkimiz de hayatında daha önce tango bestelemedik. Bora’ya Arjantin tangolarını dinlettim. O da sözler yazmaya başladı. Sürekli üretti ve ortaya çıkanları bana yolladı. O da bana Türkçe tangoları dinletti ve çok hızlıca üretmeye koyulduk. Şimdi bu albüme koyduğumuzdan daha fazla tango var elimizde.

Böylece 50 yıl sonra yeni tangolar bestelemek akıma dönü
şş olabilecek mi?
Bence olabilir zaten albümün iddiası da o.
İlk albüm olarak bu bağları göstermek önemliydi. Mesela Carlos Gardel’in bir bestesine ‘Adım Aşk’ diye Türkçe söz yazdı Bora. Bunu yapmaya devam edeceğiz. Konserlerde de ağırlığı bu bestelere veriyoruz.

Siz tangoyla nasıl çalı
ştınız?
Dedem Kayseri, Develi’li. O zamanlarda Kayseri’den Ermeni arkada
şlarıyla Arjantin’e gitmiş ve bir 5 yıl Buenos Aires’te kalmış. Dedemin Arjantin anıları evde anlatılırdı. Bir süre ABD’de okurken Latin müzikleri bölümündeki arkadaşlarımla yakın oldum.

Şarkıların başında adlarının söyleniyor olması ilginç. Sahne performansına yakın olması için mi yaptınız?
Evet. Gustavo ve Ricardo arasındaki konu
şmalar çok şeker. Onlar kayıt yaparken ben de dinliyordum. Bu işin ruhunda onların konuşmaları var. İşin ruhunu vereceğini düşünerek koyduk albüme onları da. Gözümün önünde sahne performansımızı albüme yansıtmak geliyordu. Miksin de taş plağa yakın tınlamasını istedim.

Bir sonraki projeniz nedir?
İkinci albümün tarihi belli değil. Önce bu albümü eskiteceğiz. Dinleyici bu albüme doyunca yeni albümü kaydederiz. Değişiklik olması gerekir mutlaka. Nereye döneceğimiz belli olmaz ama... İstanbul’da belli aralıklarda gösteri yapmak istiyoruz ama konserlerimizin bir dekoru var dolayısıyla 15 günde bir çalacağımız bir de evimiz olan bir mekan arıyoruz. Bu sırada tabii ki tango camiasıyla da sıkça buluşmak en büyük arzumuz.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019