Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1676




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 18 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1629

Fazıl Say ve sorular... - 11.05.2015





Fazıl Say, "Memur sanatçı arkadaşım, bir dakika beni dinle" demeden önce bu tavırlara neden gerek duyduğunu açıklamalı.

Yarattı
ğı bu kaos ortamıyla, zaten zor şartlarda prova yapıp konser gerçekleştiren senfoni orkestralarının ipini çektiğinin farkında mı?

Konserinize gelece
ğiz diye telefon açan dış işleri diplomatlarının "gelme" diyerek yüzüne telefon kapattırdığı doğru mu?

ş basına özellikle Alman basınına (içerde Kültür Bakanlığı ile hükümetle ne sorunun olursa olsun) ülkeyi küçük düşürücü açıklamaları neden verdiğinin açıklmasını getirmesi gerekmez mi?

Türkiye'de sayıları bir kaç taneyi geçmeyen interaktif müzik gazeteleri içinde Fazıl Say ile ilgili en çok haber yapan bir gazetenin editörü olarak onu savunurken, duygusal eksende sergiledi
ği çocuksu tavırlarından dolayı yaratılan şu rezil ortamdan duyduğum rahatsızlık neticesinde "yeter artık" deme noktasındayım.

Açıkçası Fazıl Say'ın tüm bu tavırları sadece ve sadece belirledi
ği "kaşesi" için mi yapıyor? Düşündüğü o memur sanatçı arkadaşları, kardeşleri lafı güzaf mı?

Fazıl Say gibi üretken, çalı
şkan ve dahi bir sanatçının tabii ki kaşe hakkı olacak.

Ancak CSO'da ya da bir ba
şka orkestrada çoğunluğu oluşturan akitli sanatçılar günler günler süren uzun provalarda günlük ortalama net 50TL ye arşe sallarken, o 50 bin Euro'lardan falan söz eder ve bunun tamamını isterse. Fazıl Say'ın yazılarında sözünü ettiği o insancıl duruş nerededir?

Hep tarafında oldu
ğum ve şu yazı itibarıyle ikinci kez böylesine sorular sorarak eleştirdiğim Fazıl Say'ı asla hoşgörü ile karşılayamam.

Çünkü bu davranı
şları ile başta CSO olmak üzere tüm orkestralara zarar veriyor.

Şu siyasi ortam içinde, Kültür Bakanlığı'nın emrindeki orkestralar zaten güç bela repertuar yapıp sahne alabilirlerken, Fazıl Say'ın bu tavırları orkestraların yaşam mücadelesinin  tuzu biberi oluyor.

Şu Carmina Burana meselesi.  Komik, komik ötesi hatta. Fazıl Say o yazıyı bilinçli yazmamış ise dikkatli olmalıydı. Bizi yönetenler zaten öküzün altında bırakın buzağıyı  İguana yumurtası bile arıyorlar.  O nedenle hele hele dahi denilen bir sanatçının çok dikkatli olması gerekmez mi?

 Her davranı
şı ile orkestraların yaşam damarlarını felce uğratmıyor mu?

Ben biliyorum, CSO'dan kaç kere teklif getirdiler kendisine ama
şu kadar kaşe tutarından aşağı olmaz deyip kestirip attığını.

Gelin bunu siz anlamlandırın sevgili okurlar.

Yukarıda sözünü etti
ğim üzere, dış basına, özellikle Alman basınına verdiği demeçler, son derece düşündürücü ve yakışıksız değil mi?

Bir sanatçı vatanda
şı olduğu ülkeyi ne olursa olsun, dış basına bu şekilde şikayet eder mi? Hadi şikayet etmemiş olduğunu düşünelim. Bu açıklamaların bir şikayet olduğu düşünülümeyecek mi?

Hindistanlı yazar Salman Rü
şti, Şeytan Ayetleri adlı kitabından dolayı hakkında ölüm fermanı çıkaran ülkesini dış basında bir tek sözcükle dahi eleştirdi mi?

Son olarak Devlet Çok Sesli Korosu'nun aldı
ğı Fazıl Say ile çalışmıyoruz kararı, ne kadar düşündürücü.

Bu kararın Türkçe açıklaması, "Devlet sanat toplulkları kimsenin özel mülkü de
ğildir" anlamına gelmektedir.

Bir yıl öncesine kadar "devlet sanat toplulukları olmadan hiç bir
şey yapamam " diyen Fazıl Say, şimdi Genco Erkal'ın da onayıyla Nazım Oratoryosu korosu kurma kararı almış.

Peki, ama nereye kadar?

Fazıl Say'ı ele
ştiriyoruz diye bize kızanlar, çeşitli ideolojik söylemlerle eser ortaya koyarak yine o kesimin sanatçısı olmayı hedefleyenleri eleştirmek tabii ki hakkımızdır.

Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017