Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1736




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 60 müzisyen gazete okuyor
 
 
Sabri Kuşkonmaz
 
 
Yayımlanan Sayı : 1636

Sanat alanında ekonomi politik - 24.07.2015





Başğı biraz daha zorlasaydık, yazının gerisine gerek kalmayabilirdi. Sanat piyasasının veya sanat endüstrisinin ekonomi politiği deseydik örneğin. Bu halde, incelenen özne değişecek, ekonomi politiğin temel yaklaşımlarını dile getirmek yeterli olacaktı.

Yunanistan’ın AB ile bilek güre
şi sonrasında, pek çok kişi sorunun ekonomisini, politikasını, sınıfsallığını, dünya emperyal sisteminin işleyişini atlayarak, SYRIZA yetkililerini yerin dibine sokma yarışına girişti. Bu konuda kimi yetkin insanların yazdıkları imdada yetişti. Aslında şu tılsımlı “ekonomi politik” kavramını ya unutuyoruz, ya da dünya emperyal sisteminin, açık ve gizli, yoğun eleştirileriyle zihin kirliliğine düşüyoruz. Bu kirlilik içinde de ekonomi politiği, reel sosyalizm ile birlikte çökmüş, modası geçmiş bir kavram sayıyor ve sanıyoruz. Bu açıdan, sorunun ekonomi, politika boyutları dışında, sanat açısından kısa bir anımsama gerekiyor gibi geldi…

Foto
ğraf doğduğunda, çok kişi resmin öleceğini düşündü. Bu çok kişiden bazısı resmin ölümünden derin kaygılar duydu. O günden bu zamana bakıldığında, fotoğrafın resmi öldürmediğini, daha da zenginleştirdiğini, geliştirdiğini artık çoğunluk kabul etmektedir. Bu geliştirme ve zenginleştirme bahsinde fotoğrafın resim için bir alt zemin olmasının ötesinde, düşünsel ve estetik bir katman atlayışından söz ediyoruz.

Benzer durum sinemanın endüstriye dönü
şmesinde tiyatro için de söylenmişti. Hemen arkasından televizyon piyasaya sürüldüğünde radyo ve sinema için çok kişi ölüm çanlarını duymaya başlamıştı. Günümüzde sinemanın tiyatro üzerindeki ezici üstünlüğü bir yana, tiyatro henüz ölmedi. Yine, televizyon ile sinema neredeyse karşılıklı sarmal ve birbirinden beslenen bir ikiliye dönüştü.

Tiyatro da, foto
ğrafta olduğu gibi sinemadan çok beslendi. Kestirmeden söylersek, günümüzde kimi sanat türleri bu sanatlar arası ilişkiden doğmuştur. Örneğin video sanatı! Ki bu türde sadece tiyatro ve sinema değil, resim ve fotoğraf gibi görsel anaçların ebeliği var.

Bu temel süreçlerden sonra hemen bilgisayar ve internet ile kitap ve gazete arasındaki amansız düello akla geliyor. Bu konu 20. yüzyıl sonlarında tartı
şılmaya başlandı. Şimdi 21. yüzyılda olduğumuza göre, konu bir yüzyıldır tartışılmakta!

Burada da hata, sanat ve ekonomi disiplinlerinin birlikte ele alınmamasında. Konunun sanat, estetik, bireysel yaratım ve üretim ko
şulları elbette çok önemli. Ama fotoğraftan sinemaya, sinemadan radyo ve televizyona giden yolun para basar hale gelmesinin -burada da- temelinde ekonomi politik yatmakta. Kâr sağlanmaya devam ediliyorsa, türün sonuyla ilgili tartışmalar da bu sonuca bağlı olacaktır.

Kapitalist üretim veya di
ğer adıyla endüstri üretimi ile kültürel üretimin paralelliği gözden kaçırılmamalı. Buna en açık örneği kendi ülkemizi gösterebiliriz: Endüstri verilerimizle sanatsal üretim verilerimiz aynı oranda düşük. “Refah toplumunda” sanat üretiminin ve sanatsal özgürlüğün sınırları bir başka ölçüt. Refah toplumu, üretimin ve tüketimin bol olduğu toplum demek en özetiyle! Üretim ilişkileri/aracı ve üretim süreci dinamiği ve diyalektik ilişkisi sanat alanından uzak değil kısacası.

Sanatta en genel deyimiyle mu
ğlaklığa yer olmadığı gibi, bunun gibi ve bundan önce, ekonomide, ekonomik üretim biçimleri sürecinde de muğlaklığa yer yok. Muğlak olan ölüyor çünkü. İktidarlar kendileri için rasyonelliği, muhalif düşünce için muğlaklığı ister/seçer.

sabrikuskonmaz@superonline

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019