Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1679




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler





 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 36 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1644

Türk Operası Selman Ada'ya çok şey borçlu... - 16.11.2015





Çünkü hiç bir dönemde, peşpeşe bu kadar yoğunlukta Türk Operası sahnelenmemişti. Tamam sahnelenen operaların  büyük çoğunlunun bestecisi Selman Ada, librettisti Tarık Günersel'dir, Ancak, 2015-2016 sezonunda Türkiye'de opera takipçilerinin sayısının bir önceki sezona oranla %12 arttığını da gözönüne alarak Sayın Selman Ada'ya bu başarısı için teşekkür borçluyuz.

Selman Ada , üstün yetenekli çocukların yurtdı
şında eğitilmesiyle ilgili 6660 sayılı yasa çerçevesinde piyano dalında eğitim görmek üzere Paris’e gönderilmiş, son derece  yetenekli ve bestecilik alanında çok verimli bir bestecimiz. Bazılarına göre ise bir "dâhi"!

Kültür ve Turizm Bakanlı
ğı tarafından hazırlanan ve şu an gündemden düşş olan Türkiye Sanat Kurumu ve Sanatın Desteklenmesi yasası (TÜSAK) hazırlıkları sırasında, TÜSAK ile ilgili son derece sert açıklamalar yapan Devlet Opera ve Balesi eski Genel Müdürü Prof. Dr. Rengim Gökmen'in görevden alınmasıyla yerine vekaleten atanan genel müdür olarak biliyoruz kendisini.

Halen bu görevine devam eden Selman Ada, aynı zamanda Cumhurba
şkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) 1. şefliğine de getirilmişdi. Ancak açılan davalar sonucunda CSO'daki görevinden ayrılan Selman Ada, bürokrası tarihinde bir ilki gerçekleştirerek, kendi kendisini, Mersin Devlet Opera ve Balesi Müzik Yönetmeni olarak atadı. Yani şu an genel müdürlük görevinden ayrıldığı takdirde otomatikman bu göreve geçecek.

Selman Ada genel müdürlü
ğü esnasında kendine yandaş olarak niteleyebileceğimiz kişileri, bölge müdürü, genel müdür yardımcısı, müzik direktörü, başrejisör, başkoreograf gibi çok önemli görevlere getirdi. Bu atamalarla DOB'da öyle bir süreç yaşattı ve yaşatıyor ki, "iyi ki TÜSAK yoktu" dedirtircesine hem de.

Tartı
şmasız şu an yaşayan en iyi Türk opera bestecisidir. Ancak en iyi besteci olması aşağıdaki şu programı gerçekleştirmesi anlamına gelmez. Bu program Selman Ada'yı baskıcı yönetim biçimiyle DOB'u ne hale getirdiğinin göstergesidir:

Ankara Devlet Opera ve Balesi:
Selman Ada : Ali Baba ve Kırk Haramiler (14 Temsil)
Libretto: Tarık Günersel

İstanbul Devlet Opera ve Balesi:
Selman Ada : Ba
şka Dünya (11 Temsil)
Libretto: Tarık Günersel

İzmir Devlet Opera ve Balesi:
Selman Ada: Mavi Nokta (4 Temsil)
Libretto: Tarık Günersel

Mersin Devlet Opera ve Balesi:
Selman Ada  Ali Baba ve Kırk Haramiler (12 Temsil)
Mavi Nokta (3 Temsil)
Libretto: Tarık Günersel

Antalya Devlet Opera ve Balesi:
Selman Ada  Ali Baba ve Kırk Haramiler (8 Temsil)
Libretto: Tarık Günersel

Samsun Devlet Opera ve Balesi:
Selman Ada : A
şk-ı Memnu (8 Temsil)
Libretto: Tarık Günersel

DOB'un resmi internet sitesinden aldı
ğımız bu sezon programından ayan beyan görüldüğü üzere, Türk operasında başka opera bestecisi yokmuş gibi Selman Ada'nın eserleri bölge bölge dolaşarak opera takipçilerinin ayağına gidiyor. Hatta öyle ki, Antalya DOB'da Ali Baba ve Kırk Haramiler oynanırken, Aspendos Festivali'nde de Ali Baba ve Kırk Haramiler'i sergileyelim düşüncesi üzerine Ankara DOB'da da alelacele, sanatçılar provaya çağrılarak sahneye konuluyor ve Aspendos'ta oynanıyor. Bu Antalya DOB'un sanatçılarına, rejisörüne, teknik personeline, kısacası Antalya DOB'a haksızlık değil midir?

Vekil genel müdür Selman Ada, eski genel müdür Sayın Rengim Gökmen zamanında olu
şturulan telif kurulunun başkanlığını da yürütüyor. DOB'da oynanacak eserlerin belirlenmesinde son sözü söyleyen kişi konumunda. Ayrıca sahnelenecek eserin satın alınması ve hasılat üzerinden telif ödenmesi de başkanlığını yaptığı bu kurumun yetkisinde. Yine eski genel müdür Rengim Gökmen döneminde kabul edilen, hasılat üzerinden belirlenecek telif oranı besteci için %60, librettist için %30. Şimdi siz gelin DOB resmi sitesinden aldığımız yukarıdaki sezon programını şu telif meselesine oturtun. 

Ve bu eserlerin librettisti Tarik Günersel oldu
ğuna göre, Sayın Günersel'in Selma Ada için "dahi" demesi tam'amen duygusal bir mesele mi? Bunun kararını artık siz verin değerli okurlar!

İşte bu baskıcı ve bir o kadar duygusal Selman Ada, DOB'un resmi internet sitesine Devlet Bahçeli reis jargonuyla;, mütevaziliği evde unutmuş, vakurluğu birine vermiş de verdiği kişi alamamış, egosunu altın kafeslerde saklamış, kendisi hakkında kimsecikler "çok çok büyük opera sanatçısıdır" dememiş gibi ve daha çok ilk defa sınıf başkanı olmuş çocuk misali bir öz geçmiş yayınladı. İnanın ben böyle yüksek bir egoyu daha önce  Hasan Cihat Örter'de görmüştüm. Meğerse ondan bir tane daha varmış, operanın Hasan Cihat Örter'i olmuş Selman Ada, haberimiz yokmuş!

Genel müdürlü
ğü esnasında "bakanım ne derse o olur" modelini harfiyen ve başarıyla uygulayan besteci ve DOB genel müdür vekili Selman Ada,  vekil genel müdür olmasına rağmen baskıcı yönetimiyle DOB'a çok zarar vermiş ve şu an kurumu işlemez hale getirmiştir. Bu işlemezlik öyle bir işlemezliktir ki, distiribüsyonlar bile prova başladıktan günler sonra ancak asılabiliyor ilan tanhtalarına. Bu nedenle Türk operası kendisine minnet ve şükran duygularını sunmuştur.

Ho
ş, bir de kıyafet genelgesi yayınlayarak özellikle provalara nasıl gelineceği hususunda sınırları koymuştu. Ama bu konuda pek de haksız sayılmaz, a sanatçı arkadaşım, parmakarası terlikle, şortla, taytla, yok etekle ne demeye gelirsin provaya? Bakan göz var, bakamayan göz var, değil mi ama, Ali Baba ve Kırk Haramileri nerede oynatayım diye koltuk sayısı, telif hesabı yapan Selman Ada hocama, bir de bunu düşündürüyorsun, oldu mu şimdi? Çok meşgul görmüyor musun?

Bir de şu oyunları kritike eden kritikist gazeteciler, nasıl yazarlar, kime bakar neden dem vururlar bilemiyorum ama, sahnedeki başarıyı sanırım işaret edilene göre yorumluyorlar. Bu mesele ile ilgili isim vererek çok örnek veririm burada ama, korkum ismini zikredeceğim sanatçı kardeşlerime yukarlardan bir yerlerden zarar verilmesidir, mesleğiyle oynanmasıdır. Bu vebali üzerime alamayacağımdan bu konuya hiç girmiyorum. Ama merak eden varsa ikiden ikiye söylerim.

Ben sizin kendi eserlerinizi bir sezon boyu oynatmanıza fena takıldım Sayın Selman Ada hocam, Murat Göksu'nun Antalya DOB'da ba
şarıyla sahneye koyduğu Ali Baba ve Kırk Haramileri, tekrar tekrar neden bu işi kıvıramayacak rejisörlere havale edersiniz  anlamış değilim. Zaten onlar da Murat Göksu'nun rejisinden esinlendiklerini söylüyorlarmış, göçmen kuşların bana söylediklerine göre!

Anlamayadı
ğım bir şey daha var, en az sizin kadar başarılı bir besteci olan Yalçın Tura hocamın o müthiş eserlerine neden yer vermezsiniz? Ki o sizin büyüğünüz. Geleneklerimizde büyüklere öncelik tanınır, saygı gösterilir diye bir şey vardır, değil mi Sayın Selma Ada hocam?

Olur ya belki yazımı okursunuz, Maskeler aryasını besteledi
ğiniz için teşekkür ederim. Uzun bir süredir bluetooth kulaklığım marifeti ile düzenli aralıklarla dinliyorum, dinleyeceğim de. elinize sağlık.

Müfit Semih Baylan
Editör


Fotoğraf: Selman Ada / AntDOB Ali Baba ve Kırk Haramiler temsilinden bir sahne.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017